Türkiye’nin Doğal Mirasına 3,7 Milyon Yeni Canlı Katıldı

Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre, Türkiye’de 2025 yılında yürütülen yaban hayatını geliştirme çalışmaları kapsamında 3 milyon 745 bin 402 hayvan doğal yaşam alanlarına bırakıldı. Kanatlı ve memeli türlerin yanı sıra milyonlarca alabalığın su ekosistemlerine kazandırıldığı çalışmalar, biyolojik çeşitliliğin korunmasına katkı sağladı. Korunan alanların genişletilmesi ve tür izleme faaliyetleriyle Türkiye’nin doğal mirasının sürdürülebilir biçimde korunması hedefleniyor.

Yaban Hayatını Güçlendirmeye Yönelik Çalışmalar Sürüyor
Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü, tür koruma ve yaban hayatını geliştirme faaliyetlerini ülke genelinde sürdürmeye devam ediyor. Tür koruma eylem planları kapsamında gerçekleştirilen üretim, doğaya yerleştirme ve izleme çalışmalarıyla hem doğal popülasyonların desteklenmesi hem de biyolojik çeşitliliğin korunması amaçlanıyor.

Bakanlık verilerine göre 2025 yılında 45 bin 250 kanatlı yaban hayvanı, 152 memeli yaban hayvanı ve 3 milyon 700 bin alabalık olmak üzere toplam 3 milyon 745 bin 402 hayvan doğal yaşam ortamlarına bırakıldı. Özellikle kanatlı türlerin doğaya kazandırılmasıyla doğal popülasyonların güçlendirilmesine katkı sağlanırken, milyonlarca alabalığın akarsu ve göllere bırakılması su ekosistemlerinin desteklenmesine yönelik çalışmaların önemli bir parçasını oluşturdu.

2001-2025 dönemini kapsayan verilere göre ise toplam 1 milyon 481 bin 169 kanatlı, 2 bin 421 memeli yaban hayvanı ve 49 milyon 619 bin 420 alabalık olmak üzere 51 milyon 103 bin 10 hayvan doğal ortamlarına yerleştirildi. Bu rakamlar, Türkiye’de son çeyrek yüzyılda yürütülen yaban hayatı yönetimi çalışmalarının ulaştığı ölçeği ortaya koyuyor.

Yaban Hayatı Geliştirme Sahaları ve Korunan Alanlar
Türlerin korunması amacıyla oluşturulan yaban hayatı geliştirme sahaları da çalışmaların önemli bir ayağını oluşturuyor. Türkiye genelinde toplam 1 milyon 170 bin 646 hektarlık alanı kapsayan 85 yaban hayatı geliştirme sahasında gerçekleştirilen envanter çalışmalarında, geçen yıl 17 farklı türe ait 29 bin 694 birey kayıt altına alındı.
DKMP Genel Müdürlüğünün sorumluluğundaki korunan alanlar, yalnızca biyolojik çeşitliliğin korunmasına değil, aynı zamanda doğal ve kültürel değerlerin gelecek kuşaklara aktarılmasına da hizmet ediyor. 2025 yılı sonu itibarıyla Türkiye’de 50 milli park, 274 tabiat parkı, 111 tabiat anıtı, 32 tabiatı koruma alanı, 85 yaban hayatı geliştirme sahası ve farklı statülerdeki sulak alanlarla birlikte toplam 690 korunan alan bulunuyor.

Korunan alanların toplam büyüklüğü geçen yıla göre 39 bin 800 hektar artarak yaklaşık 3,8 milyon hektara ulaştı. Bu alanların yüzde 30,7’sini yaban hayatı geliştirme sahaları, yüzde 24,7’sini ise milli parklar oluşturdu.

Biyolojik Çeşitlilik Verileri Dijital Ortamda Korunuyor
Türkiye, sahip olduğu biyolojik çeşitlilik bakımından Avrupa’nın önde gelen ülkeleri arasında yer alıyor. Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Envanteri verilerine göre ülkede 13 bin 343 tohumlu bitki türü bulunurken, bunların 3 bin 301’i endemik, 391’i ise lokal endemik özellik taşıyor.

Toplanan veriler, Nuh’un Gemisi Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Veri Tabanı’nda depolanarak araştırmacıların kullanımına sunuluyor. Türlere ait konumsal ve bilimsel verilerin uzun süreli olarak kayıt altına alınması sayesinde, Türkiye’nin doğal mirasının korunmasına yönelik stratejilerin daha sağlıklı biçimde geliştirilmesi hedefleniyor.


Benzer Haberler & Reklamlar