Arkeolojik bulgular binlerce yıl önce de çocuk işçiler olduğunu gösteriyor

Arkeolojik bulgular binlerce yıl önce de çocuk işçiler olduğunu gösteriyor

Avusturya’nın Hallstatt köyünde antik tuz madenlerinde kazı yapan araştırmacılar, çok küçük maden kazmalarıyla birlikte MÖ 1300-1000 yıllarına tarihlenen küçük boyutlarda deri kap buldular. Bulgular, çocukların madenlerde çalıştırıldığını gösteriyor.

Arkeolojik bulgulara göre eski çağlarda çocuk işçilerin kullanıldığı alanlar arasında tuz madenciliği ve tuğla imalatı yer alıyordu. Öyle ki bazı çocuklar henüz altı yaşındayken kilden kap yapımında kullanılıyordu.

İspanya’nın Barselona şehrinde bulunan Avrupa Arkeologlar Birliği (EAA) toplantısında sunulan bildiriye göre, çocuk işçiliğinin ayrıntılarını gösteren kalıntılar çok seyrek bulunsa da ilerleyen yıllarda çocukların erken yaşta ekonomik topluma katılımda bulunduklarına dair daha fazla kanıt bulunacağı tahmin ediliyor.

Akdeniz Tarih Öncesi Laboratuvarı’ndan Arkeolog Mélie Le Roy, bilim insanlarının bu konuya gitgide daha fazla ilgi gösterdiğini söylüyor.

Araştırmacılar yakın zamana kadar arkeolojik kayıtlarda çocuklara çok az ilgi gösterdi. Fakat 1990’larda, daha fazla arkeolog, geçmişte kadınların rolünü incelemeye başladı. Bu da bazı bilim insanlarının çocuklar da dahil olmak üzere diğer gözden kaçan grupları incelemeye başlamasına neden oldu.

Son çalışmalar, bazı tarihöncesi gençlerin madencilik de dahil olmak üzere sert koşullarda emek harcadığını gösteriyor.

Avusturya’nın Hallstatt köyünde antik tuz madenlerinde kazı yapan araştırmacılar, çok küçük maden kazmalarıyla birlikte MÖ 1300-1000 yıllarına tarihlenen küçük boyutlarda bir deri kap buldular. Bulgular, çocukların madenlerde, bilim insanlarının tahmininden en az iki yüzyıl önce çalıştığını gösteriyor.

Bunu teyit etmek için Reschreiter ve meslektaşları, madenin Bronz Çağı bölümünde bulunan insan dışkılarını, küçük çocuklarda bulunmayan seks hormonları için test etmeyi planlıyor.

Fakat tarih öncesinde çocukların emeği her zaman çok ağır değildi. Le Roy, Fransa’daki tarihöncesi mezarlarda bulunan bir iskelet kalıntısını analiz ettiğinde, silindirik oluklu üç bebek dişi buldu. Bu tür aşınmalar, insanlar sürekli olarak kuvvetli gerdirme ve hayvan tendonunun veya bitki materyalinin yumuşatılması için dişlerini kullandığında oluşuyordu. Malzemeler muhtemelen dikiş yapmak veya sepet yapmak için kullanılmıştı.

İncelenen dişler, bir ile dokuz yaşları arasında iki çocuğa aitti. Dişlerin MÖ 3.500 ila 2.100 yılları arasına tarihlenmesi, bunları, nitelikli işçi olarak çocukların çalıştığına dair en eski kanıtlar arasına sokuyor. Le Roy, aynı zaman diliminde Fransa’da 30’dan fazla mezar bölgesindeki insan kalıntılarını incelemeye başlamak üzere ve işçi olarak çalışan küçük çocuklara yönelik daha fazla kanıt bulmayı bekliyor.
İz bırakanlar

Diğer araştırmacılar ise, işçi çocuklar hakkında daha fazla bilgi edinmek için iskelet yerine eserler üzerine araştırma yürütüyor. Toronto Üniversitesi’nden arkeolog Steven Dorland, günümüzde Kanada’nın güneyinde bulunan tarih öncesi bir köyden seramik parçaları incelediğinde, on beşinci yüzyıla ait minik tırnak izleri saptadı. Çentiklerin büyüklüğü, altı veya daha küçük yaştaki çocukların kil kaplar yaptığını gösterdi.

Bazı modern topluluklarda, sadece belirli bir kaliteye sahip kaplar fırına sokularak pişirilir. Ancak Dorland arkeolojik alanında, gençlerin biçimsiz kapları da pişirilmişti. Bu da toplumlardaki çocukların belli bir toplumsal değere sahip olduğunu gösteriyordu.

Yazılı kayıtların ortaya çıkmasından sonra (ki bu işgücünde çocukların varlığını belgeleyebilir) arkeolojik bulgular çocukların rollerinin güçlü bir şekilde aydınlatılmasını sağlayabilir. Litvanyalı bir kalede bulunan ve 13. ve 17. yüzyıllar arasına tarihlenen tuğlalar ve çatı kiremitleri, hala genç yaratıcılarının parmak izlerini taşıyor.

Arkeolog Povilas Blaževičius, “İzlerin çıkıntılarının analizi, 8 ile 13 yaşları arasındaki çocukların, yapı malzemelerinin %10’undan fazlasını oluşturduğunu gösteriyor.” diyor.

Litvanya, işgücünde çocuklarla ilgili yazılı kaynaklardan yoksun. Bu da, fiziksel izleri yüzyıllar önceki emeklerinin tek kanıtı olarak bırakıyor.

Blaževičius, “Bir tencerenin içinde bir çocuğun parmak izlerini tespit ettiğimizde, bunu kesinlikle bir çocuğun yaptığını anlıyoruz. Bir arkeolog olarak benim için, geçmiş toplumlarda çocukları bulmak için başka bir yol.” diyor.

Traci Watson - Nature 18 Eylül 2018 (Çeviren: Erman Ertuğrul - Arkeofili.com)