Türkiye Kültür Yolu Festivali, 25 Nisan’da Şanlıurfa’da başlayarak kentin binlerce yıllık arkeolojik mirasını sanatla buluşturacak. Sergiler, konserler, söyleşiler ve gastronomi etkinlikleriyle zenginleşen program, Göbeklitepe’den günümüze uzanan kültürel sürekliliği görünür kılmayı hedefliyor.
Kadim Bir Coğrafyada Kültür Festivali
Türkiye Kültür Yolu Festivali, bu yılki ilk durağı olan Şanlıurfa’da 25 Nisan’da başlıyor. Üçüncü kez festivale ev sahipliği yapan kent, insanlık tarihinin en eski yerleşimlerinden biri olarak arkeolojik ve kültürel zenginliğini geniş bir programla sunmaya hazırlanıyor.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 2021’de başlatılan festivalin bugün Türkiye genelinde 26 şehre yayıldığını belirterek, Şanlıurfa’nın bu organizasyonla birlikte tarih, sanat ve gastronominin kesişim noktası haline geldiğini vurguladı. Festival süresince konserlerden sergilere, atölyelerden çocuk etkinliklerine kadar çok sayıda disiplin bir araya gelecek.
Sergilerle Görselleşen Arkeolojik ve Sanatsal Miras
Festival programında öne çıkan etkinliklerin başında sergiler geliyor. Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi Geçici Sergi Salonu’nda açılacak “Hane” sergisi, hat, tezhip ve dijital eserleri bir araya getirirken, “Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri” sergisi kutsal objelerden oluşan seçkisiyle dikkat çekiyor.
“Yaşayan Miras: Şanlıurfa Sergisi” ise geleneksel sanat ve zanaatları kapsamlı biçimde sunarak somut olmayan kültürel mirası görünür kılıyor. Mehmet Akif İnan Konferans ve Sergi Salonu’ndaki “Pastelden Tarihe” sergisinde ise lise öğrencilerinin Göbeklitepe, Karahantepe ve Nevali Çori kazılarından ilhamla ürettiği çalışmalar sergilenecek. Bu yönüyle festival, arkeolojik bulguların çağdaş sanatla yeniden yorumlanmasına da zemin hazırlıyor.
Müzik, Gastronomi ve Geleneksel Deneyimler
Festival, müzik ve sahne sanatlarında da zengin bir içerik sunuyor. Haluk Levent, Murat Boz ve Sagopa Kajmer gibi isimler konser programında yer alırken, “Urfa Ahengi Sıra Gecesi” ve çok sesli koro performansları kentin müzik geleneğini sahneye taşıyacak.
“Lezzet Noktası” projesi kapsamında belirlenen 33 restoran, Şanlıurfa mutfağını tanıtan bir gastronomi rotası oluşturacak. Şef Ömür Akkor’un katkılarıyla kentin yemek kültürü daha geniş kitlelere ulaştırılacak. Bu bölüm, somut olmayan kültürel mirasın önemli bir parçası olan mutfak kültürünü öne çıkarıyor.
Söyleşiler, Doğa Etkinlikleri ve Arkeolojik Rotalar
Festivalin akademik ve keşif odaklı etkinlikleri arasında söyleşiler ve doğa yürüyüşleri öne çıkıyor. Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nde düzenlenecek programlarda Şanlıurfa Kalesi, Harran ve Soğmatar kazıları ele alınacak.
“Taş Tepeler Yürüyüşü” gibi etkinlikler, katılımcılara Neolitik dönemin izlerini yerinde deneyimleme fırsatı sunarken, “FotoMaraton” ve bisiklet turları kentin doğal ve kültürel peyzajını keşfetmeyi mümkün kılıyor. Çocuklara yönelik “Çocuk Köyü” ise arkeopark ortamında eğitici ve eğlenceli içerikler sunacak.
3 Mayıs’a kadar sürecek festival, Şanlıurfa’nın arkeolojik mirasını çağdaş kültür-sanat etkinlikleriyle birleştirerek çok katmanlı bir deneyim ortaya koymayı hedefliyor.


Mardin Kasımiye Medresesi’nde Bir Asır Sonra Yeniden Eğitim: Tarih ve Bilim Buluşuyor
Kastamonu'nun 141 Yıllık Eğitim Mirası: Abdurrahmanpaşa Lisesi’nde Tarih ve Hafıza Bir Arada
Çanakkale'deki Açık Hava Müzesi Adatepe, 'En İyi Turizm Köyü' Yolunda
Ordu’nun Saklı Arkeolojik Hazinesi: Tikenlice Kaya Mezarları