Yağıbasan Medresesi Türk-İslam Bilim Tarihi Müzesi olmaya hazırlanıyor

Yağıbasan Medresesi Türk-İslam Bilim Tarihi Müzesi olmaya hazırlanıyor

Anadolu'daki en eski Türk-İslam medresesi olarak bilinen, Danişmentliler döneminde Nizameddin Yağıbasan tarafından inşa ettirilen, halk arasında Çukur Medrese olarak da bilinen 12. yüzyıl tarihli Tokat Yağıbasan Medresesi, Türk-İslam Bilim Tarihi Müzesi olmak için mali destek bekliyor.

Danişmentliler döneminde Nizameddin Yağıbasan tarafından yaptırılan Yağıbasan Medresesi, tonozlu odaları, ibadet alanı ve dershane işlevindeki eyvanlarıyla, kapalı avlulu Anadolu medreselerinin ilk örneklerinden biri olma­sı açısından da önem arzediyor.

Halk arasında Çukur Medrese olarak da bilinen, Anadolu'daki en eski Türk-İslam medresesi konumundaki  12. yüzyıl tarihli Tokat Yağıbasan Medresesi, Türk-İslam Bilim Tarihi Müzesi olmak için mali destek bekliyor.

Tokat hakkında tarih araştırmaları yapan yerel tarihçi Hasan Erdem, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Tokat'ın Anadolu'nun ortasında, yolların kavşak noktasında ve özel bir coğrafyaya sahip bir şehir olduğunu söyledi.

Erdem, Tokat tarihinin milattan önce 5000'lere uzandığını belirterek, son yapılan incelemelerde bu tarihin milattan önce 8000'lere uzanabileceğini dile getirdi.

Medrese Plan olarak da ilklere sahip

Tokat'ın Roma döneminde önemli bir merkez olduğuna işaret eden Erdem, "Roma'nın savaş yolları üzerinde garnizon komutanlığı vesaire olması bakımından önemli bir durak. Bizans'ta da yine önemli bir dini merkez ama Tokat, Hitit, Roma, Bizans gibi ilk uygarlıkların dışında esas kimliğini 1071 Malazgirt Meydan Muharebesi sonrasında Melik Ahmet Danişment Gazi'nin kurmuş olduğu Danişmentli Beyliği'yle birlikte kazanmış oluyor." diye konuştu.

Erdem, Tokat coğrafyasının, ilmiye sınıfına mensup olan Melik Ahmet Danişment Gazi tarafından fethedildiğini vurguladı.

Daha sonra fetihlerin Erzincan, Sinop, Ankara ve Kayseri'ye kadar uzandığını aktaran Hasan Erdem, "İçinde bulunduğumuz bina da Melik Ahmet Danişment Gazi'nin torunlarından Nizameddin Yağıbasan tarafından yaptırılan, Anadolu'nun ilk Türk İslam üniversitesi. Bir diğeri de Niksar Kalesi üzerinde bulunan Yağıbasan Medresesi. İki tane medrese mevcut. Plan olarak da ilklere sahip. Kapalı avlu sistemi oluşu, moloz taştan inşa edilmesi ve çift eyvanlı olması da ayrı bir özellik." ifadelerini kullandı.

Erdem, medresenin açık kubbesiyle o dönem rasathane işlevi de gördüğünü anlatarak, "Bugün medrese dediğimizde ister istemez genel kanaat bir Kur'an kursu, dini eğitim verilen yer anlamına geliyor ama orijinalinde medrese, dini bilimlerin yanı sıra özellikle astronomi, tıp, matematik, geometri gibi diğer bilimlerin de okutulduğu önemli ilim irfan yuvaları." değerlendirmesinde bulundu.

Mevlana'nın "Fihi Ma Fih" eserinde Tokat vurgusu

Osmanlı'nın ilk baş müderrisi Davud el-Kayseri'nin 13 yıla yakın Yağıbasan'da eğitim aldığına dikkati çeken Erdem, Orta Asya'daki Türk İslam devletlerinin bilgi kaynaklarının Tokat havzasına geldikten sonra Anadolu'ya yansıdığı bilgisini verdi.

Erdem, şehirde münevver ve ilmiye sınıfının oluştuğunu ve Osmanlı'nın Molla Hüsrev, İbni Kemal, Muid Ahmet Kazabadi, Kadızade Mehmet Tahir Efendi, Mustafa Sabri Efendi gibi şeyhülislamlarının Tokat'ta doğup yetiştiğini anlattı.

Tokat'ta imar faaliyetlerinin yanı sıra gönüllerin ihyasıyla da uğraşıldığı yorumunu yapan Hasan Erdem, şöyle devam etti:

"Anadolu'da bilinen birçok tasavvufi ekolün de merkezi konumunda bu şehir. Hazreti Pir Mevlana Celaleddin Rumi hayattayken, yazmış olduğu 'Fihi Ma Fih' kitabında da bizzat kendisinin ifadesiyle, 'Tokat'a gitmek gerektir. Tokat'ta iklim mutedildir. Gerçi Antakya da mutedildir ama onlar bizim lisanımızdan anlamaz diye bir ibare var. Bundan bizim Hazreti Pir'in Tokat'a geldiğini anlamamız da mümkün. Kendisi daha hayattayken Tokat'a kendi yetiştirdiği şahsiyetlerden önemli isimleri gönderiyor. Hatta burada bir dergah açıyor."

- Müze projesi hazır

Erdem, Yağıbasan Medresesi'ndeki ilk restorasyon projesinin 1990'ların sonunda uygulandığını söyleyerek, "Görmüş olduğumuz binanın yaklaşık yarıya yakını yıllar içerisinde erozyon, sel gibi sebeplerle dolmuştu. Bir dönem burası halk arasında zaten 'Çukur Medrese' olarak biliniyor. Üst kısımda eğitim bir süre devam ediyor, sonra yapının genel mimari planına sadık kalarak bu şekil açığa çıktı ama tabii kullanılmamasından dolayı, yaklaşık 2 yıl önce tekrar bir restorasyon gördü." şeklinde konuştu.

Son çalışılan projeyle medresenin Türk-İslam Bilim Tarihi Müzesi olması yönünde çaba sarf edildiğine değinen Erdem, yapının layık olduğu en önemli fonksiyonu olan müze halinin özellikle gençlerin bilgilenmesi açısından çok önemli olduğunun altını çizdi.

Erdem, müze projesinin hazır olduğunu ve mali destek beklendiğini ifade ederek, Türk-İslam Bilim Tarihi Müzesi'nde medresenin orijinalinde yer alan rasat aparatlarının bulunabileceğini aktardı.

Müzede Tokat'ta yetişmiş önemli şahsiyetlerin eserlerinin de sergilenebileceğini belirten Erdem, o dönem eğitimi gösterilen geometri, matematik, tıp gibi ilmi tasniflerin anlatılacağı bir bölümün de müzede oluşturulabileceğini sözlerine ekledi.

Musa Alcan - AA


Benzer Haberler