Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü'nü meşrulaştırma çabaları sürüyor

Temel amacı kanunlara aykırı olarak kurulmasına rağmen resmi organisyonlar yapan ve merkezinin Gaziantep olmasında ısrar edilen Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü'nü meşrulaştırmak olan Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Vakfı kurulmasını içeren kanun teklifinin görüşmelerine TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda başlandı. Vakfı, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan'ın savunası ve savunma şekli dikkat çekti.

AA haberi bu metinle duyurdu. Yorumsuz yayınlıyoruz: 

Komisyon, AK Parti Ankara Milletvekili Emrullah İşler başkanlığında toplandı.

İşler, Türkiye'nin arkeoloji çalışmaları bakımından dünyadaki önemli merkezlerden biri olduğunu belirterek, teklifle Türkiye'de ve kültürel

 bağları olan dünyanın diğer bölgelerinde bilimsel araştırmalar yapmak, bu araştırmaları teşvik etmek, yapılan araştırmaları yayınlamak, arşivleme çalışmaları gerçekleştirmek, özel müzeler açmak, bilim topluluklarıyla işbirlikleri gerçekleştirmek üzere Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Vakfının kurulacağını söyledi.

AK Parti Gaziantep Milletvekili Ali Şahin, Anadolu'nun son derece zengin bir coğrafya olduğunu dile getirerek, "Önümüzdeki yüzyıl bu zenginliklerimizi keşfederek, koruyarak, dünyayla buluşturarak yön tayinlerimizi gerçekleştirmemiz gerekiyor." dedi.

Odaklanmış bir arkeoloji müktesebatına doğru derinleşmek adına kurumsal kimliğe sahip olunması gerektiğini vurgulayan Şahin, Batılı ülkelerin 1900'lü yıllardan itibaren çok köklü bir arkeolojik kurumsallaşma süreci yaşadığını, Türkiye'nin de içinde bulunduğu farklı ülkelerde enstitü şubeleri açtığını kaydetti.

Ali Şahin, "Belki de dünyanın en zengin arkeolojik coğrafyasına ev sahipliği yapan bir ülke olarak bir milli arkeoloji ve kültürel miras enstitümüzün ve bunu yönetecek bir vakfımızın artık elzem olduğunu görüyoruz." ifadelerini kullandı.

- "Arkeoloji artık kültürel bir diplomasi moduna büründü"

Arkeolojinin artık tarihsel, kültürel bir miras olmaktan çıktığını, kültürel bir diplomasi moduna büründüğünü söyleyen Şahin, birçok ülkenin arkeoloji, kültürel miras üzerinde farklı ülkelerde yumuşak güç olarak faaliyetlerini sürdürdüğüne dikkati çekti.

Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü projesinin, 2014 yılında 36. Uluslararası Kazı, Araştırma ve Arkeometri Sempozyumu'nda gündeme geldiğini anlatan Şahin, Gaziantep Büyükşehir Belediyesinin bu konuyla alakalı Kültür ve Turizm Bakanlığına başvuru yaptığını belirtti.

Avrupa Birliği Bakan Yardımcılığı döneminde projeyi takip ettiğini dile getiren Şahin, AB'nin de bu projeyi çok önemsediğini söyledi.

Anayasa'nın 63. maddesindeki "Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alır" hükmüne işaret eden Şahin, "Böyle bir anayasal alt başlık altında da böyle bir zemin üzerinde vakfımızı sizlerin de katkılarıyla hayata geçirmiş olacağız." dedi.

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan ise Türk arkeoloji dünyasının yıllardan beri Türkiye'nin neden böyle bir kurumunun olmadığından yakındığını ifade ederek, "Yüce Meclisimizin takdiriyle bu yasalaşırsa artık arkeoloji dünyamız da böyle bir kuruma kavuşmuş olacak. Bir eksiklik giderilmiş olacaktır." diye konuştu.

CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, teklifin Anayasa'ya aykırılığı konusunda sözü CHP İstanbul Milletvekili İbrahim Kaboğlu'na vermek istedi.

İşler, komisyon üyelerinin söz talebinin karşılanmasının ardından Kaboğlu'na söz verebileceğini açıkladı.

CHP'li milletvekillerinin ilk olarak Kaboğlu'nun konuşma yapması konusunda ısrar etmesi üzerine kısa süreli bir tartışma yaşandı.

Anayasa'ya aykırılık önergesi verilse Kaboğlu'na söz verebileceğini belirten Komisyon Başkanı İşler, komisyon üyelerine sorarak CHP grubu adına Kaboğlu'na söz verdi.

