Eşek Deresi: Orta Toroslar’ın Tarih Öncesi Hafızası

Eşek Deresi: Orta Toroslar’ın Tarih Öncesi Hafızası

Mersin’in Erdemli ve Mezitli ilçeleri arasında uzanan Eşek Deresi Vadisi, Orta Toroslar’da yürütülen yeni dönem tarih öncesi araştırmalarının odağına yerleşti. Mağaralar, kaya sığınakları, obsidiyen buluntuları ve kamp alanlarıyla dikkat çeken vadi sistemi, Epi-Paleolitik dönemden Kalkolitik Çağ’a uzanan insan faaliyetlerine ışık tutarken, kaya sanatı üzerine gerçekleştirilen yenilikçi tarihlendirme çalışmaları Türkiye arkeolojisi açısından önemli bir eşik oluşturuyor.

Eşek Deresi’nde Tarih Öncesi Yaşamın İzleri Derinleşiyor
“Orta Toroslar Tarih Öncesi Araştırmaları” kapsamında gerçekleştirilen son dönem saha çalışmaları, bölgenin tarih öncesi yerleşim dokusunu daha ayrıntılı biçimde ortaya koyan yeni veriler sundu. Araştırmaların merkezinde yer alan Eşek Deresi Vadisi ile çevresindeki Doğu Sandal, Takanlı, Kocayer, Sarılar ve Zeybekler yerleşimleri, tarih öncesi toplulukların yaşam biçimlerini anlamaya yönelik sistematik incelemelere sahne oldu.
Jeoloji, arkeoloji ve sosyal antropolojiyi bir araya getiren disiplinler arası yaklaşım sayesinde yalnızca yerleşim alanları değil, aynı zamanda hammadde kaynakları, kaya resimleri ve doğal peyzaj unsurları da ayrıntılı biçimde belgelendi. Özellikle kaya sanatı üzerine yürütülen doğrudan tarihlendirme analizleri, Türkiye’de bu alanda uygulanan ilk örneklerden biri olarak dikkat çekti.

Semer Mağarası ve Deveini Mağarası Yeni Veriler Sunuyor
Vadinin en dikkat çekici noktalarından biri olan Semer Mağarası, Eşek Deresi Mağarası’nın hemen güneyinde, ulaşımı oldukça güç bir konumda bulunuyor. Son araştırmalarda uzman mağaracılar tarafından oluşturulan güvenli erişim hatları sayesinde mağaranın iç bölümleri incelendi. Giriş kısmında büyük bir kaçak kazı çukuru tespit edilirken, mağara içerisinde geç dönem çanak çömlek parçalarına rastlandı.

Eşek Deresi sisteminin doğusunda yer alan Zeybekler Deveini Mağarası ise tarih öncesi kullanım açısından daha güçlü bulgular ortaya koydu. Üç gözlü mağaranın ön terasında yoğun yontma taş endüstrisi kalıntıları, obsidiyen örnekleri ve çeşitli seramik parçaları belirlendi. İlk değerlendirmeler, mağaranın Epi-Paleolitik, Neolitik ve Kalkolitik dönemlerde kullanılmış olabileceğini gösteriyor. Bu durum, bölgenin binlerce yıl boyunca farklı topluluklar tarafından tercih edilen bir yaşam ve faaliyet alanı olduğunu ortaya koyuyor.

Manıt Dağı’nda Çok Katmanlı Yerleşim İzleri
Araştırmaların önemli duraklarından biri de Eşek Deresi Vadisi’ne hâkim konumdaki Manıt Dağı oldu. Zirve ve yamaçlarda yapılan incelemelerde Orta Çağ’dan Helenistik ve Roma dönemlerine uzanan çok sayıda buluntu belgelendi. Özellikle unguentarium parçaları, bölgenin antik çağdaki kullanımına ilişkin önemli ipuçları sağladı.
Dağın batı yamacında tespit edilen kaya sığınakları ise araştırmacıların dikkatini çeken diğer unsurlar arasında yer aldı. Kesme taş duvar kalıntıları, ana kayaya oyulmuş havuzlar ve çeşitli mimari izler, bu alanların uzun süreli kullanım gördüğünü düşündürüyor. Bazı sığınaklarda kaçak kazı izlerinin belirlenmesi üzerine alanın tescillenmesi için gerekli süreç başlatıldı.

Araburun Bulguları Bölgesel Ağları İşaret Ediyor
Çeşmeli Mahallesi yakınlarındaki Araburun Mevkii’nde gerçekleştirilen yüzey araştırmaları da Eşek Deresi çevresindeki tarih öncesi yerleşim ağını genişleten veriler sundu. Bölgede obsidiyen ve çakmak taşı alet parçalarının yanı sıra koyu yüzlü açkılı seramikler tespit edildi. Daha erken evrelere tarihlenen mikrolitler, yarım ay biçimli taş aletler ve öğütme taşı parçaları ise alanın Epi-Paleolitik dönemden itibaren kullanıldığını ortaya koyuyor.

Araburun’daki hammadde çeşitliliğinin Eşek Deresi Mağarası’nda belirlenen örneklerle büyük benzerlik göstermesinin, bölgedeki tarih öncesi toplulukların ortak kaynak alanlarını kullandığına işaret ediyor.  

Elde edilen tüm veriler, Orta Toroslar’ın yalnızca geçici kamp alanlarından oluşan bir coğrafya olmadığını; mağaralar, kaya sığınakları, hammadde kaynakları ve sembolik ifade alanlarıyla birbirine bağlı karmaşık bir tarih öncesi yaşam ağı barındırdığını gösteriyor. Eşek Deresi Vadisi ise bu ağın merkezindeki en önemli arkeolojik laboratuvarlardan biri olarak öne çıkıyor.


Kaynak: Dr. Öğretim Üyesi Orkun Hamza Kaycı
 


Benzer Haberler & Reklamlar