30 Ağustos Zafer Bayramı'na denk gelen açıklama ile mesleğin temel etik ilkelerini 3 başlık altında hatırlatan Küresel Gazeteciler Konseyi; ticari çıkarlarla haberciliğin birbirinden ayrılmasını, gazetecilik unvanının korunmasını ve gazetecilik ile sözcülük, halkla ilişkiler ve lobicilik faaliyetlerinin birbirine karıştırılmamasını istedi.
KGK’dan basına anımsatma: Gazetecilik mesafe mesleğidir!0Küresel Gazeteciler Konseyi (KGK), son dönemde gazetecilik ve medya alanında yaşanan gelişmeler ile kamuoyuna yansıyan tartışmalar üzerine mesleki etik, bağımsızlık ve gazetecilik unvanının kullanımı konusunda uyarıda bulundu.
88 ülke ve Türkiye'nin 81 ilinde temsilcileri bulunduğu belirtilen KGK'nın Yönetim Kurulu tarafından yapılan yazılı açıklamada, gazeteciliğin saygınlığının, güvenilirliğinin ve kamuoyunun doğru haber alma hakkının korunmasının mesleki bir sorumluluk olduğu vurgulandı.
Gazetecilik ile sözcülük faaliyetlerinin birbirinden ayrılması gerektiği vurgulandı. Gazetecinin kamu yararı taşıyan konuları araştırarak elde ettiği sonuçları kamuoyuna aktardığı, buna karşılık belirli kişi, grup veya oluşumların çıkarlarını savunmaya yönelik faaliyetlerin gazetecilikten ziyade halkla ilişkiler kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi.
KGK, gazetecilik unvanının halkla ilişkiler, danışmanlık, lobicilik, politik amaçlar veya ticari faaliyetlerle iç içe geçirilmesinin mesleki erozyona yol açabileceği uyarısında da bulundu.
KGK'nın açıklaması, bir meslek örgütünün dönemsel uyarısı olması kadar, gazeteciliğin temel sınırlarını yeniden tarif eden “meslek manifestosu” niteliği taşıması açısında da son derece önemli.
Küresel Gazetecile Konseyi imzası ile yayınlanan açıklamanın tamamı şöyle:"“Küresel Gazeteciler Konseyi (KGK) olarak, gazeteciliğin etik değerlerinin gözardı edildiği bu süreçte, mesleğimizin saygınlığını, güvenilirliğini ve kamuoyunun doğru haber alma hakkını koruma sorumluluğumuzla aşağıdaki temel ilkeleri hatırlatmayı bir kez daha kurumsal bir görev olarak addediyoruz
1) ÇIKAR ÇATIŞMASI VE TİCARİ FAALİYET SINIRLARIGazetecilik; kamu yararına hizmet eden ve her şeyden önce “haber kaynakları ile gazeteciler” ve “gazeteciler ile kamuoyu, yani okurlar ve izleyiciler” arasında yüksek güven esasına dayanan saygın bir meslektir. Söz konusu yüksek güvenin merkezinde yer alan etkenlerden en önemlisi “gazetecilik, mesafe mesleğidir. Gazeteci, gerek haber kaynakları gerekse kamuoyu ile arasına mesafe koyarak yüksek güveni oluşturur.” prensibidir.
Ancak son dönemde, ülkemizin önde gelen gazetecilik mecralarında “gazetecilik” yaptığı iddiasındaki kimi isimlerin, medya iş kolu dışındaki alanlarda ticari ortaklıklar, şirket yöneticilikleri veya sermaye ilişkileri içinde bulunması; “haberin tarafsızlığına” ve “mesleğimizin onuruna ve bağımsızlığına gölge düşürmektedir. Habercilik faaliyeti ile ticari çıkarlar hiçbir koşulda ve hiçbir aşamada yan yana getirilemez.
2) MESLEKİ ÜNVANIN KORUNMASI VE UZMANLIKToplumsal alanda, sporda, sanatta veya ticarette kazanılan haklı başarılar ve alın teri kuşkusuz saygıya değerdir. Ancak televizyon ekranlarında veya dijital mecralarda sadece yorumculuk, programcılık veya şovmenlik yapmak, kişileri doğrudan “gazeteci” kılmamaktadır. Gazetecilik; özgün bir mesleki eğitim, deneyim, uzun süreli bir saha emeği, evrensel etik ilkeler ve ağır toplumsal sorumluluklar gerektiren bağımsız bir uzmanlık alanıdır.
Bu noktada, “gazetecilik” ile “sözcülük” faaliyetlerinin birbirinden ayrılması gerekmektedir. Gazeteci, özünde kamu yararı bulunan konu ya da konuları araştırır ve sonuca ulaştıktan sonra kamuoyu bilgilendirmesi yapar. Son dönemde yine “gazetecilik” faaliyeti adı altında kimi isimlerin, “ticari çıkar” ve “makam – mevki sahipliği” çerçevesinde gazetecilik yerine kimi kişi, grup ve oluşumların sözcülüğünü yaptıkları görülmektedir. Bu yaklaşım, meslek onuru ve etiği kapsamında “kabul edilemez” durumdur.
Yapılan faaliyetin gazetecilikle uzaktan veya yakından ilgisi olmayıp, yine medya iş kolu çatısı altındaki “halkla ilişkiler” çalışması içinde değerlendirilmesi gereken süreçlerdir.
Gazetecilik unvanının halkla ilişkiler, danışmanlık, lobicilik, politik amaç veya ticaret erbabı gibi kavramlarla iç içe geçirilmeye çalışılması, mesleki bir erozyona yol açmaktadır. Mesleğin asli görevi, tüm çıkar odaklarından bağımsız bir şekilde sadece hakikati kamuoyuna aktarmaktır. Gazeteci, ürettiği haber ile kendi ticari ajandası arasında en küçük bir şüphe dahi yaratmamakla yükümlüdür.0
Gazeteci aynı zamanda egemen güçlerin yanında değil; mağdurun ve haklının yanında yer alarak, kamuoyunun yakında ilgilendiren adalet, hukuk ve hak olgularının sağlanmasına katkı vermelidir. Mesleğimizin temel prensiplerinden birisi de budur.
"YAKINDAN TAKİP EDECEĞİZ"Küresel Gazeteciler Konseyi (KGK) olarak; her türlü zorluğa ve ekonomik baskıya rağmen evrensel basın meslek ilkelerinden ödün vermeden, mesleğini onuruyla icra eden tüm gazetecilerin yanındayız. Konseyimiz, bu ilkelerin ihlaline yönelik gelişmeleri yakından takip etmeye ve üyelerinden mesleki etik kurallarına tam uyum göstermelerini beklemeye devam edecektir. Mesleğimizin itibarını zedeleyecek, onu ticari araçlara kılıf yapacak her türlü girişimin karşısında ilkeli duruşumuzu kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Yaşar İliksiz - Arkeolojikhaber.com


Küresel Gazeteciler Konseyi'nin 30 Ağustos Manifestosu: Gazeteci olduğunu unutma!
Askeri Müzeler Zafer Bayramı'nda Halkı Bekliyor
XVII. İtalyan Kültür Merkezi Arkeoloji Sempozyumu’nun adresi Hierapolis
Kars’ın Peynir Mirası Tarihi Tabyada Geleceğe Taşınıyor