Göbekli Tepe ve gökyüzü: 12 bin yıl önce atalarımız yıldızları 'okudu' mu?

Göbekli Tepe ve gökyüzü: 12 bin yıl önce atalarımız yıldızları 'okudu' mu?

Bu insanlar başlarını kaldırıp gökyüzüne baktıklarında ne görüyorlardı - ve gördüklerini taşa mı işliyorlardı?

SPONSORLU MAKALE

Şanlıurfa'nın yaklaşık 15 kilometre kuzeydoğusunda, çıplak bir tepenin altından dünyanın bilinen en eski anıtsal yapıları gün yüzüne çıktığında, insanlık tarihine dair bildiklerimizin çoğu yeniden yazıldı. Henüz tarım, çömlek, yazı ve şehirler yokken; avcı-toplayıcı topluluklar tonlarca ağırlığındaki T biçimli dev sütunları dikmiş, üzerlerine tilkiler, yılanlar, turnalar, akrepler ve akbabalar kazımıştı. Yaklaşık 11-12 bin yıllık bu taşların karşısında insanın aklına kaçınılmaz bir soru geliyor: Bu insanlar başlarını kaldırıp gökyüzüne baktıklarında ne görüyorlardı - ve gördüklerini taşa mı işliyorlardı?

Bu sorunun kesin bir yanıtı yok ve arkeologlar arasında hararetle tartışılıyor. Ama bir şey neredeyse kesin: Gökyüzüne bakıp ona bir anlam, bir isim, bir hikâye yükleme dürtüsü insanlığın en eski alışkanlıklarından biri. Öyle ki bugün bu binlerce yıllık geleneği çok kişisel bir biçimde sürdürmek de mümkün; nitekim gökyüzündeki gerçek bir yıldıza isim vermek artık sembolik bir hediye olarak sunuluyor. Ama önce o ilk soruya, Göbekli Tepe'nin taşlarına dönelim.

Göbekli Tepe'de tarımdan binlerce yıl önce dikilen T biçimli anıtsal sütunlar. (Foto: Teomancimit, Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0)

Tarımdan binlerce yıl önce dikilen taşlar

Göbekli Tepe'yi bilim dünyasına kazandıran isim, 1995'te kazılara başlayan Alman arkeolog Klaus Schmidt oldu. Schmidt'in Alman Arkeoloji Enstitüsü (DAI) ekibiyle ortaya çıkardığı tablo şaşırtıcıydı: 10 ila 30 metre çapındaki dairesel çevrelerin içine dizilmiş, boyları 4 metreyi aşan T biçimli anıtsal sütunlar. En ünlüleri "D Yapısı" olarak bilinen çevrede yükseliyor. Bu yapıların en çarpıcı yanı yaşları: Layer III olarak adlandırılan en eski tabaka MÖ 9600-8800'e, yani tarımın icadından binlerce yıl öncesine tarihleniyor. Uzun süre "önce yerleşim, sonra anıt" sırası varsayılırken Göbekli Tepe bu sıralamayı sorgulatacak kadar eskiydi. Son yıllarda kazı ekibi, alanın salt bir "tapınak" değil, yerleşim izleri de taşıyan karmaşık bir merkez olabileceğini vurguluyor.

Göbekli Tepe'de dairesel bir çevre ve ortada yükselen dev T biçimli sütun ikilisi. (Foto: Immanuelle, Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0)Ek:

Akbabalı Taş: 43 No'lu Sütun

Tüm sütunlar içinde bir tanesi, arkeoastronomların (gökbilimi arkeolojiyle birleştiren araştırmacıların) dikkatini özellikle çekti: D Yapısı'ndaki 43 numaralı sütun, namıdiğer "Akbabalı Taş" (Vulture Stone). Üzerinde kanatlarını açmış bir akbaba, bir akrep, çeşitli kuşlar ve sahnede yer alan bir daire (disk) kabartması bulunuyor. Sütunun alt kısmında ise başsız bir insan figürü görülüyor. İşte bu sahne, son yılların en tartışmalı iddialarından birinin kaynağı oldu.

Cesur iddia: Taşa kazınmış bir gökyüzü haritası mı?

