Antik ve Orta Çağlarda Bir Şifa ve Kült Merkezi: Pythia Therma / Yalova Termal Kaplıcaları

Antik ve Orta Çağlarda Bir Şifa ve Kült Merkezi: Pythia Therma / Yalova Termal Kaplıcaları

Prof. Dr. Bülent Öztürk’ün kaleme aldığı “Antik ve Orta Çağlarda Bir Şifa ve Kült Merkezi: Pythia Therma / Yalova Termal Kaplıcaları” adlı çalışma, Yalova Termal Kaplıcaları’nın binlerce yıllık geçmişini edebî kaynaklar, yazıtlar ve arkeolojik veriler ışığında yeniden değerlendiriyor. Antik dönemin kutsal şifa merkezi olarak öne çıkan alanın kültürel dönüşümü, Roma ve Doğu Roma dönemlerindeki rolü ile epigrafik mirası kapsamlı biçimde ele alınıyor.

“Antik ve Orta Çağlarda Bir Şifa ve Kült Merkezi:
Pythia Therma / Yalova Termal Kaplıcaları”

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Arkeoloji Bölümü Klasik Arkeoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Öztürk tarafından kaleme alınan ve “Antik ve Orta Çağlarda Bir Şifa ve Kült Merkezi: Pythia Therma / Yalova Termal Kaplıcaları” adlı kitap çalışması Arkeoloji ve Sanat Yayınları etiketiyle yayımlanmıştır. Kitapta, bugün “Yalova Termal Kaplıcaları” olarak adlandırılan Orta Çağ edebî kaynaklarında Pythia, Pythion, Pythia Therma, Pythion’daki Therma ve Pylopythia isimleriyle anılan bu kaplıca alanının bir şifa ve kült merkezi olarak Antik ve Orta Çağlar boyunca geçirdiği gelişim süreci Antik-Orta Çağ edebî kaynaklar, epigrafik ve kısmen arkeolojik veriler ışığında ele alınmaktadır.

Çalışma, alanın İstanbul Arkeoloji Müzeleri adına 1932’de ilk arkeolojik kazılarını gerçekleştiren Ord. Prof. Dr. Arif Müfid Mansel (1905–1975) ile Viyana Üniversitesi’nden Prof. Dr. Thomas Corsten’ın epigrafik yayınlarını temel alarak, bununla birlikte 2019 senesinde Prof. Dr. Sümer Atasoy ile yazar tarafından alanda yapılan tespit ve belgelendirme çalışmalarının bazı sonuçlarını da değerlendirmeye almaktadır. Bu bağlamda alana dair bilgi veren, bilhassa Hellenistik Çağ ve Geç Antik Çağ-Bizans Dönemi edebî yazını ile diğer türdeki Eski Yunanca veriler yeniden gözden geçirilmekte; bir kısmının Türkçe çevirileri de konu bağlamında sunulmaktadır. Ayrıca Pythia Therma’ya ilişkin Roma İmparatorluk Dönemi’ne ait tüm epigrafik veriler yeniden değerlendirilmekte ve “Roma İmparatorluk Dönemi Adak ve Mezar Stelleri Kataloğu” olarak Türkçe çevirileri ve yeni yorumlarıyla ortaya konulmaktadır.

Kitabın geneline yayılmış olarak, Yalova Termal Kaplıcalarının hem güncel çalışmalarına ait fotoğrafları hem de farklı arşivlerde bulunan eski görselleri de bu çalışmada yeniden hayat bulmaktadır.

Duaları “İşiten Herakles” ile “Su Perileri Nymphe”lere Adanmış Bir Kült ve Sağlık Merkezi

Günümüze ulaşmayı başaran doğal, arkeolojik, tarihî sit alanlarından ve Eski Yunanca yazıtlı adak stellerinden anlaşıldığı kadarıyla Antik Çağ’da Yarı Tanrı – Kahraman “Herakles (Hercules)” ile “Su Perileri Nymphe”lere adanmış, şifalı sıcak su kaynak sularıyla bilinen Pythia Therma’nın, isminden de atıfla, olasılıkla belki daha erken ve/veya çağdaşı dönemlerinde Kehanet Tanrısı Apollon Pythios’un himayesinde bir kehânet ocağını barındırıyor olabileceği de düşünülmektedir.

Yalova Termal Kaplıcaları alanı içerisinde yer alan Osmanlı İmparatorluğu'nun son padişahlarından II. Abdülhamid Dönemi’nde (1898-1900) ve Cumhuriyetimizin Kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk Dönemi’nde (1929) onarımlar geçiren “Kurşunlu / Büyük Hamam”ın duvarında devşirme olarak, üzerinde Herakles’in betimlendiği Eski Yunanca adak yazıtıyla, ilk kez, bir kişinin “dizanteri = dysenterion” hastalığından dolayı (kurtulduğu için?) Herakles’e adağını sunduğu ve bu vesileyle Pythia Kaplıcalarında Roma İmparatorluk Dönemi’nde “dizanteri hastalığının tedavi edildiği” ortaya konulmaktadır. Ayrıca, MS 2. yüzyıla tarihlenen ve bu kitapta ilk kez yayımlanan Herakles’e sunulmuş yeni bir sunak taşının üzerindeki adak yazıtı sayesinde Pythia Therma’da Herakles’e “Epekoos” yani “Dinleyen/Duaları İşiten Tanrı” vasfıyla seslenildiği de anlaşılmaktadır. Bu yönleriyle de kitap Termal alanın tarihi ile ilgili önemli epigrafik ve tarihsel verileri de ortaya koymaktadır.

