Alexandria Troas Antik Kenti'nde ekonomik çöküş izleri

Alexandria Troas Antik Kenti'nde ekonomik çöküş izleri

Çanakkale'nin Ezine ilçesine bağlı Dalyan köyünde bulunan Alexandria Troas Antik Kenti'nde devam eden kazılarda, dönemin en büyük ekonomik çöküşünü yansıtan izlere rastlandı.

Çanakkale Boğazı'nın çıkışında yer alan ve Roma kolonisi olduktan sonra bir liman kentine dönüşen Alexandria Troas, milattan sonra 1. ve 4. yüzyıllar boyunca giderek büyüyen güçlü bir ekonomiye sahip oldu. Nüfusu bu dönemde 100 bin civarına ulaşan ancak 4. yüzyıl sonrası giderek zayıflayan ekonomisi ile küçülmeye başlayan kent, 9. yüzyıl sonunda büyük ölçüde terk edildi.

Antik kentin merkezi konumundaki forum içinde bulunan polygonal yapı, podyumlu salon ve tapınak, odeon, hamam ile tiyatro gibi yapılar, bugüne kadar ulaşan kalıntılar arasında bulunuyor.

Ankara Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Kazı Başkanı Prof. Dr. Erhan Öztepe, bu yılki kazılara, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında daha az sayıda bilim insanıyla başladıklarını söyledi.

Çalışmaları 16 kişilik ekiple yürüttüklerini belirten Öztepe, 2020 yılı kazılarını iki ana alan olan forum platosu ve aşağı agora bölgesinde sürdürdüklerini anlattı.

Aşağı agoradaki çalışmalara geçen sene başladıklarını dile getiren Öztepe, sözlerini şöyle sürdürdü: "Burasının büyük olasılıkla milattan sonra 12. ve 13. yüzyıla kadar geriye giden son Alexandria Troaslılar dediğimiz insanların yaşadığı yer olduğunu düşünüyoruz. Bu süreç artık ekonominin çok dibe vurduğu, insan nüfusunun azaldığı, belki hastalıklarla veya başka şeylerle uğraştıkları bir dönem. Ekonomik güçleri olmadığı için antik kentten geriye kalan mimari elemanları, moloz taşları, kesme blok taşları, farklı mimari elemanları yer yer çamur harçla da bağlayarak basit mekanlar yapmışlar ve bunların içinde yaşamaya çalışmışlar. Bunların bazılarının tabanlarının çok sıkıştırılmış toprak zemin olduğunu görüyoruz. Bazılarında bulabildikleri kaplama plakaları kullanmışlar. Ekonomik anlamda sıkıntılılar."

- "Ekonomik sıkıntıda olmalarından dolayı hububat ağırlıklı beslenmişler"

Prof. Dr. Öztepe, çalışmalarda gün ışığına çıkarılan çanak çömleğe baktıklarında, bunların basit kullanım kapları olduğunu tespit ettiklerini aktardı.

Söz konusu eşyaların, Doğu Roma (Bizans) döneminin son evreleri olarak nitelendirilebilecek döneme karşılık gelen unsurlar olduğunu vurgulayan Öztepe, "Bununla paralel sadece bu bölgede değil, hemen forumun güney kısmında 2017-2018'deki kazılarla ortaya çıkarılan mezarlarımız var. Bu mezarlarda antropolog arkadaşların yaptığı yaş tayinleri ve çalışmalarda bize bunların geç Bizans dönemine ait olabileceği, iskeletlerden elde edilen bilgiler doğrultusunda da büyük çoğunlukla ekonomik anlamda sıkıntıda olmaları nedeniyle hububat ağırlıklı beslenmelerinden kaynaklanan birtakım hastalıklardan yaşamlarını yitirdiklerini ortaya koydu." diye konuştu.

Öztepe, döneme ilişkin buluntulardan elde edilen bilgileri önemsediklerini belirtti.

Antik kentte toprak yığınları şeklinde görülen alanları temizlemeye geçen yıl başladıklarını ve bu sene tamamladıklarını kaydeden Öztepe, "Son yaptığımız çalışmada enteresan biçimde milattan sonra 4. yüzyıla ait seramik parçalarının bir taban oluşturacak şekilde zemine serildiği, üzerinin toprakla sıkıştırıldığı ve bunun yanı sıra 4. yüzyıla ait yani geç Roma, erken Hristiyanlık dönemi ya da erken Bizans dönemine tarihlendirilen imparatorlara ait sikkelerin de bulunduğunu tespit ettik." bilgisini paylaştı.

- "Çöküşün hızlandığı süreçte dev sütunlar ihraç edilemez hale gelmiş"

Öztepe, Alexandria Troas'taki parlak dönemin etkisinin 4. yüzyılda iyice zayıfladığına değindi.

Bu yüzyılda kent ekonomisinde değişimler yaşandığını bildiren Öztepe, şu ifadeleri kullandı:

"O meşhur devasa sütunlar artık limandan ihraç edilemez hale geliyor. Din değişiyor çünkü. Taşlar artık tapınaklar için gerekli olan bir mimari eleman değil, bir kısmı taş ocaklarında kalıyor. Kentin en önemli ekonomik kaynağı, bunlar olmayınca kent ekonomik olarak daralıyor.

2018'de burada bulduğumuz tarım aletlerinin de tam bu sürece eşlik eden bir döneme ait olduğunu tespit ettik. Son Alexandria Troaslılar biraz fakirlik içinde, biraz kalitesiz derme çatma mimarilerin oluşturduğu mekanlarda, belki kısıtlı tarım ürünlerini tüketerek yaşamalarını sürdürmeye çalışmış. Büyük olasılıkla 13. yüzyıldan sonra da kent 1-2 yüzyıl kadar tekrar Piri Reis ile keşfedilinceye kadar kendi kaderine terk edilmiş."


AA  Birol Güngördü 

İlgili Haberler


Benzer Haberler & Reklamlar