İstanbul'da akışını sürdürmeyi başaran son derelerde temizlik çalışmaları aralıksız sürüyor. 2019-2026 Temmuz döneminde gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda Haliç'ten 241 bin 927 metreküp, dere ağızlarından ise 160 bin 276 metreküp olmak üzere toplam 402 bin 203 metreküp malzeme çıkarıldı. Çalışmalar, ilgili kurumlarla koordinasyon içerisinde, batimetrik ölçümler ve saha koşulları doğrultusunda planlanarak sürdürülüyor.
İstanbul’un son derelerinde 7 yılda 2 bin 680 kilometrelik temizlikİstanbul’da yüzyıllar boyunca kentin su sisteminin parçası olan derelerin önemli bölümü yapılaşma ve kentleşme sürecinde kaybolurken, bugün açık kalan dere ve dere kollarının korunması önem kazanıyor. İSKİ’nin verilerine göre 2019’dan Haziran 2026’ya kadar 2 bin 680,678 kilometre dere temizlenirken, dere yataklarından 5 milyon 417 bin 631 metreküp malzeme çıkarıldı.
İstanbul’un kaybolan su ağından geriye kalanlarİstanbul'da tatlı su denildiğinde geniş bir dereler ağı akla geliyordu. Kentin büyümesi, derelerin üzerlerinin kapatılması, yataklarının değiştirilmesi, çevrelerinin yapılaşması ve bazı su yollarının kanal sistemlerine dönüştürülmesiyle bu ağın önemli bölümü zaman içinde görünmez hale geldi.
Bugün açık olarak varlığını sürdüren dere ve dere kolları bu nedenle yalnızca yağış sularının taşındığı kanallar değil, İstanbul'un geçmişteki doğal peyzajından günümüze ulaşan sınırlı sayıdaki su koridorları arasında bulunuyor.
Bu nedenle dere yataklarının düzenli temizlenmesi, tek başına ekolojik restorasyon anlamına gelmese de mevcut açık dere sistemlerinin işlevini sürdürebilmesi açısından önem taşıyor.
İSKİ, İstanbul genelindeki toplam 3 bin 918,766 kilometre uzunluğundaki dere ve dere kollarında yılda en az bir kez periyodik temizlik çalışması gerçekleştiriyor.
Temizlik programı; saha kontrolleri, teknik ekiplerin ihtiyaç tespitleri, mevsimsel koşullar, yağış durumu, dere içerisindeki birikim miktarı ve yıllık çalışma programlarına göre oluşturuluyor. İhtiyaç görülen kesimlerde yıl içerisinde ilave çalışmalar da yapılıyor.
Derelerden 7 yılda 5,4 milyon metreküp malzeme çıkarıldıİSKİ Kanalizasyon Dairesi Başkanlığı verilerine göre 2019'dan 2026 yılı Haziran sonuna kadar 2 bin 680,678 kilometre dere temizliği gerçekleştirildi.
Çalışmalar sırasında dere yataklarından toplam 5 milyon 417 bin 631 metreküp malzeme çıkarıldı. Malzemeler, ilgili mevzuat ve çevresel koşullar doğrultusunda nihai döküm sahalarına gönderildi.
Yıllara göre temizlik çalışmaları şöyle gerçekleşti:
2019: 150,454 kilometre, 235 bin 71 metreküp malzeme
2020: 246,014 kilometre, 531 bin 440 metreküp malzeme
2021: 313,420 kilometre, 1 milyon 46 bin 964 metreküp malzeme
2022: 397,576 kilometre, 944 bin 160 metreküp malzeme
2023: 493,569 kilometre, 848 bin 968 metreküp malzeme
2024: 506,045 kilometre, 809 bin 8 metreküp malzeme
2025: 422,492 kilometre, 668 bin 495 metreküp malzeme
2026 Ocak-Haziran: 151,108 kilometre, 333 bin 525 metreküp malzeme
Rakamlar, yapılan çalışmanın ölçeğini gösterirken, çıkarılan malzeme miktarının yalnızca bir temizlik göstergesi olarak okunmaması gerekiyor. Dere yataklarında biriken sediment, toprak, bitkisel materyal ve diğer maddelerin miktarı; yağış rejimi, havzanın özellikleri, çevredeki yapılaşma ve insan faaliyetleri gibi çok sayıda etkene bağlı olarak değişebiliyor.
Dere temizliğinin temel amaçlarından biri, mevcut dere yatağının su taşıma kapasitesinin korunması.
Çalışmalarla dere kesitlerinin hidrolik kapasitesinin korunması, su akışının sağlıklı şekilde devam etmesi, tıkanıklık ve kesit daralmalarının önlenmesi, çevresel olumsuzlukların azaltılması ve taşkın riskinin mümkün olduğunca düşürülmesi hedefleniyor.
