Taş devri insanları mamutları nasıl kesiyordu?

Taş devri insanları mamutları nasıl kesiyordu?

Paleolitik çağı betimleyen pek çok resimde insanlar mamutlara ve benzeri dev hayvanlara ellerinde taş baltalar ve mızraklarla saldırırken görülür. Avın daha sonra nasıl, kesilip parçalandığı ise hayal gücüne bırakılır. Oysa kasaplık keskin ve ince işlerde kullanışlı aletler gerektiriyordu. Paleontologlar, arkeologların yıllarca ihmal ettiği küçük yongaların aslında kasap aletleri olduğunu ortaya çıkardı:

PALEOLİTİK KASAPLAR HASSAS TAŞ ALETLER KULLANMIŞLAR

Scientific Reports (Bilimsel Raporlar) dergisinde Alt Paleolitik dönem küçük aletlerinde bulunan hayvan kalıntıları, kasaplıkta kullanıldıklarını gösteriyor (Animal residues found on tiny Lower Paleolithic tools reveal their use in butchery) başlığı ve  Flavia Venditti, Emanuela Cristiani, Stella Nunziante-Cesaro, Aviad Agam, Cristina Lemorini ve Ran Barkai imzaları ile 10 Ekim'de yayınlanan makaleye göre, tarih öncesi dönemlerde yaşayan kasaplık yapmak için, küçük çakmaktaşı aletler üretmişler. Araştırma, 300.000 ila 500.000 yılları arasına tarihlenen 283 küçük çakmaktaşı ürünün analizlerine dayanıyor.

Aşölyen (Acheulian) kültürü, Alt Paleolitik dönemde (1.4 milyon ila 400.000 yıl önce) bir milyon yıldan fazla bir süre boyunca Levant’ta kaldı. İki yüzlü el aletleri veya el baltaları ve satırlar gibi büyük kesici aletlerin kullanılması, bu kültürün sofistike olmasının bir özelliği olarak kabul edilir.

Yapılan araştırma, o dönem insanlarının aynı zamanda kapsamlı hayvan kasaplığı alet setinin bir parçası olarak, daha büyük atılmış aletlerden geri dönüştürülmüş küçük çakmaktaşı aletler ürettiğini ortaya koyuyor. Bu, Aşölyen kültürü insanlarının aslında inanıldığından çok daha karmaşık olduğunu gösteriyor.

Flavia Venditti ve Prof. Ran Barkai liderliğindeki araştırmacılar, Revadim’deki Alt Paleolitik Geç Aşölyen bölgesinde küçük çakmaktaşı yongalar keşfetti. Geçmişte bu alanda, esas olarak fillerden oluşan hayvan kalıntılarının yanı sıra düzinelerce el baltası da dahil olmak üzere çeşitli taş toplulukları bulunmuştu.

Dr. Venditti, “Analiz, kullanım aşınmasının yanı sıra organik ve inorganik kalıntıların mikroskobik gözlemlerini içeriyordu. Yongaların ne için kullanıldığını anlamak için, minik çakmaktaşı yongalardaki kenar hasarı, çizgiler, cilalar ve çöküntülerde sıkışmış organik kalıntı belirtileri arıyorduk.” diyor.

Onlarca yıldır arkeologlar bu küçük yongalara dikkat etmedi

Küçük yongalarda bulunan mikroskobik kullanım izlerine ve organik kalıntılara göre, bu çakmaktaşı örnekleri yalnızca daha büyük aletlerin üretiminden kalan endüstriyel atıklar değildi. Bunlar aynı zamanda atılmış aletlerin kasıtlı olarak geri dönüştürülmüş birer ürünleriydi ve belirli bir kullanım için tasarlanmıştı.

Prof. Barkai, “On yıllardır arkeologlar bu küçük yongalara dikkat etmedi. Bunun yerine büyük, incelikli el baltaları ve diğer etkileyici taş aletlere odaklanılmıştı. Fakat şimdi iki cm’lik yongaların hayati kullanımını kanıtlayan sağlam kanıtlara sahibiz.” diyor.

Küçük aletler bilinçli olarak geri dönüştürülmüş malzemeden üretilmiş

Dr. Venditti, “Burada ilk defa küçük aletlerin bilinçli şekilde geri dönüştürülmüş malzemeden üretildiğini ve eski insan aletleri ve hayatta kalma stratejilerinde önemli bir rol oynadığını gösteriyoruz.” diyor.

O zamanlar Afrika, Avrupa ve Asya’da da yaygın olan Aşölyen kültürü, temel olarak büyük hayvanların kasaplık işlemlerinde kullanılan büyük etkileyici taş aletlerin standart üretimi ile tanımlandı.

Prof. Barkai, “Eski insanlar, varlığı ve iyiliği için ete ve özellikle hayvanların yağına dayanıyordu. Bu yüzden büyük hayvanlara uygulanan ince işçilikli kasaplık uygulamaları, her kalorinin çıkarılmasında büyük önem taşıyordu.” diyor.

Tendon ayırma, et oymacılığı ve kemik iliği alımı için zar çıkarma gibi hassas kesimler bu aletlerle yapıldı

Araştırmaya göre, paleolitik çağ kasapları, küçük aletleri tendon ayırma, et oymacılığı ve kemik iliği alımı için zar çıkarma gibi hassas kesim gerektiren kasaplık işlem aşamalarında kullanıldı.

Bazı 107 küçük yonga, hayvan leşlerinin işlendiğinin belirtilerini gösteriyordu. 11 yonga ise, temel olarak kemikten ve aynı zamanda yumuşak dokudan oluşan organik ve inorganik artıkları ortaya çıkardı. Aletlerin yeniden oluşturulmasıyla yapılan deneyler, küçük yongaların daha büyük kasaplık aletleriyle birlikte gerçekleştirilen hassas işler için kullanılması gerektiğini gösterdi.

Prof. Barkai, “Eski insanlar hakkında, büyük taş silahlarla fillere saldıran hantal, büyük yaratıklar olduklarına dair bir düşünceye sahibiz. Daha sonra bu filleri ellerinden geldiğince yiyor ve uyuyorlardı. Aslında, bundan daha sofistikeydiler. Minik yongalar, fillerin tam parçalarının ve diğer hayvanların cesetlerinin her türlü kaloriyi elde etmek için hassas kısımlarının hassas bir şekilde kesilmesinde kullanılan cerrahi aletler olarak görev yaptı. Hiçbir şey boşa harcanmadı. Atılan taş aletler, yeni küçük kesme aletleri üretmek için geri dönüştürüldü. Bu rafine, doğru, düşünceli ve çevreye duyarlı bir kültürü yansıtır. Bu ekolojik farkındalık, eski insanların binlerce yıl var olmasına izin verdi.” diyor.

Phys (Çeviren: Erman Ertuğrul - Arkeofili.com)

İlgili Haberler


Benzer Haberler & Reklamlar