Hindistanlılar ne kadar Hintli tartışmaları ve genetik bir araştırma

Hindistanlılar ne kadar Hintli tartışmaları ve genetik bir araştırma

Güney ve Orta Asya'nın Genomik Oluşumu araştırması, Turan ve İran havzasındaki arkeolojik alanlardan elde edilen genlerin de desteği ile Hindistan havzasında (Orta ve Güney Asya) yaşayan insanların genetik çeşitliliğini göstermeyi amaçlıyor.

Biorxiv.org sitesinde 95 araştırmacının imzası ile 31 Mart 2018 tarihinde yayınlanan Güney ve Orta Asya'nın Genomik Oluşumu (The Genomic Formation of South and Central Asia) başlıklı, hakem onayına sunulmamış makalenin içerdiği DNA araştırması; batıdan ve kuzeyden Hindistan'a göçlerin yerel halkların DNA'sına nasıl katkıda bulunduğunu gösteriyor.

Araştırmacılar "Orta ve Güney Asya popülasyonlarının genetik oluşumu, eski DNA yokluğu nedeniyle belirsizdi. Bu açığı ele almak için, ilkini İran'ın doğusu, Turan (Özbekistan, Türkmenistan ve Tacikistan), Tunç Çağı Kazakistan ve Güney Asya da dahil olmak üzere 362 antik kişiden genom çapında veri ürettik. Verilerimiz, günümüzde Güney Asyalıların atalarını oluşturmak için nihayetinde birleştirilen karmaşık bir genetik kaynak kümesi ortaya koymaktadır.... Sonuçlarımın, Bozkır soyunun, Avrupa ve Güney Asya'yı Bronz Çağında genetik olarak nasıl bağladığını ve Avrasya'nın pek çok ülkesinde Hint-Avrupa dillerinin yayılmasından neredeyse kesinlikle sorumlu olan popülasyonları belirlediğini gösteriyor." diyorlar.

Hintliler kimdir? Nereden geliyorlar?

Son birkaç yıldır bu sorular hakkındaki tartışmalar giderek büyüyor. Sağ görüşlü Hindular, kendilerine Aryan diyen insanların Hint toplumunun kaynağı olduğuna inanıyorlar. Aryanlar, Hinduizmin en eski dini yazıtlarını yani Vedalar’ı bir araya getiren ve ata binip sığır yetiştiren savaşçılardan ve çobanlardan oluşan göçebe bir kavimdir.

Aryanlar Hindistan kökenli olup daha sonra Asya’nın ve Avrupa’nın geniş bölgelerine yayıldılar ve günümüz Avrupalıların ve Hintlilerin konuştuğu Hint-Avrupa dillerinin yükselmesine yardımcı oldular.

Bunlar yaşanırken, birçok 19.yüzyıl etnografçısı ve tabii ki Adolf Hitler, Aryanların Avrupa’yı fetheden üst sınıf bir ırk olarak kabul ettiler. Her ne kadar Alman lider onları kuzeyli İskandinav kökenli bir soy olarak kabul etmiş olsa da..

Bilim insanları Aryan terimini kullandıklarında Hint-Avrupa dillerini konuşan ve kendilerine Aryanlar diyen insanlardan oluşan bir grubu kastederler. Hitler’in ve bazı sağ görüşlü Hindu grupların yaptığı gibi herhangi bir ırkı ifade etmek için kullanılmaz.

Birçok Hintli bilim insanı, bu Hint-Avrupa dillerini konuşanların yani Aryanların daha önce bulunan uygarlığın düşmesinden sonra Hindistan’a varan bir grup olduğunu ve tarih öncesine ait yaşanan çok sayıdaki göç dalgalarından sadece birisi olabileceğini ileri sürer “Hindistan’dan çıkış” tezini sorguladılar. Eskiden bulunan bu uygarlık ise Mısırlılar ve Mezopotamyalılar ile aynı zamana denk gelen ve günümüz kuzeybatı Hindistan ve Pakistan‘ında bulunmuş olan Harappan veya İndus Vadisi uygarlığıydı.

Fakat, sağ görüşlü Hindu grupları Harappan uygarlığının aslında bir Aryan ve Vedik uygarlığı olduğuna inanıyorlar.

Birbirine zıt düşen bu iki teoriye destek veren gruplar arasındaki gerilim son birkaç yıldır arttı, özellikle de milliyetçi Hindu Bharatiya Janata Partisi (BJP) 2014 yılında Hindistan’da başa geçtikten sonra.

Bu uzun süreli anlaşmazlığa şimdi ise insanların ne zaman nereye gittiklerini ortaya çıkarmak için antik DNA’yı kullanan yeni bir popülasyon genetiği disiplini adım attı.

Antik DNA’yı kullanan araştırmalar son birkaç yıldır bütün dünyada tarih öncesini yeniden yazıyor ve Hindistan’da ardı ardına etkileyici keşifler yapılıyor.

Bu konu üzerine en yakın zamandaki çalışma Harvard Üniversitesi’nden genetikçi David Reich tarafından yürütülen ve tüm dünyadan genetik, tarih, arkeoloji ve antropoloji disiplinlerinden 92 eş yazarın da dahil olduğu şu an biyolojik bilimler için ön baskı sunucusu bioRxiv’deki yayımlanmak üzere olan. “Genomic Formation of South and Central Asia” başlıklı makale ses getirecek argümanları barındırıyor.

