Elazığ'daki Tadım Kalesi ve Höyüğü'nde yürütülen arkeolojik kazılar, bölgenin Tunç Çağı inanç dünyasına ışık tutan önemli bulgular ortaya koydu. Yaklaşık 5 bin yıllık tapınak alanı, sunaklar ve kutsal ocakların keşfi, Doğu Anadolu'nun tarih öncesi yerleşim düzeni ve dini ritüellerine ilişkin yeni veriler sunarken, Geleceğe Miras Projesi kapsamında sürdürülen çalışmalar bölgenin kültürel mirasını bilim dünyasına kazandırmayı sürdürüyor.

Tunç Çağı İnanç Dünyasına Yeni Kanıtlar
Elazığ merkezine bağlı Tadım Köyü'ndeki Tadım Kalesi ve Höyüğü'nde, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Elazığ Valiliği ve İl Özel İdaresi'nin destekleriyle sürdürülen kazılar, bölgenin tarih öncesi geçmişine ilişkin dikkat çekici bulgular ortaya çıkardı. Elazığ Müze Müdürlüğü ile İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü koordinasyonunda, Geleceğe Miras Projesi kapsamında yürütülen üçüncü sezon çalışmalarında, MÖ 3. binyıla tarihlenen yaklaşık 5 bin yıllık bir tapınak alanı, iki sunak ve üç kutsal ocak gün yüzüne çıkarıldı.
Yeni keşifle birlikte höyükte tespit edilen tapınak sayısı ikiye, kutsal ocak sayısı ise altıya ulaştı. Arkeologlar, bu yapıların dönemin dini ritüellerinde kullanıldığını değerlendiriyor.

Kazılar Bölgenin Çok Katmanlı Tarihini Ortaya Koyuyor
Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu, kentte Harput, Tadım, Palu kaleleri ile Salkaya'da yürütülen kazıların kültürel miras açısından büyük önem taşıdığını belirterek, 2026 sezonunda çalışmaların önemli bulgularla ilerlediğini ifade etti. Hatipoğlu, geçen yıl yaklaşık 6 bin yıllık bir tapınak alanının ortaya çıkarıldığını, bu sezon ise Tunç Çağı'na ait yeni kutsal alanın keşfedildiğini vurguladı.

Kazı alanı sorumlusu arkeolog Emre Çayır da bulunan kült alanı, sunaklar ve kutsal ocakların yaklaşık 5 bin yıl önceki inanç sistemine ilişkin önemli bilgiler sunduğunu söyledi. Tadım Höyüğü'nün Selçuklu, Osmanlı, Doğu Roma, Demir Çağı, Kalkolitik, Tunç ve Neolitik dönemlere uzanan çok katmanlı yapısına dikkat çeken Çayır, elde edilen verilerin hem Elazığ'ın tarihini hem de Anadolu'nun tarih öncesi inanç kültürünü aydınlatacak nitelikte olduğunu belirtti. Koruma ve bilimsel araştırmaların devam ettiği kazılar, bölgenin arkeoloji literatüründeki önemini her geçen sezon daha da artırıyor.



Zeugma Kazılarında 'Gastronomi Stajyeri' Dönemi
Syedra Antik Kenti'ndeki 1500 Yıllık Zeytinyağı İşliği Yeniden Ayağa Kaldırıldı
İznik'te Mısır Etkileri Taşıyan Eşsiz Roma Anıtı Keşfedilmeyi Bekliyor
Tekirdağ'daki Rakoczi Müzesi Türk-Macar Dostluğunun Hafızasını Yaşatıyor