Arkeolog Nezih Başgelen: Arkeoloji politiği çok iyi incelemek lazım

Arkeolog Nezih Başgelen: Arkeoloji politiği çok iyi incelemek lazım

Film senaryoları etkisinde gelişen ve onların rüzgarında yeşeren bir tarihe baktığımızı, belge inceleyerek tarihe bakma alışkanlığımız olmadığına dikkat çeken ünlü editör arkeolog Nezih Başgelen, daha II. Abdülhamid döneminde arkeolojik yayın yapıldığını söyledi.

TVNET ekranlarında Ayşe Böhürler'in sunduğu Türk Kahvesi adlı programa konu olan Editör Arkeolog Nezih Başgelen gündemdeki konuları, resotrasyon problemlerini ve arkeolojiye bakışı yorumladı.

Arkeolojş yayıncılığında Arkeoloji Sanat dergisi ve Yayınları ile 40. yılını kutlayan Başgelen bugüne kadar imza attığı arkeolojik yayın sayısı ile de dikkat çekti.

Çay Cumhuriyet'i sembolize ediyor, kahve Osmanlı'yı

Programa Türk kahvesine yönelik bir yorumla başlayan ünlü Arkeolog Başgelen, 'Çay'ın Cumhuriyeti sembolize ettiğini, kahvenin ise Osmanlı'yı temsil ettiğini' belirterek, 'Osmanlı zamanında çayın bu kadar içilen ve ilgi gören bir yanı olmadığını' söyledi.

Arkeolog olmaya 9-10 yaşlarında karar verdim

Arkeolog olmaya nasıl karar verdiğini açıklayan Başgelen, bu durumun ilkokul 4. sınıfa değindiğini belirterek, çocukluğundan bu yana hep merak duygusunu içerisinde taşıdığını ve arkeolog olmaya 9-10 yaşlarında karar verdiğini belirtti.

İzmir Fethiye gezisinin bu kararı almasında etkili olduğunu da söyleyen Başgelen, bu gezisi sırasında bulunduğu yerlerin fotoğraflarını çektiğini ve bu çekimler için en iyisi olana kadar uğraştığını söyledi. Başgelen, bu durumun dünyasını değiştirdiğini açıkladı.

'1500'e yakın eser sadece bilinen kısım'

Bugün 1500'e yakın eser üzerinde imzası bulunan Başgelen, bunun sadece bilinen sayı olduğunu belirtti.

İlk arkeoloji kuşağı hocalarının yetişmesini Gazi Mustafa Kemal sağlamıştır.

Savaş döneminde arkeolojik çalışmalarında yeterince çalışmalar sürdürülemediğini belirten Başgelen, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ilk arkeoloji kuşağı hocalarının yetişmesini sağladı, ilk arkeolog ekibinin yurt dışına gitmesinde öncülük etti" dedi.

Abdülhamid döneminde tarihi eserlerin kataloğunu bile yapmışız.

"Dizi film olacak kadar heyecanları serüvenler. Müzeciliğin başlangıcında Abdülmecid'in büyük bir önemi var. Onun Yalova seyahatiyle başlayan bir dönem. İlk kez Batı'ya giden ve Batı'daki müzeleri gören padişahımız Abdülaziz'dir. Hatta trene ilk kez binen ve Türkiye'ye gelmesinde katkısı büyüktür. 'Tren gelsin isterse yatak odamdan geçsin' demiştir.

Türkiye müzeciliğinin kurumsallaşmasında Abdülhamid'in çok büyük bir payı var. O dönemde bütün vilayetlere özel irade çıkartılıyor. Balkanlar'dan Kuzey Afrika'ya kadar olan eserler getiriliyor. O zamanlar biz bunun kataloğunu bile yapmışız. Abdülhamid dönemi, arkeolojik yayının yapıldığı dönemlerden biri. Sultan Abdülhamid'in tahta geçmesiyle Türk-Alman ilişkilerinde arkeolojinin çok önemli bir yeri var. Arkeoloji politiği çok iyi incelemek lazım."

Film senaryolarının etkisinde gelişen onların rüzgarında yeşeren bir tarihe bakıyoruz.

Film senaryolarının toplumun tarihe bakışını şekillendirdiğini söyleyen Nezih Başgelen şöyle konuştu: "Günlük siyaset akışında kültür konuları en sondan geliyor. Üniversite sayısı arttıkça dünya sıralamasında geriye düşmeye başladık. Film senaryolarının etkisinde gelişen, onların rüzgarında yeşeren bir tarihe bakıyoruz. Belge bilgi inceleyerek bakmıyoruz tarihe.  O yüzden biz Şehzade Mustafa'nın sonradan farkında oluyoruz. Hürrem'i sevmiyoruz. İbrahim Paşa'ya gıcık oluyoruz. Birden bire o diziler perspektifinde değerler oluşuyor."

YeniŞafak


Benzer Haberler