Gölyazı’daki Apollonia ad Rhyndacum’daki antik tiyatroda seyirci basamakları arasında mezar bulundu

Gölyazı’daki Apollonia ad Rhyndacum’daki antik tiyatroda seyirci basamakları arasında mezar bulundu

Bursa’nın Nilüfer ilçesindeki Gölyazı Mahallesi’nde bulunan Apollonia ad Rhyndacum Antik Kenti’nin tiyatrosunda yürütülen kazılarda, MS 1. yüzyıla tarihlenen kerpiç sandukalı, pişmiş toprak çatkı mezar ortaya çıkarıldı. Defnedilen kişinin yakıldığı belirlenirken mezarın, tiyatro alanında neden bulunduğu sorusu araştırılıyor. Kazı ekibi, buluntunun antik kentin kullanımına ve geçmişine ilişkin yeni bilgiler sunmasını bekliyor. Çalışmalar, Helenistik ve Roma dönemi tiyatro mimarisinin anlaşılmasın

Apollonia ad Rhyndacum tiyatrosunda dikkat çeken buluntu
Bursa’nın Nilüfer ilçesine bağlı turistik Gölyazı Mahallesi’nde yer alan Apollonia ad Rhyndacum Antik Kenti’nin tiyatrosunda sürdürülen kazılarda mezar bulundu. Helenistik Dönem yerleşimine ışık tutması beklenen çalışmalar, Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle 2021 yılında başlatıldı. Kazılar, Nilüfer Belediyesinin desteğiyle Bursa Uludağ Üniversitesi adına Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Derya Şahin’in başkanlığında devam ediyor.

Uluabat Gölü’ne hâkim Zambaktepe’nin yamacına Helenistik Dönem’de inşa edildiği belirlenen tiyatronun yaklaşık 5 bin kişilik kapasiteye sahip olduğu değerlendiriliyor. Yapıda VIP alanları ve loca benzeri bölümlerin bulunduğu da belirtiliyor. Kazılarda ortaya çıkarılan 42 seyirci basamağı, orijinal yerlerine yerleştirildi.

Tiyatronun seyircilerin oturduğu alt kavea bölümünün kuzeyinde, MS 1. yüzyıla tarihlenen kerpiç sandukalı ve pişmiş toprak çatkı mezar tespit edildi. Arkeologların incelemelerinde, mezara defnedilen kişinin yakıldığı belirlendi. Ancak yanma nedeniyle kemiklerden hareketle kaç kişinin gömüldüğünü saptamak mümkün olmadı.

Mezarın tiyatro alanında bulunması araştırılıyor
Kazı Başkanı Prof. Dr. Derya Şahin, bu sezon tiyatrodaki çalışmaların kasım ayı sonunda tamamlanmasının planlandığını belirtti. İki arkeolog, bir restoratör ve işçilerin katılımıyla alt kavea bölümündeki çalışmaların büyük ölçüde tamamlandığını aktaran Şahin, kuzey kesimde toprağın altındaki bölümlerin açılmasına, ana kayaya ulaşılmasına ve yatakların belirlenmesine çalıştıklarını söyledi.

Şahin, bu yılın en dikkat çekici buluntusunun kerpiç sandukalı mezar olduğunu ifade ederek yapının neden tiyatro alanında bulunduğunun önemli bir soru işareti oluşturduğunu dile getirdi. Antik kentin girişinde bir nekropol alanı bulunduğunu hatırlatan Şahin, tiyatrodaki mezarın yapı özellikleri bakımından bilinen mezarlarla benzerlik taşıdığını kaydetti.

Prof. Dr. Derya Şahin

Mezarın özel bir anlam taşıyıp taşımadığının, kutsallık ya da kahramanlıkla ilişkili olup olmadığının araştırılması gerektiğini belirten Şahin, soruların yanıtlanması için kapsamlı ve uzun soluklu bir kütüphane çalışmasına ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. Yanma nedeniyle mezardan çok sayıda buluntu elde edilemediğini de sözlerine ekledi.

Tiyatronun iki katlı olduğu düşünülüyor
Kazı ekibi, tiyatronun üst kavea bölümünde de çalışmalar yürütüyor. Bu alanda altyapıya ilişkin yeterli buluntuya ulaşılamadığını belirten Şahin, üst oturma bölümünün tonozlu bir yapı üzerine yerleştirilmiş olabileceğini düşündüklerini aktardı. Bölümün büyük ölçüde tahrip olması nedeniyle üst kaveanın mimarisine ilişkin kesin tespit yapılamıyor.

Şahin, tiyatronun iki katlı olabileceğini belirterek ortada yaklaşık bir metre genişliğinde diazoma adı verilen yürüyüş alanlarının bulunduğunu, bunun üzerinde de oturma sıralarının yer aldığı başka bir bölümün bulunmuş olabileceğini söyledi. Yapının ilk tasarımının klasik Helenistik tiyatro özellikleri gösterdiğini, yazıtlardan hareketle son evresinin MS 2. yüzyılın erken dönemlerine tarihlendirilebildiğini ifade etti. Üst bölümün Roma dönemi tiyatrolarındaki gibi tonozlu bir yapı üzerine oturmuş olabileceğini kaydetti.

Yerleşimin kesintisiz sürdüğü bir kentte çalışmanın, yapıların korunma durumunu etkilediğini belirten Şahin, tiyatronun çevresinde de araştırılmayı bekleyen alanlar bulunduğunu söyledi. Tiyatroyla bağlantılı yapılar, olası tapınaklar ve bir yol güzergâhı, gelecekteki çalışmaların araştırma konuları arasında yer alıyor.


Benzer Haberler & Reklamlar