Çatalhöyük'ün çarıklı bilgesi 9 bin yıl öncesinde yaşamayı istiyor

Çatalhöyük'ün çarıklı bilgesi 9 bin yıl öncesinde yaşamayı istiyor

Protecting Çatalhöyük ve 9000 Yıl Önce Çatalhöyük'te Yaşam kitaplarının yazarı Sadrettin Dural'ın çobanlıktan bekçiliğe, emeklilikten yazarlığa uzanan hikâyesi; bilginin, merakın ve karşılaşılan iyi insanların bir yaşamı nasıl değiştirebileceğini gözler önüne seren ibretlik bir macera içeriyor. İşte sıradışı bir arkeoloji öyküsü: Çocukken koyun otlattığı 9 bin yıllık höyüğün bekçisi oldu. Emeklilikten sonra da oradan hiç ayrılmadı.

Çumra'dan bir insan hikayesi

Sabah güneşi Konya Ovası'na yayılırken, Çatalhöyük'ün kerpiç duvarları binlerce yıl öncesinden kalan sessizliklerini koruyor. Bu sessizliği en iyi tanıyanlardan biri ise ne bir arkeolog ne de bir akademisyen. O, çocukluğunda bu höyüğün çevresinde koyun otlatan, yıllarca kapısında bekçilik yapan ve bugün hâlâ fırsat buldukça kazı alanına uğrayan 63 yaşındaki Sadrettin Dural. Onun İlkokul mezunu bir çoban olarak başladığı hayat yolculuğu, arkeologların yanında aldığı derslerle bambaşka bir yön kazandı. Onun yazdığı kitaplar Amerika’daki üniversitelerde okutuluyor, Türkiye’de ise arkeoloji meraklılarına ilham veriyor. Dural’ın hikâyesi, yalnızca bir insanın dönüşümünü değil, aynı zamanda 9 bin yıllık bir mirasla kurulan benzersiz bir bağın öyküsünü anlatıyor.

Çatalhöyük, onun için yalnızca UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan bir Neolitik yerleşim değil; hayatını yeniden kurduğu, dünyaya bakışını değiştiren bir okul.

Konya'nın Çumra ilçesine bağlı Küçükköy Mahallesi'nde doğan Dural, çocukluğunu höyüğün eteklerinde geçirdi. O yıllarda, ayaklarının altında insanlık tarihinin en eski yerleşimlerinden birinin bulunduğunu bilmiyordu. Çocuk aklıyla yalnızca koyunlarını otlatıyor, höyükte oyunlar oynuyordu.

Hayatının yönü ise 1993 yılında değişti. Çatalhöyük'te bekçi olarak göreve başladığında, önce merak etti, sonra öğrendi, ardından öğrendikçe tutkusu büyüdü.

Kazıya gelen dünyanın dört bir yanından bilim insanlarını dinledi. Sorular sordu. Notlar aldı. Kazı sezonlarını yalnızca güvenlik görevlisi olarak değil, adeta öğrencisi olduğu bir okulun parçası gibi izledi. Dural'ın çocukluğu kolay geçmedi. Konuşma bozukluğu nedeniyle akran zorbalığı yaşadı. İlkokuldan sonra eğitimine devam edemedi, çobanlık yaptı. İnsanlardan uzaklaşmasına neden olan yılların ardından hayatına yön veren şey, bekçilik yaptığı kazı alanında tanıştığı insanlar oldu.

Çatalhöyük'te bekçi olarak işe başladıktan sonra hayatının tamamen değiştiğini dile getirdi.

Kazı ekibindeki arkeologları ve akademisyenleri tanıdıktan sonra insanları yeniden sevmeye başladığını anlatan Dural, "Bu insanlar 'okuduğu, bilgili olduğu için iyi' dedim. Keşke ben de okusaydım ama okuma şansım yoktu. Benim yetişmeme katkıda bulundular. Vefa borcumu ödemek için de 'Çatalhöyük hakkında bilgi dağıtayım' dedim. Bilgi toplarken kazı başkanı Ian Hodder duymuş. Bana "Madem ki burayı anlatacaksın, seni eğiteyim, öğreteyim, yolumuza doğru şekilde devam edelim' dedi. Bana tercümanıyla 52 saat ders verdi. Dersi alınca Çatalhöyük'e aşık oldum. Gerçekten aşık olunur mu demeyin, olunur. Çatalhöyük insanına bir bakın, inceleyin. Kavga yapmamışlar, sevmişler, güzel bir yaşam sürmüşler. Kısacası Çatalhöyük ile bakış açım değişti." dedi.

