Amida höyük'te üzerinde Fidrubi Amed yazan Artuklu sikkesi bulundu

Amida höyük'te üzerinde Fidrubi Amed yazan Artuklu sikkesi bulundu

Diyarbakır'ın Sur ilçesindeki Amida Höyük’te 2019 yılı arkeoloji kazıları sona erdi. Kazı Başkanı Prof. Dr. İrfan Yıldız, atölye çalışmaları devam eden tarih alanda şu ana kadar bulunan tarihi eserler hakkında açıklama yaptı.

Diyarbakır'ın kalbi olarak bilinen ve birçok medeniyete ev sahipliği yapan Sur ilçesindeki Amida Höyük’te kazı çalışmalarına 2018 yılında başlanmıştı. Kentin ilk yerleşimin alanı olarak bilinen Amida Höyük’te bu yıl yapılan kazı çalışmaları sona erdi. Atölye çalışmaları devam eden höyükte ortaya çıkarılan tariih eserler mercek altına alınıyor.

El Hiyel burada yazıldı, dünyanın ilk insansı robotlarını burada yapıldı

Kazı Başkanı Prof. Dr. İrfan Yıldız, Amida Höyük'te elde edilen bulgularla 8 bin yıl öncesine dair yaşantının olduğunu ortaya çıkardıklarını ifade ederek, "Şu an itibariyle arazi çalışması bitti ama atölye çalışmamız devam ediyor. Tabii Artuklu Sarayı’nın en önemli özelliklerinden birisi meşhur İslam bilgini El Cezeri’nin burada 25 yıl yaşamış olması ve El Hiyel adlı kitabını burada yazmış olması, dünyanın ilk insansı robotlarını burada yapmış olmasıdır. Kazıda çok önemli buluntular çıktı. Yerleşimin 8 bin yıldır kesintisiz devam ettiğine dair buluntulara rastladık. Bunlar bizim seramik buluntularımızdır. Bu seramiklerden kesintisiz bir yaşamın olduğu anlaşıldı. Milattan önce 6 bin yıllarında yerleşim burada başlamış. Günümüze kadar da devam etmiş" diye konuştu.

Amida Höyük’te gelecek sezon yapılacak kazı çalışmalarında çok önemli buluntular ele geçirileceğini düşündüklerini aktaran Yıldız, “El Cezeri burada 25 yıl çalışmış, kitabını yazmış. El Cezeri’nin hemen sarayla bağlantısı olan tünelin içerisinde bulunan su kaynağında yukarıya su akıttığını biliyoruz. Bu suyun dağıtımı ile ilgili bu yıl bir iki veri ele geçti ama üzerinde çalışmalar devam ediyor. Önümüzdeki sezonda bu El Cezeri’nin özellikle saraydaki su dağıtımı ile ilgili çok ciddi verilerin ele geçeceğini düşünüyoruz" dedi.

Nasreddin Mahmud’un burada bastırdığı sikkede ‘Fidrubi Amed’ yazıyor.

Yıldız, geçen yıl başlatılan kazı çalışmalarında bugüne kadar birçok eserin Amida Höyük'te bulunduğunu ifade ederek, şunları söyledi: "Artuklu Sarayı'nı, Artuklu hükümdarı Nasreddin Mahmud inşa ediyor. Nasreddin Mahmud’un burada bastırdığı bir sikke de kazılar da ortaya çıktı. ‘Fidrubi Amed’ yazıyor. Yani Diyarbakır’da bu sikkenin bastırıldığı belirtiliyor. Nasreddin Mahmud sikkeyi bu sarayda bastırmış. Sikkenin en önemli özelliklerinden biri üzerinde Nasreddin Mahmud’un ve aynı zamanda da Artuklular’ın arması olarak da bilinen çift başlı kartal figürünün bulunmasıdır. Nasreddin Mahmud’un Diyarbakır’da yaptırdığı 7 Kardeş Burcu'nda da biz bu figürü görüyoruz. Dolayısıyla hem sikkelerin üzerine bastırmış hem de mimari eserlerde kullanılmış. Daha önce burada yapılan kazılarda da ele geçen bir çini parçasının üzerinde de aynı formda çift başlı kartal figürüne rastlanmış. Yine Artuklu dönemindeki özellikle El Cezeri’nin kullandığı, otomatlarında kullandığı file benzer bir figür ele geçti. Fil olduğunu tahmin ediyoruz. Bir boğa başı figürü ele geçti. Seramiklerimiz ise saray seramikleri. Özellikle bir çanağın içerisindeki 4’lü kalp motifi de Diyarbakır’ın bir sergi şehri olduğunu bir daha kanıtladı. Cumhuriyet döneminde burası askeriye olarak kullanıldığı için askerlerin düşürdüğü paralar ve kullandıkları, aralarında yabancı bir askere ait künyeler de kazıda ortaya çıktı. Halaf kültürür olarak adlandırdığımız seramiklerin boyalı ele geçmesi yine Ubeyd kültürüne ait seramiklerin ele geçmiş olması bizim için önemlidir. Artuklu dönemine ait bir tabak, yine Artuklu dönemine ait üzerinde sülüs yazı bulunan bir küp parçası, onun yanında en son Osmanlı dönemine ait de seramikler ele geçti. Kazı çalışmalarının daha başlarındayız. O yüzden bazı buluntuların ele geçmesi için daha erken. İlerleyen dönemlerde daha çok buluntunun ele geçirileceğini düşünüyoruz. Şu anda kazdığımız en son tabakadaki saray ise Bizans döneminde inşa edilmiş olup Artuklu döneminde onarılmış. Literatüre de Artuklu Sarayı olarak geçmiştir."

DHA


Benzer Haberler & Reklamlar


Arkeolojik Haber