UNESCO Dünya Miras Komitesi, Tunus'un Akdeniz'e hâkim tarihi yerleşimi Sidi Bou Said'i Dünya Mirası Listesi'ne kaydetti. "Köy-kutsal alan" geleneğinin istisnai bir örneği olarak değerlendirilen yerleşim, sufi geleneği, geleneksel Arap-İslam kent dokusu ve siyasi-manevi ilişkilere tanıklık eden tarihi kimliğiyle uluslararası koruma statüsü kazandı. Kararla birlikte Tunus'un UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki alan sayısı 10'a yükseldi.
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), Tunus'un simgesel yerleşimlerinden Sidi Bou Said'i Dünya Mirası Listesi'ne dahil etti. Karar, Güney Kore'nin Busan kentinde gerçekleştirilen UNESCO Dünya Miras Komitesi'nin 48. oturumunda oy birliğiyle alındı. Komite, adaylık dosyasında yer alan "Akdeniz'de kültürel ve manevi ilham merkezi" ifadesini sadeleştirerek alanın resmi adını yalnızca Sidi Bou Said olarak kabul etti.
UNESCO tarafından onaylanan "Üstün Evrensel Değer" bildirimine göre, Akdeniz'e hâkim bir tepe üzerinde kurulan yerleşim adını, 13. yüzyılda bölgede yaşayan mutasavvıf Ebu Said Halef bin Yahya et-Temimi el-Beci'den alıyor. Sufi şeyhin türbesi çevresinde gelişen yerleşim zamanla önemli bir dini merkez haline gelirken, farklı dönemlerde hüküm süren hanedanlar da siyasi meşruiyetlerini bu manevi otoriteyle ilişkilendirdi.
"Köy-Kutsal Alan" Geleneğinin Özgün Temsilcisi
UNESCO, Sidi Bou Said'i bir sufi velisinin manevi nüfuzu ile siyasi iktidar arasındaki simbiyotik ilişkiyi yansıtan "köy-kutsal alan" geleneğinin istisnai bir örneği olarak değerlendirdi. Açıklamada, özellikle 18. yüzyıldan itibaren Hüseyni Beyleri'nin bölgede yazlık konutlar inşa etmesiyle yerleşimin seçkinlerin sayfiye merkezi kimliği kazandığı, buna karşın geleneksel Arap-İslam şehir dokusunu ve manevi karakterini korumayı başardığı vurgulandı.
Dünya Mirası alanı, 1915 yılında belirlenen tarihi sınırları kapsarken, geleneksel mimariyle uyumsuz yeni yapılar koruma alanının dışında bırakıldı. UNESCO ayrıca jeolojik kaynaklı zemin istikrarsızlığı, yoğun turizm baskısı ve tepenin güney eteklerinde inşa edilen marinanın kültürel peyzaj üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Tunus'tan, koruma tedbirlerine ilişkin ayrıntılı raporunu 1 Aralık 2027'ye kadar Dünya Miras Merkezi'ne sunması istendi. Raporda yer alacak gelişmeler, Komitenin 2028 yılında düzenlenecek 50. oturumunda değerlendirilecek.
Sidi Bou Said'in listeye eklenmesiyle Tunus'un UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki alan sayısı 10'a yükseldi. Ülkede Tunus Medinesi, Kartaca Arkeolojik Alanı, Kayrevan, El Cem Amfitiyatrosu ve Dugga Antik Kenti gibi önemli kültürel miras alanları da UNESCO koruması altında bulunuyor.


Bayburt Kalesi'nde Arkeolojik Kazılar Başladı
Bitlis Kalesi Kazılarında Son Aşama: Osmanlı Yapıları Gün Yüzüne Çıktı
Çaltılar Höyük'te Bulunan Melos Obsidyeni Erken Tunç Çağı Deniz Ticareti Ağını Aydınlatıyor
Türkmen Karahöyük Kazılarında Hitit Mührü ile Roma Dönemi Altın Muskası Gün Yüzüne Çıkarıldı