Bodrum Yarımadası’nın güneybatısında Akyarlar ile Bağla koyları arasında yükselen Aspat Kalesi, Antik Çağ’dan Doğu Roma’ya, Menteşe Beyliği’nden Osmanlı dönemine uzanan tarihiyle bölgenin önemli kültürel miras alanlarından biri olarak öne çıkıyor. Termera’nın limanı olduğu değerlendirilen ve Doğu Roma döneminde Strobilos adıyla stratejik bir merkez haline gelen kale, aynı zamanda Çökertme Türküsü’nde geçen Aspat adıyla bölgenin kültürel hafızasında yaşamını sürdürüyor.
Antik Limandan Stratejik Savunma Merkezine
Ege’nin masmavi sularına hakim sarp bir kayalık üzerine kurulan Aspat Kalesi, farklı medeniyetlerin bıraktığı izlerle adeta açık hava müzesi niteliği taşıyor. Arkeolojik araştırmalara göre bölge, Antik Çağ’da önemli bir liman yerleşimi olarak kullanıldı. Erken Demir Çağı’nda Termera’nın limanı olduğu değerlendirilen Aspat, Bizans döneminde ise Strobilos adıyla önemli bir yerleşim ve savunma merkezi haline geldi.
Stratejik konumu sayesinde Orta Çağ boyunca önemini koruyan kale, Menteşe Beyliği döneminde de kullanıldı. Osmanlı kaynaklarında “Asbat”, “Azpat” ve “Usput” gibi farklı adlarla anılan yapı, askeri önemini zaman içinde kaybetse de deniz ulaşımı açısından değerini uzun süre korudu.
17. yüzyılda bölgeyi ziyaret eden Evliya Çelebi de Aspat Kalesi’nden söz etti. Çelebi, yüksek kayalık üzerine kurulan kalenin aşağısındaki limana gemilerin demirlediğini ve bölgedeki tatlı su kaynağının denizciler için önemli bir ikmal noktası olduğunu aktardı.
Çökertme Türküsü’nde Yaşayan Aspat
Halk arasında “Çıfıt Kalesi” olarak da bilinen Aspat Kalesi ve çevresindeki kalıntılar, farklı uygarlıkların tarihsel izlerini günümüze taşıyor. Bölgenin adı, tarihi öneminin yanı sıra Muğla yöresinin en bilinen türkülerinden Çökertme ile de kuşaktan kuşağa aktarılıyor.
Türküde geçen “Aspat” adı, Bodrum’un bu kıyılarını işaret ediyor. Bodrum ve Milas çevresinde yaşanan olaylar ve Halil Efe’nin trajik hikayesiyle ilişkilendirilen Çökertme, zamanla yörenin kültürel hafızasının önemli unsurlarından biri haline geldi.
Aspat’ı ziyaret edenler, Ege kıyılarının doğal güzelliklerini izlerken türküde adı geçen tarihi ve coğrafyayı da yakından tanıma fırsatı buluyor.
Kültür ve Doğa Turizmi İçin Yeni Potansiyel
Eski Bodrum Kalesi Müdürü ve su altı arkeoloğu Yaşar Yıldız, Bağla ile Akyarlar arasında sarp ve konik bir tepe üzerine kurulan Aspat Kalesi’nin bölge tarihi açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Kalenin milattan önce 7. yüzyılda Lelegler tarafından kullanıldığını aktaran Yıldız, kare ile dikdörtgen arasında plana sahip yapının köşe kulelerinin günümüze ulaştığını söyledi.
Yıldız, Azmak mevkisindeki alanın Termera Antik Şehri’nin limanı olduğunu değerlendirdiklerini belirterek Strobilos olarak da bilinen stratejik yapının Selçuklu, Doğu Roma ve Osmanlı dönemlerinde aktif kullanıldığını ifade etti. Osmanlı’nın son dönemlerinde ise Kos Adası ile iletişim kurmak isteyen kaçakçıların gözetleme ve haberleşme amacıyla burada ateş yaktığı bilgisini paylaştı.
Sarp arazi nedeniyle ulaşımın güç olduğunu belirten Yıldız, kalenin daha erişilebilir hale getirilmesi gerektiğini vurguladı. Tarihi alanın doğa sporları ve kültür turizmi açısından değerlendirilebileceğini belirten Yıldız, özellikle kış aylarında yapılacak düzenlemelerle Aspat’ın turizme kazandırılabileceğini söyledi.


Pisidia Antiokheia’da Tanrı Men’e Adanan Hilal Stelleri
Mısırlı Restoratör Şapinuva’da Kazılara Katılıyor
Side Antik Kenti’nde Herakles Kapısı ve Üç Anıtsal Giriş Ortaya Çıkarıldı
Homeros’un İzmir Bağı Antik Kaynaklar ve Arkeolojik Bulgularla Yeniden Tartışılıyor