Barbar kimdir? Barbarlık nedir?

Barbar kimdir? Barbarlık nedir?

Bazı araştırmacılar “barbar” kelimesinin muhtemelen, Yunanca konuşan kimselerin Yunanca konuşmayanların kekelemeye benzettikleri seslerini taklit etme amacıyla oluşmuş olabileceğini öne sürüyor.

Günümüzde, genellikle medenileşmemiş veya kötü insanları ve bu insanların kötü edimlerini belirtmede kullanılan “barbar” kelimesinin kökeni Antik Yunan’a dayanıyor ve ilk olarak yalnızca, çevreden olmayan veya Yunanca konuşmayan kişileri nitelediği biliniyor.

Barbar Sözcüğünün Yunanca Kökeni

Salamanca Üniversitesi’nden Klasik Çalışmalar profesörü Juan Luis Garca Alonso’nun “Kimlik(ler): Multikültürel ve Multidisipliner Bir Yaklaşım” (Coimbra University Press, 2017) adlı kitapta yayımlanan bir çalışmasında belirttiği üzere “barbar” kelimesi, 3.200 yıl önce günümüz araştırmacılarının “Miken” olarak adlandırdıkları medeniyetin Yunanistan’ın büyük bir bölümünü kapladığı dönemde kullanılan antik Yunanca kelime βάρβάρος’tan (varvaros) türedi.

Yunan anakarasındaki yer alan büyük bir Miken kenti olan Pilos’ta bulunan kil tabletlerde bu kelimeye rastlanıyor. Alonso “Pilos’ta ele geçirilen kil tablet koleksiyonunda, kelimenin şehir dışından olan kimseleri nitelediğini görüyoruz” diye yazıyor.

Bazı araştırmacılar “barbar” kelimesinin muhtemelen, Yunanca konuşan kimselerin Yunanca konuşmayanların kekelemeye benzettikleri seslerini taklit etme amacıyla oluşmuş olabileceğini öne sürüyor.

Crete Üniversitesi’nden Tarih ve Arkeoloji profesörü Konstantinos Vlassopoulos “Yunanlar ve Barbarlar” adlı kitabında (Cambridge University Press, 2013), “ Hiç şüphe yok ki Arkaik dönemde (2.700 yıl önce) kelimenin en temel anlamlarından biri dilbilimseldi: barbarlar Yunanca konuşmayanlardı.” diye yazıyor.

Yunanca konuşmayan insanlar iyi niyetli veya tam tersi düşmanca olabilirlerdi. Herodot Yunanistan’ı istilan eden Perslerin Termopil geçidinde Spartalı askerlerle savaşını anlatırken onlardan “barbarlar” olarak bahseder.

Vlassopoulos Antik Yunanların kelimeyi bazen kafa karıştırıcı ve çelişken bir tarzda kullandığını belirtiyor. Bu durum Antik Yunanların, en azından Büyük İskender’in zamanına kadar, kimin Yunanca konuşup kimin konuşmadığı hususunda bir anlaşmaya varamamış olmalarından kaynaklanıyor. Vlassopoulos, kitabında o dönemde belirli derecelerde karşılıklı olarak anlaşılabilir çeşitli yerel ve bölgesel lehçelerin varlığından da bahsediyor.

Romalılara göre barbarlar

Barbar kelimesinin anlamı, birçoğu Yunanca konuşmayan Romalılar kelimeyi tüm yabancıları, özellikle de imparatorluk sınırlarını ihlal eden büyük çeşitlilikteki insanları nitelemek için kullandıklarında bir dereceye kadar değişmişti.

Barbarlar asla tam olarak bir arada bulunmuyordu. Bazıları Roma İmparatorluğu’nu talan ederken diğerleri müttefikçe davranıyordu. Çok sayıda farklı grup vardı ve bu grupların imparatorluğa bağlılıkları zamanla değişiyordu.

