Çin'in Türkiye'deki ilk arkeolojik kazısı Yoğunburç'ta başladı

Çin'in Türkiye'deki ilk arkeolojik kazısı Yoğunburç'ta başladı

Taş Tepeler'in yeni halkası Yoğunburç'ta Neolitik araştırmalar başladı. Şanlıurfa'da süren Taş Tepeler Projesi, Göbeklitepe ve Karahantepe başta olmak üzere Sefertepe, Sayburç, Harbetsuvan, Gürcütepe, Çakmaktepe, Yeni Mahalle, Ayanlar, Mendiktepe ve Söğüt Tarlası gibi 12 Neolitik arkeolojik alanı kapsıyor ve o arkeolojik alanlardan Yoğunburç Çinli arkeologlarca kazılıyor. Yoğunburç, Çin'in Türkiye'deki ilk arkeolojik kazısı olarak da özel bir öneme sahip.

Taş Tepeler'in yeni kazı alanı Yoğunburç

Yoğunburç, Göbeklitepe ve Karahantepe gibi daha iyi bilinen merkezlerin yanında, Şanlıurfa'nın Neolitik peyzajının farklı unsurlarını anlamaya yardımcı olabilecek yeni bir araştırma alanı olarak Taş Tepeler arkeoloji haritasındaki yerini almaya başlıyor.

Şanlıurfa'nın Karaköprü ilçesindeki Yoğunburç'ta ilk kez sistematik arkeolojik kazı başlatıldı. Çin Halk Cumhuriyeti'nin Türkiye'deki ilk arkeoloji kazısı Çinli arkeolog Prof. Dr. Gan Caichao başkanlığında gerçekleştiriliyor. 7 Çinli arkeolog olmak üzere toplam 22 kişiden oluşan ekip, Göbeklitepe ve Karahantepe ile aynı Neolitik kültürel peyzajın parçası olan alanda, yerleşimin kronolojisi, yaşam biçimi ve maddi kültürüne ilişkin verileri ortaya çıkarmayı amaçlıyor.

Yaklaşık 22 dönümlük alanda yürütülen çalışmalar, Göbeklitepe ve Karahantepe'nin de içinde bulunduğu ve yaklaşık 12 bin yıl öncesine uzanan Neolitik yerleşimler ağına yeni bir araştırma alanı ekliyor.

Yoğunburç kazısının bir başka özelliği ise Çinli arkeologların Türkiye'deki ilk arkeolojik kazı projesi olması. Projenin ilk aşamasında Çinli ve Türk araştırmacılardan oluşan 22 kişilik ekip, yerleşimin farklı bölümlerindeki arkeolojik yoğunluğu ve stratigrafik yapıyı belirlemeye yönelik çalışmalar yürütüyor.

Çin ilk kazısı, yeni bir Neolitik yerleşim kaydını ortaya çıkarabilir

Kazı Başkanı Prof. Dr. Gan Caichao, Şanlıurfa'nın Neolitik dönem araştırmaları açısından önemli bir bölge olduğunu belirterek, Yoğunburç'ta yürütülen çalışmalarla yeni arkeolojik verilere ulaşmayı amaçladıklarını ifade etti.

Gan, kazı ekibinde 7 Çinli arkeolog olmak üzere toplam 22 kişinin görev yaptığını belirtti.

Yoğunburç'taki araştırmaların başlangıç aşamasında, alanın doğu-batı ve kuzey-güney doğrultularında açılan kanallarla farklı kesimlerdeki arkeolojik yoğunluk belirleniyor. Bu çalışmaların ardından merkeze yakın bölümlerde kare açmalar oluşturularak yerleşimin mimari ve kültürel özelliklerinin ortaya çıkarılması hedefleniyor.

Kazılarda şu ana kadar boncuklar, çakmak taşı aletlerle ilişkili buluntular ve yaban domuzu dişi gibi arkeolojik materyaller ele geçirildi.

Bu tür buluntular, tek başına bir yerleşimin bütün özelliklerini ortaya koymasa da Neolitik toplulukların kullandığı hammaddeler, alet teknolojileri, süslenme pratikleri ve hayvanlarla ilişkileri gibi konuların araştırılmasına olanak sağlıyor.

Özellikle taş aletler ve bunların üretim atıkları, dönemin teknoloji ve üretim faaliyetlerinin; boncuklar ise süslenme ve maddi kültürün araştırılmasında değerlendirilebilecek veriler arasında bulunuyor. Hayvanlara ait kalıntılar ise beslenme, avcılık ve insan-hayvan ilişkileri gibi konularda bilgi sağlayabiliyor.

Dolayısıyla Yoğunburç kazısının önemi yalnızca yeni eserlerin bulunmasında değil, Neolitik dönemde bu bölgede yaşayan toplulukların gündelik hayatlarının ve çevreleriyle ilişkilerinin daha ayrıntılı biçimde anlaşılmasına katkı sağlayabilecek arkeolojik bir kayıt oluşturmasında yatıyor.

Taş Tepeler'in uluslararası araştırma ağı genişliyor

Yoğunburç'taki çalışmalar, Taş Tepeler Projesi'nin yalnızca tek tek arkeolojik alanlarda sürdürülen kazılardan oluşmadığını, Şanlıurfa ve çevresindeki Neolitik yerleşimleri ortak bir araştırma çerçevesinde ele alan daha geniş bir program haline geldiğini de gösteriyor.

Göbeklitepe, Karahantepe, Sayburç, Sefertepe, Gürcütepe, Çakmaktepe, Yeni Mahalle, Harbetsuvan, Ayanlar ve Yoğunburç'un yanı sıra projenin araştırma kapsamındaki diğer alanlarda yürütülen çalışmalar, yaklaşık 12 bin yıl önce bölgede ortaya çıkan yerleşim biçimlerini farklı ölçeklerde incelemeyi amaçlıyor.

Bu yerleşimler, Neolitik dönemde insanların yalnızca tarım ve hayvancılığa geçişini değil; kalıcı yerleşimlerin oluşumu, mimari üretim, işbölümü, üretim teknolojileri, sembolik davranışlar ve toplumsal örgütlenme gibi daha geniş bir dönüşüm sürecini araştırmak açısından önem taşıyor.

Taş Tepeler'in araştırma alanına Japonya ve Çin'den ekiplerin dahil olması da Şanlıurfa'nın Neolitik arkeolojideki öneminin uluslararası ölçekte daha geniş bir araştırmacı topluluğunun ilgisini çektiğini gösteriyor. Çin ekibinin Yoğunburç'ta kazıya başlaması, aynı zamanda Çinli arkeologların Türkiye'de doğrudan saha araştırması yürüttüğü yeni bir işbirliği aşamasına işaret ediyor.

Yoğunburç'ta kazıların ilerlemesiyle birlikte mimari kalıntıların, stratigrafik dizilimin ve küçük buluntu gruplarının birlikte değerlendirilmesi, yerleşimin Taş Tepeler içindeki konumunun daha iyi anlaşılmasını sağlayabilir. Özellikle yeni kazı alanlarından elde edilecek tarihlendirme sonuçları, Yoğunburç'un bölgedeki diğer Neolitik yerleşimlerle kronolojik ve kültürel ilişkilerinin belirlenmesine katkı sağlayacak.


Benzer Haberler & Reklamlar