Çorum’daki Şapinuva Antik Kenti’nde yaklaşık 3 bin 400 yıllık anıtsal yapının işlevi, sürdürülen çok disiplinli kazılarla araştırılıyor. 2024’te jeofizik çalışmalarla belirlenen ve üç yıllık kazıyla büyük bölümü açığa çıkarılan yapıda “L” biçimli odalar, taş döşemeler ve hayvan kalıntıları bulundu. Bulgular, yapının kamu binası, tapınak ya da idari bir yapı olabileceğine ilişkin yeni sorular ortaya çıkarırken, uzmanlar işlevini bu sezon netleştirmeyi hedefliyor.

Hitit Dünyasının Önemli Merkezlerinden Şapinuva
Çorum’un Ortaköy ilçesindeki Şapinuva Antik Kenti’nde 1990’da başlayan arkeolojik kazılar, 36 yıldır kesintisiz biçimde devam ediyor. Hititlerin Hattuşa’dan sonraki önemli merkezlerinden biri olan Şapinuva, dini, askeri ve ekonomik açıdan döneminin öne çıkan yerleşimleri arasında bulunuyor. Kentte ele geçirilen yaklaşık 4 bin tablet ise 3 bin 500 yıl önceki Hitit devletinin idari yapısı, günlük yaşamı ve kültürel alışkanlıklarına ilişkin önemli bilgiler sunuyor.
Hitit Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Önder İpek başkanlığındaki kazılarda, 2024 yılında jeofizik araştırmalarla büyük bir yapı tespit edildi. Yaklaşık 5x5 metrelik açmayla başlatılan çalışmaların ilk yılında yapının yüzde 20’si ortaya çıkarıldı. 2025 ve 2026 sezonlarında sürdürülen kazılarla yapının dış duvarları ve iç mekanları büyük ölçüde belirlenmiş oldu.

“L” Biçimli Odalar Yapının İşlevine Işık Tutabilir
Yaklaşık 3 bin 400 yıllık olduğu belirlenen anıtsal yapının milattan önce 1380’li yıllarda inşa edildiği, arkeolojik çalışmalar ve karbon testleriyle ortaya konuldu. Yapının işlevinin belirlenmesi için arkeologların yanı sıra Hititçe çalışan filologlar, restorasyon ve konservasyon uzmanları, jeologlar, arkeobotanik ve zooarkeoloji uzmanları araştırmalara katılıyor.
Kazı Başkanı İpek, yapının henüz kamu binası, tapınak veya idari yapı olarak tanımlanamadığını belirterek, özellikle iç odalarda ortaya çıkacak buluntuların işlev konusunda belirleyici olacağını ifade etti. Yapıda geçen yıl keşfedilen uzun “L” biçimli odaların bu yıl simetrik düzeninin de belirlenmesi, mimari planın anlaşılmasına katkı sağladı.

Hayvan Kalıntıları Kurban Ritüellerini Gündeme Getirdi
Yapının içindeki buluntular arasında hayvan kalıntıları da dikkat çekiyor. 2025 yılında taş döşemeye yakın bölümde başı olmayan kuzu ya da keçi yavrusuna ait olabileceği düşünülen bir iskelet bulundu. Bu yıl ise diğer
“L” biçimli odada, yine taş döşeme üzerine bırakılmış bir sığır kafatası ortaya çıkarıldı.
Yazılı Hitit kaynaklarında yapılarda gerçekleştirilen tadilatlar sırasında kurban kesildiğine ilişkin bilgiler bulunuyor. Bu nedenle araştırma ekibi, hayvan kalıntılarının yapının farklı kullanım evrelerinde gerçekleştirilen kurban ritüelleriyle bağlantılı olabileceğini değerlendiriyor. Yapının işlevine ilişkin kesin sonucun ise odaların tamamında sürdürülecek kazılar ve buluntuların bilimsel analizleri sonrasında ortaya konulması bekleniyor.



Şapinuva’da 3 Bin 400 Yıllık Anıtsal Yapının Gizemi Araştırılıyor
Karaman Pınarbaşı’nda 14 Bin Yıllık Yerleşim Hikâyesi Yeniden Araştırılıyor
Zeugma’da Büyük İskender’in Fırat geçişi Sofrada Canlandırıldı
Yapay Zeka Şirketlerinin Sahaflardaki Nadir Kitapları Topladığı Kanıtlandı