Kaya'nın, Kaboğlu'ndan sonra teklifin geneli üzerinde konuşma yapacağını söylemesi üzerine İşler, "Buyurun konuşun o zaman. Siz Anayasa'ya aykırılığı ifade edemiyor musunuz?" dedi.

Bunun üzerine CHP İstanbul milletvekilleri Kaboğlu ve Sibel Özdemir toplantı salonundan ayrıldı.

Teklifin tümü üzerine söz alan CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, kanunla kurulmakta olan vakfın kamu tüzel kişiliğine mi özel hukuk tüzel kişiliğine mi sahip olduğunu sorarak, "Kanunla vakıf kurup sonra özel tüzel kişiliği öngören Medeni Kanuna göre vakfı tescil ettirmek, vakfın kuruluşu açısından bir çelişkidir." değerlendirmesinde bulundu.

Yasayla vakıf kurmaktaki amacın ne olduğunu soran Kaya, "Belediye kendi bünyesinde bu işleri yapabilecek birimler oluşturabilecekken, neden vakıf kuruluyor?" sorusunu yöneltti.

Bu vakfın öncesinde Avrupa Birliği fonlarından alınan yardımın miktarını da soran Kaya, "Alınan fonların usulsüz kullanıldığı iddiası bulunmaktadır ve bu vakıf bu usulsüzlüğün aşılması için bulunmuş bir çözüm müdür?" diye sordu.

Ulusal ölçekte kurulan ve merkezi idare ağırlıklı bir yapıdan oluşturulan Vakfın faaliyetlerini yürütmekle görevlendirilen bir Enstitünün merkezinin Gaziantep'te olması yerine Ankara'da olması gerektiğini savunan Kaya, Gaziantep ve talep eden diğer illerde Enstitü tarafından temsilcilik açılmasının uygun olacağını kaydetti.

Anayasanın 63. maddesindeki "Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbir alır" hükmüne işaret eden Kaya, "Bu hükmün gereği olarak bu görevi üstlenmiş olan Kültür ve Turizm Bakanlığı, bu faaliyetleri yaptığı gibi destekleyici ve teşvik edici tedbir alır. Bu görevi yaparken Kültür ve Turizm Bakanlığı kamu tüzel kuruluşu olarak hareket etmek zorundadır. Kamu tüzel kişisi olmanın getirdiği denetimi ve sorumluluklardan kaçma yolu olarak vakıflar özel tüzel kişilikler yoluna sapılması kamu yönetimi anlayışımızla bağdaşmaz." değerlendirmesinde bulundu.

Kaya, teklifin amaç ve kapsam başlıklı birinci maddesindeki "Türk ve İslam Arkeolojisi" ifadesinin Vakfın amacını ve faaliyet alanını sınırlandırdığını iddia etti.

- "AB'nin denetiminde gerçekleştirilen harcamalar"

AK Parti Gaziantep Milletvekili Ali Şahin ise Avrupa Birliği projelerinin AB'nin denetiminde gerçekleştirilen harcamalar olduğunun altını çizerek, ihalelerin Merkezi Finans ve İhale Birimi tarafından açık usulle gerçekleştirildiğini anlattı.

Şahin, harcamaların, Merkezi Finans ve İhale Biriminin bilgileri üzerinden detaylandırabileceğini bildirdi.

Proje kapsamında yurt içinden ve yurt dışından kendisini arkeoloji alanında ispat etmiş 430 bilim adamı ile çalıştıklarını belirten Şahin, Kültür ve Turizm Bakanlığının kendi yetkilerini devretmediğini, tam tersine daha geniş bir noktaya taşıdığını söyledi.

Ali Şahin, Kültür ve Turizm Bakanlığının yurt dışında sınırların ötesinde herhangi bir kazı çalışması yürütemediğine, bir kamu vakfı üzerinden farklı coğrafyalarda bu kazı çalışmalarının yürütülebileceğine işaret etti.

"Türk ve İslam arkeolojisi" ifadesinin Vakfın amacını ve faaliyet alanını sınırlandırdığına yönelik eleştiriyi Şahin, teklifin üçüncü maddesinde yer alan şu ifadeleri okuyarak yanıtladı:

"Öncelikle Türk ve İslam arkeolojisi ile kültürel mirası olmak üzere antropoloji, sanat tarihi, tarih, epigrafi, nümismatik gibi tüm ilgili alanlarda Türkiye, Avrupa, Orta Doğu, Balkanlar, Akdeniz, Ege, Karadeniz, Kafkasya, Orta Asya, Güney Asya ve dünyanın diğer bölgelerinde tarihi çağlar boyunca var olan kültürlerin ve sanatların, Türk bilim insanları ve öğrenciler tarafından her yönüyle çalışılmasını teşvik etmek ve bu alanlarda yapılan bilimsel araştırma ve çalışmaları desteklemek."