Hayali 9 bin yıl öncesine gitmek

Dural, kitap yazmaya karar verdiğinde de 'İlkokul mezunu bir çoban, bir bekçi kitap mı yazar' diye alay edenlere aldırış etmeden, birlikte çalıştığı akademisyenlerin de desteğiyle hedefine ulaştığını vurguladı.

Çatalhöyük'ün hayatının merkezinde bulunduğunu ve buraya tarif edilemez bir sevgisi olduğunu ifade eden Dural, emekli olduktan sonra da Çatalhöyük'le hiç bağını koparmadığını sürekli gidip kazı çalışmalarını yerinde takip ettiğini bildirdi.

Dural, ilerleyen yaşına rağmen içindeki Çatalhöyük'e olan heyecanın ve ilginin hiç eksilmediğini, halen vakit buldukça kazı çalışmalarını takip ettiğini aktardı.

Çatalhöyük'ün hayatında çok büyük değişikliklere neden olduğunu anlatan Dural, şöyle devam etti: "İnsanlar beni çok üzdü ama beni Çatalhöyük değiştirdi. Çatalhöyük'e gelen o bilgili insanlar değiştirdi. Çatalhöyük'e olan sevgim bana can suyu oldu. Hala da can suyumu Çatalhöyük'ten alıyorum. İmkanım olsa 9 bin yıl öncesine gitmek isterim. O insanlarda kavga yok, saygısızlık yok, kötülük yok. Sadece toplayacaksın, avlanacaksın, odununu getirip akşam evinde ailenle güzel bir yaşantı süreceksin. Ben bunu yaşamak isterdim."

Hayali Yeni Bir Kitap Yazmak

Çatalhöyük'e 2 kilometre mesafedeki Küçükköy Mahallesi'nde dünyaya gelen 63 yaşındaki Dural'ın, Neolitik kentle çocuklukta kurulan bağı, 1993'te bekçisi olmasıyla ömür boyu sürecek bir yolculuğa dönüştü.

İşe başladıktan sonra ilgisi her geçen gün artan ve dünyanın farklı ülkelerinden gelen bilim insanlarından edindiği bilgilerle kendini geliştiren Dural, Çatalhöyük kazılarını 33 yıldır yakından takip ediyor.

Resmi görevi 2001'de sona ermesine rağmen Çatalhöyük'ten hiç kopmayan Dural, eski kazı başkanlarından Prof. Dr. Ian Hodder'ın da desteğiyle kazı çalışmalarının adeta yaşayan hafızasına dönüştü.

Edindiği bilgilerle 2007'de bir kitap kaleme alan Dural'ın eseri, ABD'de 'Protecting Çatalhöyük' adıyla İngilizce basıldı ve Binghamton Üniversitesi Antropoloji Bölümü'nde yardımcı ders kitabı olarak okutuluyor. Yine "9000 Yıl Önce Çatalhöyük'te Yaşam" adlı Türkçe kitap yazan Dural'ın bu kitabının da İngilizce ve Almanca'ya çevirisi yapıldı.

Emekli olduktan sonra da Çatalhöyük'ten hiç kopmayan Dural, uzun yıllar sürekli gittiği kazı alanındaki çalışmaları yakından takip etmeyi sürdürdü.

İlerleyen yaşına rağmen yaşamını 9 bin yıllık mirasın etrafında şekillendirmeyi sürdüren ve bağını koparmadığı Çatalhöyük'teki yeni keşifleri merakla bekleyen Dural, bir kitap daha kaleme almayı düşünüyor.

Kaynak: Serhat Çetinkaya - Anadolıu Ajansı


Benzer Haberler & Reklamlar