İznik'te Birinci Konsil'in Toplandığı İlk Kiliseye Ait Kalıntılar Gün Yüzüne Çıkarılıyor

İznik'te Birinci Konsil'in Toplandığı İlk Kiliseye Ait Kalıntılar Gün Yüzüne Çıkarılıyor

Bursa'nın İznik ilçesinde sürdürülen arkeolojik kazılar, Hristiyanlık tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan 325 tarihli Birinci İznik Konsili'nin gerçekleştirildiği ilk ibadet yapısına ilişkin güçlü kanıtlar ortaya koydu. Aziz Neophytos Kilisesi'ne ait olduğu değerlendirilen duvarlar, zemin döşemeleri ve mimari kalıntılar, uzun yıllardır yürütülen araştırmalarda yeni bir aşamaya geçildiğini gösterirken, bölgenin dini ve kültürel tarihine ışık tutuyor.

Aziz Neophytos Kilisesi'nin İzleri Güçleniyor
Bursa'nın İznik ilçesinde göl kıyısındaki bazilika alanında sürdürülen arkeolojik kazılar, Hristiyanlık tarihinin en önemli toplantılarından biri kabul edilen Birinci İznik Konsili'nin gerçekleştirildiği ilk ibadet yapısına ilişkin dikkat çekici bulgular ortaya koydu. Kültür ve Turizm Bakanlığının izni ve Bursa Büyükşehir Belediyesinin desteğiyle 2015 yılından bu yana yürütülen çalışmaların 11. sezonunda, Aziz Neophytos Kilisesi'ne ait olduğu değerlendirilen duvar kalıntıları, zemin döşemeleri ve bir sütun kaidesi gün ışığına çıkarıldı.

Bursa Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı ve Kazı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin, antropologlar, restoratörler, sanat tarihçileri ve arkeologlardan oluşan ekibin bu yıl uluslararası bir yapıya kavuştuğunu belirtti. İtalya'daki Calabria Üniversitesi ile Catanzaro Magna Graecia Üniversitesinden araştırmacıların da kazılara katıldığını ifade eden Şahin, sezonun öncelikli hedefinin Birinci Konsil'in gerçekleştirildiği küçük kiliseyi tespit etmek olduğunu söyledi.

Kazılar sırasında, daha önce yalnızca kutsal eşyaların saklandığı prothesis bölümünde görülen zemin döşemesinin, mevcut büyük kilisenin dışına doğru devam ettiği belirlendi. Bu durum, daha eski bir ibadet yapısının üzerine ikinci bir kilisenin inşa edildiğini gösteren en önemli kanıt olarak değerlendiriliyor.

368 Depremi Sonrası İnşa Edilen Kutsal Pederler Kilisesi
Prof. Dr. Şahin'e göre elde edilen bulgular, 368 yılındaki büyük depremde yıkılan Aziz Neophytos Kilisesi'nin üzerine, 380 yılı sonrasında Birinci Konsil'e katılan din adamlarının anısını yaşatmak amacıyla Kutsal Pederler Kilisesi'nin inşa edildiğini güçlü biçimde ortaya koyuyor. Böylece yıllardır üzerinde çalışılan bilimsel hipotez, kazı verileriyle önemli ölçüde doğrulanmış oldu.

Kazı ekibi ayrıca bir altın yüzük ile bir yüksük de ortaya çıkardı. Hurma ağacı ve kılıç motifleri taşıyan yüzük ile yüksüğün benzer örneklerinin Emevi ve Abbasi dönemlerinde görüldüğü belirtildi. Bu buluntular, 729 yılında İznik'i kuşatan Emevi kuvvetlerinin Kutsal Pederler Kilisesi'ni ziyaret etmiş olabileceğine ilişkin tarihsel değerlendirmeleri de destekleyen önemli veriler sunuyor.

Yazılı Kaynaklarla Arkeolojik Bulgular Örtüşüyor
Birinci Konsil'e katılan Caesarealı Eusebius'un kaleme aldığı Vita Constantini adlı eserde, toplantının küçük bir ibadet yapısında gerçekleştirildiğinin belirtilmesi, yeni keşiflerle yeniden gündeme geldi. Prof. Dr. Şahin, kazılarda ortaya çıkarılan temeller ve zemin kaplamalarının, Eusebius'un sözünü ettiği küçük kiliseye ait olduğuna artık büyük ölçüde emin olduklarını ifade etti.

Şahin, mevcut büyük bazilikanın gerçekten de ilk ibadet yapısının üzerine inşa edildiğinin anlaşılmasının, kazı çalışmalarının en önemli dönüm noktalarından biri olduğunu belirterek bunu "büyük bir keşif" olarak nitelendirdi.
İtalyan ekip ise bazilikanın orta nefinde araştırmalarını sürdürüyor. Daha önce burada ortaya çıkarılan ve Valens ile Valentinianus dönemine tarihlenen sikkeler içeren mezarlar, Kutsal Pederler Kilisesi'nin 380 yılı sonrasında inşa edildiğine ilişkin kronolojiyi destekleyen önemli veriler sağlamıştı. Bu sezon yürütülen yeni araştırmaların, bazilikanın mimari gelişimi ve erken Hristiyanlık tarihine ilişkin yeni bilgileri ortaya çıkarması bekleniyor.

Papa 14. Leo'nun 28 Kasım 2025'te Birinci İznik Konsili'nin 1700. yılı dolayısıyla İznik'i ziyaret etmesinin ardından, kazılarda elde edilen bu yeni bulgular, alanın uluslararası dini ve kültürel miras açısından taşıdığı önemi bir kez daha gözler önüne seriyor.


Benzer Haberler & Reklamlar