Batık Bizans teknesinin replikası Yenikapı 12 Rahmi M. Koç Müzesi'nde

Batık Bizans teknesinin replikası Yenikapı 12 Rahmi M. Koç Müzesi'nde

Marmaray ve metro projeleri kapsamında Yenikapı'da yürütülen arkeolojik kazılar sırasında bulunan antik teknenin aynı ölçülerde inşa edilen replikası Yenikapı 12, Rahmi M. Koç Müzesi'nde sergilenmeye başlandı.

İçinde bulunan bir sikkeye göre milattan sonra 9. yüzyıl ait olan ve kıyı denizciliği yapan küçük ticaret teknesi "Yenikapı 12"nin açılış toplantısında konuşan İstanbul Üniversitesi (İÜ) Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak, Yenikapı Batıkları Kazısı ve Konservasyon Projesi'nde birçok değerli tarihi sanat eserlerine ulaştıklarını söyledi.

Ak, kazılar sonucunda buldukları eserlerle İstanbul tarihinin çok daha derin olduğu sonucuna vardıklarına işaret ederek, "Yenikapı çalışmaları sonucunda buluntular sadece hayat emareleri değil, esasında yoğun ticaretin yapıldığını gösteren değerli eşyalardı. İnsan yaşamına ait, sadece çıplak ayak izleri değil, terlik ve ayakkabı izleri bulunduğu için hem ticaretin hem de medeniyet izleri taşıyan değerli sonuçlar ortaya çıktı." dedi.

Kazılar sonucunda elde edilenleri üniversite olarak değerlendirmeye aldıklarını belirten Ak, şöyle devam etti:

"Değerlendirmenin en güzel örneği rekonstrüksiyon şeklinde 'Yenikapı 12'i batığıydı. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ve üniversitemizin çalışanlarına, İBB'ye katkıları için teşekkür ediyorum. Bu kazılardaki sonuçlar bir araya getirilerek milattan sonra 9. yüzyıla ait canlı hayatın simgesi olan bu eseri bize armağan ettiler. Eser, Tuzla'da denize de indirildi ve fonksiyonel bir şekilde kullanıldı. Malum olduğu üzere deniz vasıtaları hava koşullarından en fazla etkilenen eserlerdir. Bu açıdan da nostaljik ve tarihi olan bu değerimizi korumak adına çok gayret ettik. Rahmi M. Koç Müzesi'ne bize bu alanı verdikleri tüm Koç ailesine üniversitemiz adına teşekkürlerimizi sunuyoruz."

2017'de de Tuzla'da denize indirildi daha sonra İstanbul Arkeoloji Müzeleri'ne taşındı

Yenikapı Batıkları Kazısı ve Konservasyon Projesi'nin başkanlığını yürüten Prof. Dr. Ufuk Kocabaş da Yenikapı 12'nin İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nin yürüttüğü Marmaray Kazıları sırasında 2007'de bulunduğunu aktardı.

Kocabaş, "Yenikapı 12" adına İÜ ile Arkeoloji Müzeleri arasında bir protokol yapıldığını söyleyerek, şu bilgileri verdi:

"Protokol sonrasında İÜ bu batığın belgeleme, yerinden kaldırma çalışmaları ve yapım teknolojisi üzerine çalıştı. Daha sonra Dr. Işıl Özsait bir doktora tezi kapsamında geminin rekonstrüksiyonunu çalıştı. Bunun ardından üniversitemizin partneri olduğu bir Avrupa Birliği projesiyle geminin imalatını fonladık. RMK Marine tershanesinde "Limen: Ege'den Karadeniz'e Kültürel Limanlar" projesiyle sağlanan 55 bin euroluk finansal bir destekle de geminin inşaatına başladık. Yaklaşık bir buçuk yıl içinde gemi tamamlandı. 2017'de de Tuzla'da denize indirdik. Bir müddet kullandıktan sonra İstanbul Arkeoloji Müzeleri'ne taşındı ve yaklaşık olarak bir yıl boyunca 400 bin ziyaretçi fotoğraflarını çekti."

Yenikapı 12 teknesinin hikayesi

Yenikapı 12, Bizans İmparatorluğu'nun başkenti Konstantinopolis'in deniz ticaretinin yoğun yaşandığı Theodosius Limanı'nda, batmış olan küçük bir ticaret teknesidir.
Batışından yaklaşık 12 yüzyıl sonra, İstanbul Arkeoloji Müzeleri tarafından gerçekleştirilen Yenikapı kazıları sırasında 2007 yılında keşfedilmiştir. Ortaya çıkarılışından itibaren gövde ahşapları üzerinde aralıksız sürdürülen inceleme ve araştırmalar, batığın rekonstrüksiyonun tamamlanmasıyla birlikte görünür bir sonuca ulaşmıştır.

Yenikapı kazı alanında yükü ile birlikte keşfedilen batıklardan biri olan Yenikapı 12, amfora yükünün yanı sıra, teknenin kıç tarafındaki ayrı bir bölmede kaptanın kişisel eşyalarının ele geçmesi nedeniyle diğer batıklardan ön plana çıkmaktadır.

Batığın korunan uzunluğunun 7 m, karinanın en geniş yerinin 2,3 m olduğu belirlenmiştir. İçinde bulunan bir sikkeye, taşıdığı amforalara ve radyokarbon analizlerine göre batık milattan sonra 9. yüzyılda var olduğu ortaya çıkmıştır.

Tek direkli Latin yelken donanımı ile hareket ettirilmekte ve döneminin karakteristiği olan iki omuzluk dümeniyle kontrol edilmektedir. Düz dipli gövde yapısı, sığ limanlara ve koylara kolayca girebilme, baş kısmının daha geniş inşa edilmesi, teknenin güçlü dalgalarda kullanılma kabiliyetini artırmaktadır.

AA


Benzer Haberler & Reklamlar


Arkeolojik Haber