Yale Üniversitesi’nden kıdemli araştırmacı ve okutman Walter Goffart “Barbar Akınları: Göç Çağı ve Sonraki Roma İmparatorluğu” (University of Pennsylvania Press, 2006) adlı kitabında, “ Roma, diğerlerinin yanı sıra, aktif olarak Gotlarla, Vandallarla, Herullarla, Suebilerle, Saksonlarla, Gepidlerle ayrıca Sarmatlarla, Alanlarla, Hunlarla, Avarlarla, Piktlerle Carpilerle ve İsauralılarla uğraşıyordu” diye yazıyor. Bu gruplardan biri olan Bavariilerin, yumurtaya benzer bir şekli olması için kafataslarını modifiye ettikleri biliniyor

O dönemdeki en ünlü “barbar” hiç şüphesiz, Hun İmparatoru Attila’ydı. Diğer barbar grupları da denetim altına alan büyük bir imparatorluğu yöneten Attila, hükümdarlığının ilk zamanlarında diğer bir barbar grup olan Burgundiyalılar karşısında Romalılara müttefik oldu. Ancak, daha sonra Romalılara düşman olarak Fransa’da karşılarına yürüdü. Romalılarsa bunun ardından yine barbar olan Vizigotlarla müttefik oldu ve Attila’yı bozguna uğrattı.

“Barbar” kelimesi Roma İmparatorluğu’ndaki herkes için olumsuz bir anlam ifade etmiyordu. Hristiyan rahip Salvian, MS 440’lerde, “neredeyse tüm barbarlar, en azından tek bir ırktan ve soydan olanlar, birbirlerini sever, oysa Romalılar birbirlerine zulmederler” diye yazar.

Yoksul Romalıların barbarlardan yardım dilediğini de belirten Salvian’ın yazdıkları arasında “Şüphesiz, barbarlarda Romalı insaniyetini arıyorlar, zira Romalılarda barbar insaniyetsizliğine dayanamazlar.” ifadesi ayrıca dikkat çekiyor.

Günümüzde barbar gözüyle bakılanlar

Barbar kelimesinin tanımı modern zaman araştırmacıları ve halk arasında daha da karmaşık ve kafa karıştırıcı bir hal alıyor. İleri Araştırmalar Enstitüsü’nden Nicola Di Cosmo “Antik Çin ve Düşmanları: Doğu Asya Tarihinde Göçebe Güçlerin Yükselişi” adlı kitabında (Cambridge University Press, 2002), “Medeniyetlerin paylaştığı ortak bir özellik varsa o da kendilerini yalnızca kendi düşmanlarına karşı değil aynı zamanda medeniyetin düşmanlarına, barbarlara, karşı korumaya dair ideolojik ihtiyaçlarıdır” diye yazıyor. “Medeniyet ve düşmanları arasındaki bu zıtlık, dünya tarihinde rastladığımız hala sürmekte olan büyük mevzulardan biri olarak kabul edilebilir.”

Örneğin Çinliler, Yi halkı gibi savaştıkları insanları nitelemek için İngilizceye kimi zaman “barbar” olarak çevrilen ifadeler kullanıyor.

Bazı insanlar, İzlanda’yı kolonileştirmelerine ve Yeni Dünya’ya açılmalarına olanak sağlamış gelişmiş denizcilik tekniklerine sahip olmalarına rağmen Vikinglerin barbar olduklarını düşünüyor.

Hatta günümüzde bazıları, antik dönemlerde kullanılan tıbbi yöntemleri, hala kullanılıyor olsalar da “barbarca” olarak niteliyor.

Antik Yunanlar için barbar, çevreden olmayan veya Yunanca konuşmayan kimselere deniyordu, bu kimselerin iyi veya kötü niyetli olması işi değiştirmiyordu. Zamanla bu kelime Antik Yunanların muhtemel artık tanıyamayacağı bir noktaya kadar değişti.

 Perrin Margaryan - Arkeofili.com


Benzer Haberler