Arkhangelos / Baş Melek (Aziz) Mikhael Kilisesi ve Üç Martyr Azize Kız Kardeş
Orta Çağ yazılı kaynaklarından elde edilen bilgilere göre, sahip olduğu su kaynaklarıyla, şifa/tedavi merkezi işlevini ve dinî önemini Bizans Orta Çağı’nda da devam ettiren Pythia Therma’nın manevi ve dini himayesi; antik pagan inanışların Hıristiyanlığa evrildiği süreçte; Herakles’ten alınıp kötülüklerle savaşan Arkhangelos yani Baş Melek (Aziz) Mikhael’e devredilmiş; adak stellerinde görülen su kaynaklarının koruyucusu Üç Nymphe ise teolojik metinlerde üzerlerine giydirilen şifacı kimlikleriyle “Metrodora”, “Menodora” ve “Nymphodora” adlarında Üç Martyr Şehide / Azize Kız Kardeş’e dönüştürülmüştür. Doğu Roma / Bizans İmparatorları I. Constantinus, I. Iustinianus ve II. Iustinus ile eşleri, İmparatoriçeler (Augusta) Helena, Theodora ve Aelia Sophia’nın himayeleri, ziyaretleri ve imar faaliyetleri ile ihya olan; Baş Melek Mikhael’e adanan hamamları ve kilisesi ile popülerliğini artıran Pythia Therma, dönemin önemli şairlerinin şiirlerine de konu olmuştur. Kitapta tüm detaylarıyla anlatıldığı üzere, MS 6. yüzyılda imar faaliyetlerine sahne olan Termal Kaplıcalarının o dönemden itibaren içerisinde hastane, hamam, su kanalları ile kilisenin olduğu bilinir.

Termal Alanı içerisinde, günümüzde “Sinema Kafe” olarak adlandırılan yapının arka ve yan kesimlerinde, tescil edilmiş bir kiliseye ait mimari kalıntılar bu yapılaşma faaliyetinin en önemli mimari ve epigrafik verilerini ortaya koymaktadır. Bu alanda yamaca yaslanarak inşa edilmiş, yarım daire formlu duvar kalıntısı (eksedra), aynı doğrultuda devam eden üstü tonozlu dar bir dehliz, sütunlar ile üzerlerinde II. Iustinus ve eşi Sophia’ya ait monogramların bulunduğu sütun başlıkları ve bir ambon parçası bulunmaktadır. İstanbul Arkeoloji Müzeleri adına A. M. Mansel tarafından yapılan kazılarda yapıya ait mimari unsurlar ortaya çıkarılmış altı adet yıkılmış sütun bulunmuştur. Bunların üç adedi kazılardan sonra ayağa kaldırılarak yerlerine dikilmiş ise de, bugün sadece bir sütun, başlığı ile birlikte ayakta kalmayı başarmıştır.

Roma İmparatorluk Dönemi Mezar Stelleri ve Yazıtları
Pythia Therma’nın Roma İmparatorluk Dönemi tarihini yansıtan diğer önemli belge grubu, alan içerisindeki veya yakındaki bir nekropolis’ten buraya getirildiği düşünülen ve MS 2-3. yüzyıla tarihlendirilen mezar taşları ve üzerlerindeki Eski Hellence yazıtlarıdır. Civarda yaşamış ailelere ait olan bu mezar taşları, yazıtları bağlamında yöre insanlarının taşıdığı isimlerini, isimlerin içeriği bağlamında bölge onomastiğini, dini inançlarını ve kökenlerini, birbirleriyle olan akrabalık derecesini, bazılarının öldükleri zamanki yaşını ve aile yapısını yansıtmaktadır. Ayrıca mezarların yapılış tarzı, üzerlerindeki figürler ve sahneler; mezar kültürleri, mezar sanatı, öbür dünya inanışları ve üretildikleri atölyelere ilişkin ipuçları sunmaktadırlar. Çalışmada tüm mezar stelleri detaylarıyla ele alınmaktadır.

Künye
Yazar : Bülent Öztürk
ISBN : 9786053966869
Sayfa Sayısı : 172
Cilt Tipi : Karton
Dil : Türkçe
Ebat : 16 x 23,50 cm
Yayım Yılı : 2026

Satınalmak için tıklayınız.
 


Benzer Haberler & Reklamlar