Şahin, Kaya'ya "Gaziantep'i sorgulamanız, ülkenin bekası için 6 bin 317 şehit vermiş bir şehirde böyle güzel bir miras varlığını sorgulamanız açıkçası üzdü. Gaziantep'i sorgulamak, 6 bin 317 şehidi sorgulamaktır." diyerek karşılık verdi.

Şahin, Gaziantep'in bu projenin bir ortağı olduğunu vurguladı

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan ise Kültür ve Turizm Bakanlığının hiçbir görevini, mesuliyetini bu Vakfa aktarmadığını belirterek, "Bu vakfı, başta Türk-İslam coğrafyası olmak üzere tüm dünyada arkeolojik çalışmalar yapmak üzere bu misyonla görevlendiriyoruz." dedi.

Türkiye içerisinde arkeolojik kazı yaptırma sorumluluğunun tamamen Bakanlık uhdesinde olduğunu ve burada bir değişiklik yapmadıklarını dile getiren Alpaslan, "Bakanlığımızın bu anlamdaki görevlerine dokunmuyoruz, bu olduğu gibi devam edecek. Ama yurt dışında, özellikle bir sivil inisiyatif üzerinden Türkiye'nin kazılarda daha etkin, daha güçlü olması için, nasıl ki Japonlar Kırşehir'in Kaman'ında böyle bir kazı yapıyorlar, biz de Türk-İslam coğrafyası başta olmak üzere tüm dünyada bu tür faaliyetleri yapmak üzere böyle bir kurum kuruyoruz." bilgisini verdi.

Avrupa Birliğinden alınan fonlara ilişkin Alpaslan, "7,8 milyon avro AB'den fon alınarak Kendirli Gazi Kültür Merkezi'nin restorasyonunda kullanıldı ama aynı şekilde Gaziantep Büyükşehir Belediyemiz ile Kültür ve Turizm Bakanlığımız bunun yüzde 25'i oranında bir destekle restorasyona katkı sağlamıştır." diye konuştu.

Alpaslan, harcamalarla ilgili şüpheye düşecek herhangi bir durumun olmadığını belirtti.

Türkiye'deki arkeoloji kazılarının değerlendirme sempozyumunda bu konunun başlı başına ele alındığını ve oradaki tüm görüşlerin dikkate alındığını aktaran Alpaslan, Vakfın merkezinin Ankara olacağını açıkladı.

"Anayasa'ya aykırılık" iddiasına ilişkin ise Alpaslan, "Anayasa'nın maddelerine açıkça aykırı olan bir husus olmadığı gibi zaten Anayasa Mahkemesinin de bu anlamda Anayasa'ya aykırılığına dair bir kararı bulunmamaktadır." ifadelerini kullandı.

Alpaslan, Vakfın, aynı Yunus Emre Vakfı gibi yurt dışı misyonu üstleneceğini bildirdi.

CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, Vakfın mütevelli heyetinde Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanının olmasına ilişkin, "Büyükşehir Belediye Başkanımız Fatma Şahin de herhalde Muharrem Sarıkaya'yı seyrettiği gibi seyreder diye düşünüyorum. Sonuçta bir siyasidir. Siyasetin sanata bakış açısı farklı olabilir. Sanatta böyle olmamalı. Bir belediye uhdesinde bir arkeoloji enstitüsüne biz karşıyız." ifadelerini kullandı.

AK Parti milletvekilleri Adıgüzel'in bu sözleri üzerine "Doğru bir benzetme olmadı." diyerek tepki gösterdi.

Bir siyasetçi olarak Adıgüzel'in eleştirilerini doğru bulmadığını ifade eden Komisyon Başkanı Emrullah İşler, "Sayın Adıgüzel, siz siyasetçisiniz. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı halkın oylarıyla seçilen siyasetten gelen bir isim ve oradaki tek seçilmiş kişi, en yüksek makam orası. Ona bağlı olarak bu enstitü kurulması, belediyenin de bir partner olması; burada bir sakınca yok." dedi.

Teklifin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanarak, maddelerin görüşmesine geçildi.
 

AA

İlgili Haberler


Benzer Haberler & Reklamlar