Bitlis’in Tatvan ilçesine bağlı İncekaya köyünde kayalıklara oyulmuş Bapir-i Kal Zaviyesi ve mağaralar, Van Gölü Havzası’nın önemli inanç mirası alanları arasında yer alıyor. 15. ve 16. yüzyıllarda tasavvufi faaliyetlerin yürütüldüğü mekân, ibadet, inziva ve eğitim amaçlı kullanılan kaya oyma yapılarıyla dikkat çekiyor. Akademisyenler, bölgenin inanç turizmi açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu vurguluyor.

Bitlis’in Tatvan ilçesine bağlı İncekaya köyünde bulunan Bapir-i Kal Zaviyesi ve çevresindeki kaya oyma mağaralar, Van Gölü Havzası’nın kültürel ve manevi mirasının önemli duraklarından biri olarak öne çıkıyor. Van Gölü kıyısındaki köyde yer alan ve yüzyıllardır ayakta kalan yapılar, ziyaretçilerine hem tarih hem de inanç dünyasına uzanan bir yolculuk sunuyor.
Yörede Bapir-i Kal olarak tanınan Şeyh Hüseyin-i Bekri’nin 15. yüzyılın sonları ile 16. yüzyılın başlarında burada irşad ve ibadet faaliyetleri yürüttüğü biliniyor. Tarihi kaynaklarda “Por” adıyla anılan yerleşimde bulunan mağaralar, geçmişte ibadet, inziva, eğitim ve barınma amacıyla kullanıldı. Van Gölü manzarasına hâkim kayalıklar üzerine oyulan bu mekânlar, günümüzde de ziyaretçilerin ilgisini çekmeye devam ediyor.

Van Gölü Havzası’nın Önemli İnanç Merkezi
Bitlis Eren Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mehmet Demirtaş, İncekaya’daki yapının Bapir-i Kal Zaviyesi olarak bilindiğini belirterek, tarihi kayıtlarda buraya ilişkin doğrudan bir vakıf kaydının bulunmamasının, zaviyenin var olmadığı anlamına gelmediğini ifade etti.
Demirtaş’a göre, gelir getiren bir vakfa sahip olmaması nedeniyle resmi kayıtlarda yer almayan zaviye, yüzyıllar boyunca bölgedeki dini ve sosyal yaşamın önemli merkezlerinden biri oldu. Van Gölü Havzası’nın tarih boyunca güçlü bir inanç ve tasavvuf geleneğine sahip olduğunu vurgulayan Demirtaş, Bapir-i Kal’ın bu mirasın en önemli temsilcilerinden biri olduğunu söyledi.

İbadet, Eğitim ve İnziva Mekânı
Bitlis Eren Üniversitesi Tarih Bölüm Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Zülfiye Koçak ise zaviyelerin İslam dünyasında yalnızca ibadet edilen alanlar değil, aynı zamanda eğitim kurumları olarak da işlev gördüğünü belirtti. Kaya oyma geniş salonların toplu zikirler için kullanılmış olabileceğini ifade eden Koçak, yan hücrelerin ise bireysel ibadet ve inziva alanları olarak değerlendirildiğini aktardı. Alanda şeyhlere ait olduğu düşünülen mezarların da bulunduğunu dile getirdi.

Şeyh Hüseyin-i Bekri’nin İzleri
BEÜ Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vural Genç de Şeyh Hüseyin-i Bekri’nin bölgede yürüttüğü irşad faaliyetlerine dikkat çekti. Ellerindeki icazetnameler sayesinde Hüseyin-i Bekri’den Hüseyin Halife’ye uzanan silsilenin takip edilebildiğini belirten Genç, bölgedeki şeyhlerin soylarını Hz. Ebubekir’e dayandırdıklarına ilişkin bilgilerin kaynaklarda yer aldığını ifade etti.
Kaya oyma mağaraları, tasavvuf geleneğini yansıtan yapıları ve eşsiz Van Gölü manzarasıyla Bapir-i Kal Zaviyesi, bugün hem kültürel miras hem de inanç turizmi açısından dikkat çeken önemli merkezlerden biri olarak varlığını sürdürüyor.



Şuşa’nın Tarihi Dokusu Aslına Uygun Şekilde Yeniden İnşa Ediliyor
Issık Göl Forumu Küresel Diyalog ve İş Birliği Çağrısıyla Tamamlandı
Van Gölü Kıyısındaki Bapir-i Kal Zaviyesi Geçmişin İzlerini Yaşatıyor
Samsun Kültür Yolu Festivali Kapılarını Açtı