2017'de Edinburgh Üniversitesi'nden Martin Sweatman ve Dimitrios Tsikritsis, taştaki hayvanların aslında birer takımyıldızını temsil ettiğini öne sürdü. Onlara göre akbaba Yay (Sagittarius), akrep ise Akrep (Scorpius) takımyıldızıydı; akbabanın tuttuğu daire de Güneş'i simgeliyordu. Dahası araştırmacılar, sahnenin belirli bir olayı - Genç Dryas adı verilen ani soğuma dönemini başlattığı varsayılan bir kuyruklu yıldız çarpmasını - "kaydettiğini" iddia ettiler. Bu yorumla Akbabalı Taş, insanlığın bilinen en eski gök günlüklerinden biri hâline geliyordu. İddia dünya basınında geniş yankı buldu.

Kazı ekibi neden ikna olmadı

Ne var ki Göbekli Tepe'yi bizzat kazan ekip bu yoruma katılmadı. Kazı ekibinin araştırmacılarından arkeolog Jens Notroff, ekibin "The Tepe Telegrams" adlı bilimsel bloğunda iddiaya ciddi itirazlar yöneltti. Notroff'a göre yorum, işine gelen sembolleri seçip diğerlerini göz ardı ediyordu. Örneğin "kitlesel ölüm" göstergesi sayılan başsız figürün belirgin biçimde vurgulanmış erkeklik organı, bu "ölüm" okumasıyla açıkça çelişiyordu. Ayrıca sütunların hepsinin aynı anda dikildiği kesin değildi; çevrelerin zamanla gömülüp yeniden düzenlendiği biliniyordu. Kısacası, hayvan kabartmalarını modern takımyıldızlarıyla eşleştirmek cazip görünse de, bunu kanıtlayacak sağlam bir zemin yoktu. Tartışma bugün de sürüyor: Sweatman iddiasını savunmaya devam ediyor, kazı ekibiyse temkinli.

Kesin olan ne: İnsan hep gökyüzüne baktı

Göbekli Tepe'nin ustalarının yıldızları "haritaladığını" kanıtlayamıyoruz. Ama kanıtlayabildiğimiz, çok daha kapsayıcı bir gerçek var: Gökyüzünü izlemek, ona isimler ve hikâyeler vermek insanlığın ortak ve en köklü uğraşlarından biri. Göbekli Tepe'den birkaç bin yıl sonra Mezopotamyalılar, MUL.APIN adlı çivi yazılı tabletlerde takımyıldızlarını sistemli biçimde kayda geçirdiler; bugün hâlâ kullandığımız burçların çoğunun kökeni oraya uzanıyor. Ortaçağda ise Abdurrahman es-Sûfî gibi İslam gök bilginleri bu isimleri derleyip düzeltti; gökyüzündeki en parlak yıldızların adları (Aldebaran, Vega, Altair, Betelgeuse) hâlâ Arapça kökenlerini taşıyor. İsimlendirme dürtüsü, tepeden tabletlere, oradan teleskoplara uzanan kesintisiz bir çizgi.

Bugün gökyüzünde bir isim

Bu köklü geleneğin en modern yankısı, kişisel bir jest hâline gelmiş durumda: Gökyüzünde bir yıldız seçip ona bir isim ve tarih atamak, karşılığında da yıldızın gök koordinatlarını içeren bir sertifika almak. Bir doğum, bir yıldönümü ya da bir anma için sembolik ve şiirsel bir hediye. Burada dürüst bir not düşmek gerekir: Bir yıldıza isim vermek duygusal ve simgesel bir jesttir; Uluslararası Astronomi Birliği (IAU) tarafından resmî olarak tanınan bilimsel bir işlem değildir. Ama belki de değeri tam olarak burada gizli: Tıpkı binlerce yıl önce bir taşa kazınan akbaba gibi, anlamını ona yüklediğimiz duygudan alır.

Göbekli Tepe'nin sütunları bize kesin bir gök haritası vermiyor olabilir. Ama başımızı kaldırıp o aynı yıldızlara baktığımızda, aslında atalarımızla aynı şeyi yapıyoruz: Sonsuzluğa bakıp onu bir nebze kendimize ait kılmaya çalışıyoruz. Belki de insanı insan yapan tam olarak bu.


Benzer Haberler & Reklamlar