Bu açıdan düzenli bakım, özellikle kısa sürede yüksek miktarda yağış alan kentlerde önem taşıyor. Dere yatağındaki birikimlerin suyun akışını engellemesi veya kesiti daraltması, yoğun yağış sırasında taşkın riskini artırabilecek unsurlar arasında bulunuyor.
Ancak burada kritik nokta, dere temizliğinin dere restorasyonu ile aynı şey olmaması.
Bir derenin yalnızca yatağındaki malzemenin temizlenmesi, onun doğal ekosisteminin geri getirildiği anlamına gelmiyor. Dereyi yaşatmak; suyun niteliğinin korunmasından doğal yatağın ve kıyı habitatlarının mümkün olduğunca korunmasına, havza ölçeğinde yapılaşma ve kirlilik baskısının azaltılmasından dere ile Marmara Denizi arasındaki ekolojik bağlantının sürdürülmesine kadar daha geniş bir yaklaşım gerektiriyor.
Bu nedenle İstanbul'un bugün kalan açık dereleri için düzenli bakım, daha kapsamlı bir koruma politikasının temel basamaklarından biri olarak değerlendirilebilir.
Dere ağızları ve Haliç’te 402 bin metreküp malzeme çıkarıldıİstanbul'un su sisteminin yalnızca dere yataklarından oluşmaması nedeniyle çalışmalar denizle buluşma noktalarına da uzanıyor.
İBB Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı Deniz Hizmetleri Şube Müdürlüğü tarafından İstanbul Boğazı, Marmara Denizi'ne mansaplanan dere ağızları ve Haliç'te dip tarama çalışmaları yürütülüyor.
Çalışmalar kapsamında Kurbağalıdere, Haliç, Riva Deresi, Alibeyköy Deresi ile Küçükçekmece Gölü'nün Marmara Denizi'ne bağlantısını sağlayan Menekşe ve Beyazyalı Kanalları bulunuyor.
Amaç, su akışının ve sirkülasyonun sağlıklı biçimde sürdürülmesi, dere ağızları ile deniz alanlarında biriken dip çamuru ve sedimentin uzaklaştırılması ve çevresel koşulların iyileştirilmesine katkı sağlanması.
2019-2026 Temmuz döneminde gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda Haliç'ten 241 bin 927 metreküp, dere ağızlarından ise 160 bin 276 metreküp olmak üzere toplam 402 bin 203 metreküp malzeme çıkarıldı.
Çalışmalar, ilgili kurumlarla koordinasyon içerisinde, batimetrik ölçümler ve saha koşulları doğrultusunda planlanarak sürdürülüyor.
İstanbul’un derelerini yaşatmak temizlikten daha fazlasını gerektiriyorİstanbul'un bugünkü dere haritasına bakıldığında karşılaşılan tablo aslında kentin tarihsel dönüşümünün de bir özeti.
Bir zamanlar yerleşimlerin, tarım alanlarının ve doğal peyzajın parçası olan çok sayıda dere ya tamamen ortadan kalktı ya da kent dokusunun içinde görünmez hale geldi. Açık kalan dereler ise yoğun yapılaşmanın ortasında doğal su yollarının son parçaları olarak varlığını sürdürüyor.
Bu nedenle bugün yapılan temizlik ve dip tarama çalışmaları, İstanbul'un kaybolmuş dere ağını geri getirmese de halen var olan su yollarının işlevini koruma çabasının bir parçası olarak önem taşıyor.
Asıl uzun vadeli mesele ise dereleri yalnızca taşkın riski oluşturan kanallar olarak değil, kentin doğal su sisteminin parçaları olarak görebilmek.
İstanbul'un son derelerini gerçekten yaşatmak; düzenli temizlik ve bakımın yanı sıra su kalitesinin korunması, dere yataklarının mümkün olduğunca doğal karakterinin muhafaza edilmesi, dere havzalarının korunması, kirlilik kaynaklarının azaltılması ve derelerin Marmara ekosistemiyle bağlantısının gözetilmesini gerektiriyor.
Bugün için 2 bin 680 kilometrelik temizlik çalışması bu büyük sorunun çözümü değil. Ancak zaten büyük bölümünü kaybetmiş bir kentin elinde kalan dere sistemini tamamen kaderine terk etmemesi, İstanbul'un doğal ve tarihi çevresinin geleceği açısından küçümsenmeyecek bir adım.
Ali Zülfikar Emin - Arkeolojikhaber.com


İstanbul'un son derelerini yaşatma çabaları sürüyor. Çıkan atık oranı ümit törpülüyor
Amos Antik Kenti'nde 2026 arkeoloji kazıları ve çevre düzenleme çalışmaları başladı
Ölmeye yüz tutan diller, yarın arkeolojinin çözmeye çalıştığı ölü dil olmaktan çıkabilir
Seyir Terasının inşası Gelin Kayası'nı ziyaret edenlerin sayısını artırdı