Dünyanın en eski mumyacıları Mısırlılar değil Şilili avcı toplayıcılardı

Dünyanın en eski mumyacıları Mısırlılar değil Şilili avcı toplayıcılardı

Şili'de Atacama Çölü'ne M.Ö. 7000 civarında yerleşen Chinchorro halkının, Mısırlılardan yaklaşık 2 bin yıl önce, M.Ö. 5.000 yıllarında mumyalanma tekniği geliştirdiklerine dikkat çekildi. Şili, Dünyanın en eski mumylarının bulunduğu alanın UNESCO Dünya Mirası Listesine alınmasını istiyor.

Dünyanın en eski mumyalarının yaklaşık 7 bin yıl önce Atacama Çölü'nde yaşayan avcı - toplayıcı gruplara ait olduğunu bilmek, konuya yabancı olanlara şaşırtıcı gelebilir. Ama Güney Amerika'nın çanak çömleksiz dönem öncesi avcı toplayıcıları yaklaşık M.Ö: 5 binli yıllardan itibaren yanı Mısır'dan en az 2 bin yıl önce mumyalama yapıyorlardı.

Şili'deki San Miguel de Azapa Arkeoloji ve Antropoloji Müzesi'nde bulunan 300 mumya ve onların bulunduğu alanın UNESCO DÜnya Mirası Listesine alınması için çalışmalar sürüyor.

Alman arkeolog Max Uhle tarafından yıllar önce keşfedilen mumyaların,  dünyanın en eski mumyaları olması kadar mumyacıların çanak çömleksiz dönem avcı-toplayıcılar olması yönünden önemli olduğuna dikkat çekiliyor.

CNN'den Mark Johanson imzalı habere göre, günümüz Şili'sinde bulunan Atacama Çölü'ne M.Ö. 7.000 civarında yerleşen Chinchorro halkı, mumyalama tekniğini, Mısırlılardan yaklaşık 2 bin yıl daha önce geliştirdi. Üstelik Mısırlılar sadece seçkin yöneticileri ve firavunları mumyalarken, çanak çömleksiz dönem avcı toplayıcıları olan  Chinchorro halkı ölüleri mumyalamada daha eşitlikçiydi.

Bir çok arkeolojik alanı UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesinde yer alan Şili, dünyanın en eski mumyalarının da  bulunduğu alanın da UNESCO listesine girmesi için başvuru hazırlığı yapıyor. Başvuru yapılacak alan Chinchorro'nun San Miguel de Azapa müzesindeki basamaklarından, güneyde 113 km uzaklıktaki Arica ve Caleta Camerones'daki arkeolojik alanlarına kadar uzanıyor.

Mumyaların Şili'de bile yeterince tanınmadığı belirten yetkililer,  UNESCO sayesinde mumyalara hak edilen ilginin gösterilebileceğini umuyor.  Bölgenin 2020 yılında UNESCO dünya mirası listesine girmesi bekleniyor.

Mumyaların şimdilik sadece yüzde 10'ü kamuya açık şekilde sergileniyor. Bunun en büyük nedeni mumyaların zarar görmeyecek şekilde sergilenmesi için gerekli para ve sergilenecek alan olmaması.

 Küratör  Mariela Santos Şili'de muhafazakarlığın da mumyalara dokunulmamasında önemli faktör olduğuna dikkat çekiyor. Geçtiğimiz yıllarda Şili mumyalarının kamuya gösterilemesine yönelik girişimler, ölülere saygısızlık olarak yorumlanmış ve tepki çekmişti. 

Siyah ve Kırmızı Mumyalar

Şili'de Mumyalaştırma tekniği yetişkinlerden önce bebekler ve fetüslere uygulandı.

her ne kadar en yaygınları siyah ve kırmızı mumyalar olsa da, Şili'de yaklaşık 4.000 yıldır beş mumyalama tekniği kullanılıyor.

Siyah mumyalar için ölen kişinin vücudunu tamamen parçalara ayırmak, özel tıbbi işlemler uygulamak  gerekiyor. Kırmızı mumyalar için iç organlarını çıkarmak ve bir kaç kesim işleminden sonra sargılamak yeterli oluyor.

Her iki teknikte de mumyalanan bedenler, çubuklarla ve sazlarla doldurulduğu, peruklarla süslenmiş ve yüzlerine kilden maske yapılarak, manganez ile boyanıyor.

Chinchorro mumyalarını otuz yıldan uzun bir süredir inceleyen fiziksel antropolog  Bernardo Arriaza, UNESCO'ya önerilen dünya mirası alanının küresel önemini belgeleyen kilit oyunculardan biri.

Bernardo Arriaza, “Göstermeye çalıştığımız şey, sacede bilinçli mumyalama tekniğine dair en eski kanıtlara sahip olduğumuz değil, bu mumyaların seramik öncesi avcı-toplayıcı insanlar tarafından yapıldığı. “Bunlar, Atacama bölgesinin en eski yerleşimcileriydi, bu yüzden onları çölün öncüleri olarak düşünmeyi seviyorum. Teknolojik olarak gelişmiş olmayabilirler, ancak ölüleri ilk mumyalayanlar onlardı.””  diyor.

Arkeolojikhaber.com