Van Gölü'ne hâkim konumuyla dikkat çeken yaklaşık 2 bin 700 yıllık Ayanis Kalesi, Urartu mimarisinin en iyi korunan örnekleri arasında yer alıyor. Haldi Tapınağı, anıtsal kerpiç yapıları ve etkileyici kültürel peyzajıyla öne çıkan arkeolojik alan, kazı sezonunun başlamasıyla birlikte yerli ve yabancı ziyaretçilerin ilgisini yeniden üzerine çekti ve Doğu Anadolu'nun önemli kültür rotalarından biri olmayı sürdürüyor.
Urartu Uygarlığının Görkemli Mirası İlgi Görüyor
Van'ın Tuşba ilçesinde, Van Gölü'ne hâkim bir tepede yükselen Ayanis Kalesi, yaklaşık 2 bin 700 yıllık tarihiyle Urartu Krallığı'nın en görkemli yerleşimlerinden biri olarak ziyaretçilerini ağırlıyor. Uzun yıllardır sürdürülen arkeolojik kazılar sayesinde gün yüzüne çıkarılan anıtsal yapılar, kaleyi Doğu Anadolu'nun en önemli kültürel miras alanlarından biri haline getiriyor.
Kaleye ulaşımı sağlayan, demir yollarında kullanılan ahşap traverslerin geri dönüşümüyle oluşturulan yaklaşık bir kilometrelik yürüyüş yolu da ziyaret deneyimine farklı bir boyut kazandırıyor. Alanı gezenler, Urartuların en iyi korunmuş kutsal yapılarından kabul edilen Haldi Tapınağı'nı, kerpiç duvarları, taş işçiliği, oyma ve kakma tekniğiyle bezenmiş hayvan ve bitki motiflerini yakından inceleme fırsatı buluyor.
ABD, İngiltere, Avustralya ve Kanada başta olmak üzere birçok ülkeden gelen ziyaretçilerin uğrak noktası olan Ayanis Kalesi'ni son olarak Japonya'dan gelen 20 kişilik arkeoloji meraklısı bir grup ziyaret etti. Van Gölü ile Süphan Dağı manzarasına hâkim terasta gezi yapan konuklar, kazı ekibinden alanın tarihine ilişkin bilgi aldı.
Kazı Sezonuyla Birlikte Ziyaretçi Sayısı Artıyor
Ayanis Kalesi Kazı Başkanı, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Işıklı, Doğu Anadolu'nun sahip olduğu doğal ve arkeolojik değerlerle önemli bir kültür turizmi potansiyeli sunduğunu belirtti. Nisan ayından itibaren yerli ve yabancı turist gruplarını ağırladıklarını ifade eden Işıklı, her yıl artan ilginin bölgenin uluslararası tanınırlığını güçlendirdiğini söyledi.
Kazı sezonunun hazırlık çalışmalarının tamamlandığını belirten Işıklı, temizlik ve altyapı hazırlıklarının ardından bilimsel kazıların yeniden başladığını kaydetti. Arkeolojik çalışmaların uzun soluklu bir süreç olduğuna dikkat çeken Işıklı, sezon boyunca yeni bulguların ortaya çıkarılması için araştırmaların sürdürüleceğini ifade etti.
Arkeolog ve yayıncı Nezih Başgelen ise Ayanis Kalesi'nin yalnızca Urartu arkeolojisi açısından değil, bulunduğu doğal çevreyle birlikte eşsiz bir kültürel peyzaj oluşturduğunu vurguladı. Japon turist Takeshi Harada da Türkiye'ye ikinci kez geldiğini belirterek Ayanis Kalesi'nden büyük etkilendiğini, bölgenin çok daha fazla uluslararası ziyaretçiyi hak ettiğini dile getirdi.


Prusias Ad Hypium Antik Kenti'nde 2026 Kazıları Başladı
Oylum Höyük'te 2026 Kazı Sezonu Tunç Çağı Belgeleri Umuduyla Başladı
Göbeklitepe Kaşifi Klaus Schmidt, Vefatının 12. Yılında Anılıyor
Çatalhöyük'ün çarıklı bilgesi 9 bin yıl öncesinde yaşamayı istiyor