Malazgirt Savaşı'nın yapıldığı alanın bilimsel yöntemlerle tespit edilmesine yönelik sürdürülen araştırmalar, yeni bulgularla dikkat çekiyor. "Selçuklu Şehitliği" olduğu değerlendirilen bölgede ortaya çıkarılan döneme ait ok uçları, savaş alanı arkeolojisi açısından önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor. Uzmanlar, yeni mezar kazılarıyla savaş ve gömü alanı arasındaki ilişkinin somut verilerle desteklenmesini hedefliyor.
Yedinci Sezonda Çalışmalar Yeni Bulgularla Sürüyor
Türklere Anadolu'nun kapılarını açan 1071 Malazgirt Savaşı'nın gerçekleştiği alanın belirlenmesine yönelik yürütülen "Malazgirt Savaş Alanının Tespiti, Tarihi ve Arkeolojik Yüzey Araştırma Projesi", yedinci sezonunda önemli bulgular ortaya koymaya devam ediyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün desteğiyle, Ahlat Müze Müdürlüğü ve Muş Alparslan Üniversitesi iş birliğinde sürdürülen çalışmalar, savaşın geçtiği coğrafyanın bilimsel veriler ışığında yeniden değerlendirilmesini amaçlıyor.
Farklı üniversitelerden gelen arkeolog, antropolog, sanat tarihçisi ve tarihçilerden oluşan 44 kişilik uzman ekip, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adnan Çevik'in bilimsel danışmanlığında Malazgirt Ovası'nda araştırmalarını sürdürüyor. Kazılar, ilçe merkezine yaklaşık 7,5 kilometre uzaklıktaki Afşin Mahallesi'nde, "Selçuklu Şehitliği" olduğu değerlendirilen alanda yoğunlaşıyor.
Radyokarbon Sonuçları 11. ve 12. Yüzyılı İşaret Ediyor
Üç sezondur aynı bölgede yürütülen kazılar, alanın tarihsel önemini giderek daha belirgin hale getiriyor. Daha önce elde edilen radyokarbon analizleri, mezarlığın 11. ve 12. yüzyıllara tarihlendiğini ortaya koydu. Bu tarih aralığı, Malazgirt Savaşı'nın gerçekleştiği dönemle örtüşmesi bakımından araştırmacılar için büyük önem taşıyor.
Prof. Dr. Adnan Çevik, çalışmaların yalnızca 26 Ağustos 1071 günüyle sınırlı olmadığını, savaşın 22-28 Ağustos tarihleri arasındaki tüm süreçlerinin izlerini ortaya çıkarmayı hedeflediğini belirtiyor. Araştırma ekibi, çevre temizliği ve hazırlık çalışmalarının ardından arkeolojik kazılara yeniden başladı. Uzmanlar, savaş sırasında yaşamını yitiren Selçuklu askerlerinin bu bölgede defnedilmiş olabileceği ihtimali üzerinde duruyor.
Şimdiye kadar yaklaşık 52 mezar açığa çıkarılırken, araştırmacılar bu sayıyı 100'e ulaştırmayı hedefliyor. Kazılar öncesinde gerçekleştirilen jeoradar ve jeofizik taramalar sayesinde yer altındaki mezar yapıları belirleniyor ve kazılar bu veriler doğrultusunda planlanıyor. Böylece hem bilimsel süreç daha sağlıklı ilerliyor hem de alanın korunması sağlanıyor.
Ok Uçları Savaş Alanı Arkeolojisi Açısından Kritik Önemde
Bu sezonun en dikkat çekici gelişmesi ise kazı alanında döneme ait ok uçlarının bulunması oldu. Prof. Dr. Çevik'e göre savaş alanı arkeolojisinde iki temel unsur büyük önem taşıyor: savaşa ait metal buluntular ile insan kayıplarının aynı bölgede tespit edilmesi.
Daha önceki sezonlarda bölgede mezarlar ortaya çıkarılmış olmasına rağmen doğrudan savaşa ait metal objelere rastlanmamıştı. Bu yıl bulunan ok uçları ise araştırmacılar açısından son derece önemli bir veri niteliği taşıyor. Yeni açılacak mezarlarda elde edilecek bulgularla birlikte gömü alanının Malazgirt Savaşı ile doğrudan ilişkisinin daha güçlü biçimde ortaya konulması amaçlanıyor.
Kazılarda açılan mezarların tamamının, kadın mezarları da dahil olmak üzere, radyokarbon analizlerine göre 11. ve 12. yüzyıllara tarihlendiği belirtiliyor. Araştırmacılar ayrıca mezarların sınırlarını belirlemeye devam ederken, kapak taşlarına yaklaşık 80 santimetre ile 1 metre derinlikte ulaşıyor.
Tarihi Kaynaklarla Arkeolojik Veriler Birbirini Destekliyor
Kazı alanının Müslüman mezarlığı niteliği taşıması ve savaş alanını gören stratejik bir noktada yer alması, araştırmanın önemini artırıyor. Bölgede bulunan Çivikan Dere adlı su kaynağı da tarihi kaynaklarda anlatılan savaş tasvirleriyle uyum gösteren coğrafi unsurlar arasında değerlendiriliyor.
Prof. Dr. Adnan Çevik, aynı tarihlendirmenin üç yıl boyunca tekrarlanmasının bölgenin Selçuklu şehitliği olabileceği yönündeki değerlendirmeleri güçlendirdiğini ifade ediyor. Bunun yanında araştırmacılar, Malazgirt Zaferi sonrasında ilk Türk-İslam yerleşiminin bu çevrede şekillenmiş olabileceği ihtimali üzerinde de çalışıyor.
Kazılar ilerledikçe hem savaşın geçtiği alanın sınırlarının daha net belirlenmesi hem de Anadolu tarihinin en önemli dönüm noktalarından birinin arkeolojik verilerle desteklenmesi hedefleniyor. Bu sezon ortaya çıkarılan ok uçları ise Malazgirt Savaşı'nın izlerini somut bulgularla belgelemeye yönelik çalışmalarda şimdiye kadar elde edilen en dikkat çekici keşiflerden biri olarak değerlendiriliyor.


Antandros 2. Antik Fest, Kültürel Mirası Geleceğe Taşıyan Etkinliklerle Başladı
Norveç'te bulunan Orta Çağ yüzüğü arkeologlara göre tam bir rüya keşif!
Sümela Manastırı Bakım ve Güvenlik Çalışmalarının Ardından Yeniden Ziyarete Açıldı
Tarihi HMS Louise batığına koruma çalışmaları sonrası ilk dalış gerçekleştirildi