Prof. Dr. Nevzat Çevik'in Zamana Notlar adlı eseri, arkeoloji, kültür, sanat ve müzecilik ekseninde kaleme alınmış 72 denemeyi bir araya getiriyor. 411 sayfalık kitap, Anadolu'nun geçmişinden günümüz kültürüne uzanan geniş bir düşünce yolculuğu sunarken, bilimsel birikimi edebi anlatımla buluşturarak kültürel belleğin korunmasına ve gelecek kuşaklara aktarılmasına yönelik güçlü bir çağrı niteliği taşıyor.
Zamana Notlar adlı bu kitabın 411 sayfasına yayılan 72 yazı arkeoloji, kültür, sanat, müzecilik alanlarından farklı konuların deneme türü yazılarından oluşuyor. Her şeyin herkese ve zamanına göre farklı anlamları olduğunu düşünen yazarın zamana notlar halinde bırakılması gerektiğine inandığı işleri ve düşünceleri bazen öykü, çok az şiir, çoğu zaman da nesir tekniğinde yazılarıyla okuyucuyla buluşuyor.

Çoğunlukla arkeoloji derinliğinde ısınan konular Anadolu’dan Antalya’ya; arkeolojiden kazıya, keşfe; kentten mimarlığa; tarihten restorasyona, modern müzeciliğe; depremden zeytine, mite, turizme kadar çok çeşitli bir yelpazede Nevzat Çevik’in güçlü cümleleriyle renkleniyor. Kitabın Önsöz’ünde yazar şöyle diyor:
Not bırakmak lazım zamana. Haber bile vermeden geçmesin diye yanımızdan ve hiç yaşanmamış gibi kaybolmasın diye takvimlerde, saçlarından tutup harflerle bağlamak lazım hatıraları. Sıkıca tutmak lazım zamanın hiç olmazsa bize ait kısmını. Belki minik bir ışık olur, iz veririz filanca alaca karanlık yolculuğa.
Yazmak sadece haberdar etmek, belletmek değil aslında hafıza katarını yüklemektir. Her bir vagonu farklı yüklerle geleceğe gönderilen, arkeolojinin lokomotif olduğu renkli bir kültür katarı… Biz de zamanda hızla akan bu katarın ‘çentik değiştirici’si olamazsak da kazanı besleyen ateşçisi oluruz belki…

Hiç değilse ciddi bilimsel konuları güzel cümlelerin sıcaklığıyla en ilgisiz kişilere bile göndermeyi denemiş oluruz. Kültür edebiyatın sofrası, edebiyat kültürün dili olur. Nesir yetmezse öyküyle daha da olmadı şiirle ulaşılır gönüllere… Bir yol buluruz.
Gün ışığının altında parlak kelimeler katarı yürüsün diye de yazıyordum. Sadece düşüncelerimi aktarmayı değil, kelimelerden güzel binalar hatta güzel heykeller yapmayı da denemek istiyordum; elbette aklımın ve yeteneklerimin erdiği kadar. İstiyordum ki harfler bir nota gibi dizilsin. Bir müzikleri olsun cümlelerin. Dünyada olan biteni anlamaya çalışayım sonra kağıtlarda sabitlensin düşündüklerim kayboluvermeden nankör zihnimde diye.
Teknik Bilgiser
Sayfa Sayısı: 412 sayfa
Kitap Ölçüsü: 16.50 x 23.50 cm
Kapak: Karton Kapak
Dil: Türkçe
Basım Yılı:2026
ISBN: 9786053966999


Gökhöyük'te 5 bin yıl önce Yaşam Ağacı motifli dev küp neden ters bırakıldı?
Mandalya Körfezi’nde denize dalan çocuğun dikkati arkeolojik keşife yol açtı
Zamana Mektuplar: Arkeolojiden Edebiyata Uzanan Bir Yolculuk
Mardin'de Kaçakçılık Operasyonunda 1500 Yıllık Roma Mozaiği Ele Geçirildi