Irak’ın Kerkük kentindeki tarihi Kerkük Kalesi’nde yer alan 1361 tarihli Gök Kümbet, ihmal, bakımsızlık, doğal etkiler ve hatalı müdahaleler nedeniyle yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor. Selçuklu hanedanından Buğday Hatun adına inşa edilen ve yeşil pişmiş toprak süslemeleriyle öne çıkan yapının korunması için yerel yetkililer, araştırmacılar ve turizm temsilcileri acil restorasyon çağrısında bulunuyor.
1361’den günümüze Selçuklu mirası
Irak’ın Kerkük kentindeki tarihi Kerkük Kalesi, farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan önemli kültür varlıklarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Milattan önce 884 yılında inşa edildiği belirtilen kale içerisindeki Gök Kümbet ise Selçuklu döneminden günümüze ulaşan dikkat çekici eserler arasında bulunuyor. 1361 yılında Selçuklu hanedanından Buğday Hatun adına yaptırılan kümbet, özellikle yeşil pişmiş toprak süslemeleriyle mimari açıdan öne çıkıyor.
Ancak tarihi yapı, doğal olayların yanı sıra uzun yıllardır devam eden ihmal, bakımsızlık ve hatalı müdahaleler nedeniyle ciddi risk altında. Kerkük Kültür ve Tarihi Eserler Müdürü Raid Ugla, ekonomik sıkıntılar nedeniyle restorasyon çalışmalarının henüz başlatılamadığını belirtti.
Ugla, yaklaşık dört yıl önce Kerkük Kalesi ve Gök Kümbet gibi tarihi yapıların restorasyonu için hükümet tarafından karar alındığını, ancak ekonomik kriz nedeniyle kararın uygulanamadığını söyledi. Gök Kümbet’in Irak ve Kerkük açısından önemli bir tarihi eser olduğunu vurgulayan Ugla, yapının mevcut durumunun sürmesi halinde yıkılabileceği uyarısında bulundu.
Uzmanlardan acil müdahale talebi
Kerküklü araştırmacı ve yazar Mehmet Haşim Salihi de Gök Kümbet’in kentin en önemli tarihi simgelerinden biri olduğunu ifade ederek acil müdahale çağrısı yaptı. Salihi, 1361 tarihli yapının yalnızca mimari bir eser olmadığını, Selçuklu hanedanından Buğday Hatun’un mezarını da barındırdığını belirtti.
Tarihi yapının Kerkük Kalesi’ni ziyaret eden turistlerin de ilgisini çektiğini aktaran Salihi, ülkedeki mali sıkıntı, ihmal ve bakımsızlık nedeniyle çok sayıda tarihi eserin tehdit altında bulunduğunu söyledi. Kerkük Kalesi ve Gök Kümbet’in turizme kazandırılması gerektiğini belirten turizm şirketi yetkilisi İbrahim Pasvan da tarihi yapıların korunmasının kent ekonomisine katkı sağlayabileceğine dikkati çekti.
Pasvan, son yıllarda Kerkük’te güvenlik ve istikrar ortamının güçlenmesiyle tarihi mekanlara yönelik turist ilgisinin arttığını ifade etti. Kentte farklı bölgelerden ziyaretçilerin ağırlanmaya başladığını belirten Pasvan, Kerkük’e en fazla turistin Türkiye’den geldiğini söyledi.
TİKA’ya restorasyon desteği çağrısı
Gök Kümbet’in korunması, yalnızca Kerkük’ün tarihi kimliğinin sürdürülmesi açısından değil, bölgenin kültür turizmi potansiyelinin değerlendirilmesi bakımından da önem taşıyor. Pasvan, tarihi yapıların restorasyonu konusunda deneyimli olduğunu belirttiği Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) Gök Kümbet’in restorasyon sürecine destek vermesini istedi.
Kerkük Kalesi içerisinde konumlanan yapı, Selçuklu mirasının Irak’taki önemli temsilcilerinden biri olarak dikkat çekiyor. Yeşil pişmiş toprak bezemeleri, tarihsel bağlamı ve Buğday Hatun’la ilişkisi, Gök Kümbet’in korunmasını gerekli kılan başlıca unsurlar arasında bulunuyor. Yetkililer, araştırmacılar ve turizm temsilcileri, mevcut sorunların daha fazla büyümeden giderilmesi ve yapının gelecek kuşaklara aktarılması için restorasyon çalışmalarının başlatılmasını talep ediyor.


Asırlardır yalnız çizimi bilinen Konya'daki Selçuklu Kapısını arkeologlar ortaya çıkarıyor
Ağrı Dağı’nın Gölgesinde Sekiz Asırlık Selçuklu Mirası: Ejder Kervansarayı
Hun Kurganında Anatomik Bütünlüğünü Koruyan Kadın İskeleti Bulundu
Hattuşa'da Erken Helenistik Döneme Ait Yeni Mezarlar Keşfedildi