Güney Kıbrıs'taki iki arkeolojik kazının 2018 bulguları açıklandı

Güney Kıbrıs'taki iki arkeolojik kazının 2018 bulguları açıklandı

Kıbrıs adasının Rum Kesiminde Amerikan ve Hint arkeologların görev aldığı Politiko-Troullia ve Pyla-Koutsopetria arkeolojik alanlarında bu yıl elde edilen bulgulara dair açıklama yapıldı.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (Kıbrıs Cumhuriyeti) İçişleri Bakanlığı Basın ve Bilgi Bürosundan yapılan açıklamaya göre; Adada Kıbrıs Eski Eserler Bakanlığı ve Ulaştırma Bakanlığı koordinasyonunda gerçekleştirilen iki ayrı arkeolojik kazının 2018 çalışmaları tamamlandı.

Politiko-Troullia'nın arkeoloji kazıları

Trodos Dağlarının (Troodos Mountains) bakır yatakları barındıran eteklerinde kurulan, Lefkoşa'nın yaklaşık 25 km güneybatısındaki Ayios Irakleidios Manastırı yakınında, Demir Çağı'nın önemli krallık merkezi Tamassos'un öncülü olduğu tahmin edilen Tunç Çağı (yaklaşık M.Ö. 2100- M.Ö.1850) yerleşim alanı Politiko-Troullia'da; ABD'nin Kuzey Karolina eyletindeki North Carolina Üniversitesi öğretim üyeleri  Dr Steven Falconer ve Dr Patricia Fall yönetiminde yürütülen 2018 arkeolojik araştırmalarının sonuçları; 2004 ile 2017 yılları arasında ortaya çıkarılan arkeolojik bilgilerinin doğrulanması ve geliştirilmesini sağladı.

 Kıbrıs Amerikan Arkeoloji Araştırma Enstitüsü ile Kıbrıs Cumhuriyetinin ortaklığında gerçekleşen  ve Trodos hinterlandında Tunç Çağı yaşamına dair ipuçları sunan  Politiko-Troullia'nın 2018 kazı sonuçları; Kıbrıs adasında kentleşmenin temelini oluşturan tarım ve madencilik toplulukları üzerine arkeolojik bakış açıları sunuyor:

1) Geyik karkaslarının kalıntıları, adadaki meşe  ve çam ormanlık arazilerinde avlanan İran Geyiklerinin (Mesopotamian fallow deer) ile Politiko-Troullia'da büyük çaplı şölenler yapıldığını gösteriyor.

2) Politiko-Troullia köylülerinin adadaki madenlerden elde edilen bakırla çeşitli bakır ve bronz aletler dökerek ev tipi bakır metalurjisi gerçekleştirdikleri anlaşılıyor.

Yerleşme, büyük olasılıkla şiddetli erozyonlar ve su ihtiyacını sağlayan (muhtemelen yağmurlar tarafından beslenen) Kamaras Deresi'nin kuruması nedeniyle terk edilmiş görünüyor.

Pyla-Koutsopetria Arkeoloji Projesi

Larnaka'nın doğu yakası ile Dikelya (Dhekelia) askeri üssünün batı sınırı arasındaki sahilde yer alan Pyla-Koutsopetria alaınında Pyla-Koutsopetria Arkeoloji Projesi (PKAP) çerçevesinde süren kazıların 14. sezonunu  8 Haziran 2018'de  tamamlandı. Denver Metropolitan Eyalet Üniversitesi'nden Dr. Brandon R. Olson, Reed Koleji'nden Dr. Tom Landvatter ve Indiana Üniversitesinden Dr. R. Scott Moore öncülüğünde süren projenin asıl amacı Pyla-Koutsopetria bölgesinde 2004 yılında başlayan çalışmların kapsamlı incelemesini yapmakt

PKAP arkeolopları; 2008, 2009 ve 2012 kazılarında Pyla-Vigla platosunda daha önce varlığı bilinmeyen Helenistikr tahkimatın varlığını ortaya çıkaran kazılar yapmışlardı. Alanda bulunan sapan taşı mermileri ve mancınık kalıntıları sur duvarının askeri amaçlı bir tesise ait olduğunu gösteriyordu. Daha önceki dönemlerde ortaya çıkarılan mimari, seramik ve nümizmatik kanıtlar da Vigla'daki surların M.Ö. 4. ve 3. yüzyılın sonlarında inşa edilmiş olabileceğini gösteriyordu.

PKAP’ın önceki dönemlerden elde ettiği sonuçlara dair makaleler PylaKoutsopetria I: Eski bir Kıyı Kasabası Arkeolojik Araştırması adıyla kitaplaştırıldı.

2014 yılında Amerikan Doğu Okulları Araştırmaları tarafından yayınlandı.

PKAP 2018 saha sezonunun hedefi; 2012 yılında keşfedilen sur duvarının, platonun kuzey kenarında devam edip etmediğini anlamak, mümkünse sur sisteminin tarihini ve yapısını belirlemek ve Pyla-Koutsopetria II'de yayınlanmak üzere önceden toplanmış erken Hellenistik çanak çömlek çalışmalarını tamamlamak olarak açıklanmıştı.

Arkeologların 2018 kazıları, ana kaya üzerinde kesme taştan inşa edilmiş in situ durumda duvar ortaya çıkardı. Duvarın tabanında, çanak çömlek parçaları ve faunal malzeme içeren küçük bir oda keşfedildi. Odanın muhtemelen duvarın inşasından kalan şantiyeye ait olduğu tahmin ediliyor.

Bu keşif, önceki üç sezonda  varlığı ortaya çıkarılan alanların dışında Vigla platosunda daha önce sanıldığından daha fazla anıtsal yapı olduğuna yorumlanıyor. Vigla için planlanan gelecekteki PKAP çalışmasında, Helenistik surların boyutunun saptanması ve  bölge tarihinde oynadığı rolün daha iyi anlaşılması hedefleniyor.

arkeolojikhaber.com

İlgili Haberler


Benzer Haberler