Çanakkale’nin Eceabat ilçesindeki Maydos Kilisetepe Höyüğü’nde sürdürülen 2026 kazılarında, İlk Tunç Çağı’na tarihlenen yaklaşık 4 bin 200 yıllık savunma duvarı ortaya çıkarıldı. Yaklaşık 7 metrelik dolgunun kazılmasıyla ulaşılan duvarın 4 metrelik bölümü açığa çıkarılırken, 2 metreden biraz fazla yüksekliğe sahip taş temel ve kerpiç üst yapı tespit edildi. Buluntu, höyüğün Erken Tunç Çağı’ndaki savunma sistemine ilişkin önemli veriler sunuyor.

Çanakkale’nin Eceabat ilçesindeki Maydos Kilisetepe Höyüğü’nde sürdürülen 2026 kazılarında, İlk Tunç Çağı’na ait yaklaşık 4 bin 200 yıllık savunma duvarı ortaya çıkarıldı. Deniz kıyısına yakın konumdaki höyükte, yaklaşık 7 metrelik dolgunun kazılmasıyla ulaşılan duvarın 4 metrelik bölümü açığa çıkarıldı. Yapının 2 metreden biraz fazla yüksekliğe sahip taş temeli ve bunun üzerinde kerpiç üst yapısı bulunduğu belirlendi.
17’nci kazı yılında 7 metre derinlikte keşif
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün izni, Çanakkale Valiliğinin desteği ve İÇDAŞ’ın sponsorluğunda Geleceğe Miras Projesi kapsamında yürütülen çalışmalar, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi ve Kazı Başkanı Prof. Dr. Göksel Sazcı başkanlığında sürdürülüyor.
Prof. Dr. Göksel Sazcı
1 Temmuz’da başlayan 2026 kazı sezonunun eylül sonuna kadar devam etmesi planlanıyor. İki ayrı alanda çalışma yapan ekip, 2010’dan bu yana Maydos Kilisetepe Höyüğü’nde araştırmalarını sürdürüyor. Kazıların bu yılki önemli sonuçlarından biri, uzun süredir araştırılan bir alanda yaklaşık 7 metrelik dolgunun kaldırılmasıyla İlk Tunç Çağı’na ait savunma duvarına ulaşılması oldu.
Sazcı, duvarın yaklaşık 4 metrelik kısmının ortaya çıkarıldığını, taş temelinin 2 metreden biraz fazla yüksekliğe sahip olduğunu ve üzerinde kerpiç bir üst yapı bulunduğunu belirtti. Kazılarda duvarın zaman içinde yükseltilerek işlevini yitirene kadar kullanıldığı da tespit edildi. Savunma yapısı MÖ 2100-2200 yıllarına tarihleniyor.
Kazıların 17’nci yılında elde edilen bu veri, yalnızca yapının tarihlendirilmesi açısından değil, höyükteki yerleşim düzeninin ve savunma anlayışının dönemler boyunca nasıl değiştiğinin izlenebilmesi bakımından da önem taşıyor. Duvarın farklı evrelerde yükseltilmesi, yapının uzun süreli kullanımına ilişkin arkeolojik bir gösterge oluşturuyor. Ekip, çalışmalarını sürdürerek yapının çevresindeki mimari unsurların ve aynı tabakalara ait diğer buluntuların değerlendirilmesini hedefliyor.

Trakya ve Doğu Avrupa bağlantılarına yeni veriler
Kazı Başkanı Sazcı, Maydos çalışmalarında dört temel hedef belirlediklerini ifade etti. Bunlardan ilki, yerleşim içinde kalan höyüğü fiziki olarak korumak, yerel halkı bilgilendirmek ve alanın korunması gereken bir kültür varlığı olduğu konusunda farkındalık oluşturmak. Sazcı, kazıların başladığı günden bu yana alanda herhangi bir tahribat yaşanmadığını söyledi.
İkinci hedef, Erken Demir Çağı olarak da adlandırılan Karanlık Çağ dönemine ilişkin araştırmalar. Ekip, bu yıl özel bir alanda çalışarak söz konusu döneme ait kalıntı ve yıkıntıların bir bölümünü ortaya çıkardı.
Üçüncü hedef ise bölgenin MÖ ikinci bindeki siyasi yapısını ve Homeros’un anlattığı dönemin bölgedeki koşullarını anlamak. Önceki yıllarda elde edilen buluntular, Maydos’un MÖ ikinci binde Trakya ve Doğu Avrupa ile ilişkilerine dair yeni değerlendirmeler yapılmasını sağladı. Sazcı, kazı buluntularıyla bölgenin Bulgaristan’dan Romanya’ya uzanan bağlantıları hakkında yeni yorumlar geliştirebildiklerini belirtti.
Maydos Kilisetepe Höyüğü’nde sürdürülen araştırmalar, bölgenin yalnızca yerel tarihini değil, Gelibolu Yarımadası’nın Ege, Trakya ve Doğu Avrupa ile kurduğu ilişkileri de ele alıyor. Bu yönüyle kazılarda ortaya çıkarılan her yeni mimari kalıntı ve buluntu, yerleşimin farklı dönemlerdeki konumu ve kültürel bağlantılarının daha ayrıntılı değerlendirilmesine katkı sağlıyor.

Troya III-IV-V dönemlerinin izleri araştırılıyor
Kazıların dördüncü hedefi, Troya’da yeterince bilinmeyen ve İlk Tunç Çağı’ndan Orta Tunç Çağı’na geçişi karakterize eden Troya III-IV-V dönemlerini araştırmak. Höyüğün kuzeybatı kesiminde önceki yıllarda bu dönemlere ilişkin buluntular elde edildi.
Yeni savunma duvarının güneybatı kesiminde ortaya çıkarılması, Maydos yerleşiminin farklı yönlerindeki savunma düzenine ilişkin araştırmaları genişletiyor. Deniz kenarında bulunan yerleşimin karaya bakan tarafında, kuzeybatı bölümünde farklı dönemlere ait surlar daha önce tespit edilmişti.
Sazcı, 17 yıllık çalışmalara rağmen höyüğün yaklaşık yüzde 5’lik bölümünün incelenebildiğini belirtiyor. Gelibolu Yarımadası’nın en büyük höyüğü olarak nitelendirilen Maydos’un, Troya’daki Hisarlık Tepesi ile aynı boyutlara sahip olduğunu aktaran Sazcı, araştırmaların gelecek kuşaklara uzanacak kadar geniş bir çalışma alanı sunduğuna dikkat çekiyor. Troya’nın ise 150 yılı aşkın süredir kazılmasına rağmen alanının en fazla yüzde 20’sinin kazılmış olabileceği tahmin ediliyor.



Eceabat’taki Maydos Höyüğü’nde 4 Bin 200 Yıllık Savunma Sistemi Ortaya Çıkarıldı
İzmir'deki Liman Tepe’de 5 Bin Yıllık Drenaj Sistemi Keşfedildi
Külhöyük’te 66 Milyon Yıllık Fosil Bulundu
Azerbaycan'da içinde asa başlığı da yer alan 3600 yıllık kurgan keşfedildi