Karadeniz’in Arkeolojik Mirası Bilimsel Çalıştayda Değerlendirildi

Ondokuz Mayıs Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen çalıştayda, Karadeniz Bölgesi’nin tarihi mirası teknolojik analizler ve yeni arkeolojik bulgular ışığında değerlendirildi. Rize’de yürütülen yüzey boyası analizleri ile Anzer Yaylası’nda keşfedilen Hekimdere Kaya Resimleri, bölgedeki erken Türk varlığına dair önemli veriler sunarken, disiplinlerarası araştırmaların artırılması gerektiği vurgulandı.

Teknolojik Analizlerle Tarihi Mirasın İzinde
Ondokuz Mayıs Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen çalıştayda, Karadeniz Bölgesi’ndeki kültürel mirasın korunması ve anlaşılmasına yönelik güncel bilimsel çalışmalar ele alındı. TÜBİTAK desteğiyle yürütülen “Tarihi Kültür Miraslarında Kullanılan Yüzey Boyalarının Teknolojik Düzeylerinin Mühendislik Karakterizasyon Teknikleriyle Tespiti ve Analizi: Rize Uygulaması” başlıklı projenin sonuçları paylaşıldı.

Proje kapsamında İkizdere, Çamlıhemşin ve Hemşin ilçelerinde yürütülen saha çalışmalarında, özellikle Şenköy Camisi ve geleneksel konutlardan alınan boya örnekleri ileri mühendislik teknikleriyle analiz edildi. Bu analizler, malzeme bileşimi ve tarihsel kökenlerin belirlenmesine yönelik önemli veriler sundu.

Kaya Resimleri ve Erken Türk İzleri
Çalıştayın dikkat çeken başlıklarından biri de Hekimdere Kaya Resimleri oldu. Anzer Yaylası’nda keşfedilen bu resimler, Karadeniz Bölgesi’nde bilinen ilk ve tek boyalı kaya resmi örnekleri arasında yer alıyor. Bulguların, bölgedeki Türk varlığının erken dönemlerine işaret eden önemli kanıtlar sunduğu vurgulandı.

Proje yürütücüsü Okay Pekşen ile araştırmacılar Yasin Topaloğlu, Mevlüt Gürbüz, Muhammet Bahadır ve Nusret Burak Özsoy tarafından yapılan sunumlarda, Karadeniz’in antik çağlardan itibaren farklı topluluklara ev sahipliği yaptığına dikkat çekildi.

Çalıştaya ayrıca Atatürk Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Kastamonu Üniversitesi ve Samsun Üniversitesi’nden akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Uzmanlar, bölgedeki arkeolojik ve kültürel araştırmaların artırılmasının, Karadeniz’in tarihsel derinliğinin daha iyi anlaşılmasına katkı sağlayacağını belirtti.



 


Benzer Haberler & Reklamlar