Yapılan çalışma, 10.000 yıl içinde iki ana göçün yaşandığını gösteriyor. Birincisi dünyanın ilk keçi evcilleştirilmesi kanıtının geldiği güneybatı İran’da bulunan Zagros bölgesinden geliyor ve tarımcıları, çoğunlukla da hayvan yetiştiricilerini, Hindistan’a getiriyor.

Bu, MÖ 7.000 ila 3.000 yıl önce yaşanmıştı. Bu Zagroslu yetiştiriciler kıtanın bu bölgesindeki yerel halk ile karıştılar, yani ilk Hintlilerle, yaklaşık 65.000 yıl önce Hindistan’a ulaşan “Afrika’dan Çıkış” (Out of Africa) göçebelerinin soyundan gelenler, ve beraber Harappan uygarlığını oluşturdular.

MÖ 2000 yılından sonraki yüzyıllarda ikinci bir göç dalgası Avrasya Bozkırlarından (Aryanlar) geldi, büyük ihtimalle günümüz Kazakistan bölgesinden. Sanskrit dilinin eski bir versiyonunu, atlar ile olan hünerlerini ve birçok kültürel yenilik getirmiş ve böylece Hindu/Vedik kültürünün temellerini oluşturmuş olabilirler. (Bin yıl önce ise Bozkırlardaki insanlar Avrupa’ya doğru göç edip oradaki tarımcılarla karıştılar ve yeni kültürler oluşturup Hint-Avrupa dillerini yaydılar).

Daha önce yapılan diğer genetik çalışmalar ise güneydoğu Asya’dan gelen Austro-Asyatik dilleri konuşanlar gibi Hindistan’a yapılan göçleri aydınlattılar.

Hintli popülasyonunu anlayabilmek için bir pizza olarak hayal edebiliriz. İlk Hintliler ise bu pizzanın tabanını oluşturuyor. Bu düzensiz pizzanın tabanı bazı kısımları ince bazı kısımları kalın olsa da hala üstüne inşa edilen pizzanın geri kalanına destek sağlıyor. Bunun sebebi ise Hintlilerin genetik soylarının %50’den %65’e kadar İlk Hintlilerden geldiğini gösteren araştırmalar.

Bu tabanın üstüne bütün pizzanın üstüne yayılan sos geliyor yani Harappanlar. Ve sonra da malzemeler ve peynir yani Austro-Asyatik, Tibeto-Burman ve Hint-Avrupa dillerini konuşanlar veya Aryanlar, her biri daha sonrasında bu bölgeye doğru kendi yollarını buluyorlar.

Birçok sağ görüşlü Hindu için bu bulgular sindirilmesi oldukça zor. Uzun zamandır okul ders programlarını değiştirmek için ve Aryan göçleri hakkındaki her türlü bilgiyi kitaplardan çıkartmak için mücadele veriyorlar. Birçok sağ görüşlü popüler “tarih” kolları Twitter üzerinden Aryan göçleri teorisini savunan Hindistan’ın önde gelen tarihçilerine saldırıda bulunuyor.

Hindu milliyetçilerine göre Aryanların Hindistan’ın ilk halkı olmadığını ve Harappan uygarlığının onların gelmesinden çok daha önce var olduğunu kabul etmenin bir bedeli var. Bu, Aryanların veya onların Vedik kültürünün Hint uygarlığının tek kaynağı olmadığını ve en eski kaynakların başka yerde yattığını da kabul etmek anlamına geliyor. Hindistan insan kaynakları geliştirme bakanı, Satyapal Singh, yakın zamanda medya üzerinden “Sadece Vedik eğitimi çocuklarımızı iyi şekilde yetiştirebilir ve zihinsel disipline sahip vatansever bireylere dönüştürebilir” diyerek bildiride bulundu.

Farklı popülasyon gruplarını birleştirme fikri, ırksal saflığa çok büyük değer atfeden Hindu milliyetçileri için de çok çekici değil. Diğer bir sorun ise göç teorisinin Aryanları, Babürler gibi sonradan gelen Müslüman işgalciler ile aynı kefeye koyması.

Tartışmalar sadece teorik olmaktan ibaret değil. Hint başkenti Delhi’ye komşu olan Haryana eyaletindeki Bharatiya Janata Partisi hükümeti Harappan uygarlığının Saraswati nehir uygarlığı olarak yeniden isimlendirilmesini talep etti. Saraswati, dört Vedik metinlerinlerinin en eskisinde bahsi geçen ve uygarlık ile Aryanlar arasındaki bağı vurgulayan önemli bir nehirdir.

Bu  son çalışma ise bu tartışmalara bir son vermeyi amaçlıyor ve sağ görüşlü Hindularda büyük bir şok etkisi yarattı. Çalışmanın başındaki Profesör Reich’e saldıran bir tweette, iktidar partisinden parlamento üyesi ve önceden Harvard Üniversitesi’nde profesör olan Subramanian Swamy “ Yalanlar mevcut, lanet olası yalanlar (Harvard’s Third’ Reich and Co’s (Harvard’ın Üçüncü Reich’ı ve Şirketi – Hitler ve Üçüncü İmparatorluk göndermesi)) ve istatistik” diyor.

Fakat, asıl mesaj bu yeni araştırmanın heyecan ve ümit verici olması: Hintliler, birçok farklı irsiyet ve tarihten uzun süreli bir uygarlık inşa ettiler. En iyi dönemlerinde Hint uygarlığının başarısı dahil etme özelliğidir, dışarıda bırakma değil. Çeşitlilikteki birlik kesinlikle Hindistan’ın genetik yapısının merkezindeki temadır.

 Oğuzhan Parasayan - Arkeofili.com - Tony Joseph - BBC News

İlgili Haberler


Benzer Haberler