Karkamış Buluntuları Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde Sergileniyor

Gaziantep sınırlarındaki Antik Karkamış’ta 2011 yılından bu yana sürdürülen kazılarda ortaya çıkarılan yeni buluntular, Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde açılan kapsamlı bir sergiyle ilk kez kamuoyuna sunuldu. Hitit, Geç Hitit ve Demir Çağı’na ait eserler, Karkamış’ın Mezopotamya, Anadolu ve Doğu Akdeniz arasındaki tarihsel rolünü yeniden düşünmeye davet ediyor.

Mezopotamya’nın Eşiğinde Bir Başkent: Karkamış
Fırat Nehri kıyısında konumlanan Antik Karkamış, yalnızca Anadolu arkeolojisinin değil, Yakın Doğu tarihinin de kilit merkezlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Bugünkü Gaziantep’in Karkamış ilçesi ile Suriye sınırları arasında yer alan kent, özellikle Hitit İmparatorluğu’nun geç evresinde ve imparatorluğun çöküşü sonrasında kurulan Geç Hitit krallıkları döneminde bölgesel bir siyasi merkez işlevi görmüştür. Coğrafi konumu sayesinde Mezopotamya, Anadolu ve Doğu Akdeniz kültür havzalarının kesişim noktasında bulunan Karkamış, askeri, ticari ve kültürel ağların düğüm noktalarından biri olmuştur.

Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde açılan “Fırat Kıyısında Hititlerin Karkamış’ı: Yeni Keşifler ve Yeni Katkılar” başlıklı sergi, bu çok katmanlı tarihsel birikimi yeni arkeolojik veriler ışığında ele almayı amaçlamaktadır. Sergi, yalnızca seçkin eserleri bir araya getirmekle kalmamakta; aynı zamanda Karkamış’ın Anadolu arkeolojisindeki yerini güncel bilimsel tartışmalar bağlamında yeniden konumlandırmaktadır.

Kazılardan Müzeye: 2011 Sonrası Yeni Veriler
Karkamış’ta modern anlamda yürütülen kazılar, 2011 yılında Bologna Üniversitesi öncülüğünde, Türk-İtalyan ortak bilimsel heyeti tarafından yeniden başlatılmıştır. Yaklaşık yüz yıllık bir kesintinin ardından sürdürülen bu çalışmalar, kentin özellikle Demir Çağı’na tarihlenen mimari ve sanatsal üretimine dair önemli veriler sunmuştur. Sergide yer alan 57 eser; İstanbul Arkeoloji Müzeleri, Gaziantep Müzesi ve Anadolu Medeniyetleri Müzesi koleksiyonlarından seçilerek bir araya getirilmiştir.

Eserler arasında silindir ve damga mühürler, bronz figürinler, pişmiş toprak kaplar ve bezemeli taş yapıtlar öne çıkmaktadır. Ayrıca genellikle anıtsal mimaride kullanılan ve anlatı sahneleriyle dikkat çeken dokuz adet ortostat da serginin önemli unsurları arasındadır. Bu buluntular, Karkamış’ın yalnızca siyasi bir merkez değil; aynı zamanda güçlü bir sanatsal üretim geleneğine sahip olduğunu göstermektedir.

Arkeoloji, Koruma ve Kurumsal İş Birlikleri
Serginin açılışında konuşan Ankara Valisi Vasip Şahin, Anadolu’nun “yerin altının yerin üstünden daha zengin olduğu” bir coğrafya olduğunu vurgulayarak, arkeolojik çalışmaların insanlık tarihinin anlaşılmasındaki kritik rolüne dikkat çekmiştir. Şahin, Türkiye’de arkeolojinin son yıllarda yılın tamamına yayılan bir çalışma alanı haline geldiğini ve bu yaklaşımın kültürel mirasın görünür kılınması açısından büyük önem taşıdığını belirtmiştir.
Bu sürecin en dikkat çekici yönlerinden biri, kamu kurumları ile üniversiteler ve özel sektör arasındaki iş birliğidir. SANKO Holding’in Karkamış Antik Kenti’nde yürütülen koruma ve restorasyon çalışmalarına verdiği destek, özellikle alanın çatı sistemiyle korunması açısından örnek bir uygulama olarak değerlendirilmektedir. Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu’nun vurguladığı gibi, bu koruma yaklaşımı kalıcı müdahaleler yerine geri dönüştürülebilir ve arkeolojik dokuya zarar vermeyen çözümleri esas almaktadır.

Uluslararası Arkeoloji ve Bilimsel Üretim
İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, arkeolojinin geçmiş uygarlıkların deneyimlerini anlamanın yanı sıra yeni bilgi üretmenin de temel alanlarından biri olduğunu ifade etmiştir. İstanbul Üniversitesi’nin araştırma üniversitesi kimliğiyle projeye akademik destek sunduğu belirtilirken, Gaziantep Üniversitesi ve Bologna Üniversitesi ile kurulan bilimsel iş birliklerinin disiplinlerarası bir çalışma ortamı yarattığı vurgulanmıştır.

İtalya’nın Türkiye’de yürüttüğü 15 arkeolojik misyonun bir parçası olan Karkamış kazıları, aynı zamanda kültürel diplomasi açısından da önem taşımaktadır. İtalyan Büyükelçiliği temsilcileri, bu çalışmaların iki ülke arasındaki bilimsel ilişkileri güçlendirdiğine dikkat çekmiştir. Kazı Başkanı Prof. Dr. Nicolo Marchetti tarafından hazırlanan basılı ve dijital yayınlar ise, Karkamış verilerinin akademik dolaşıma girmesini sağlamaktadır.

Demir Çağı’ndan Günümüze Karkamış’ın Anlattıkları
Sergide yer alan eserlerin büyük bölümü, M.Ö. 12. ile 6. yüzyıllar arasına tarihlenen Demir Çağı’na aittir. Bu dönem, Hitit İmparatorluğu’nun dağılmasının ardından ortaya çıkan yeni siyasi yapılanmaların izlerini taşımaktadır. Sergilenen buluntular, Karkamış’ın idari yapısı, inanç dünyası ve sanatsal tercihleri hakkında somut ipuçları sunmaktadır.

Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde 26 Mart’a kadar ziyarete açık olan sergi, Karkamış’ın yalnızca geçmişteki ihtişamını değil, günümüz arkeolojisinin ulaştığı bilimsel ve etik standartları da gözler önüne sermektedir. Böylece Karkamış, Fırat kıyısında donmuş bir tarih olmaktan çıkarak, yaşayan bir araştırma alanı olarak yeniden anlam kazanmaktadır.

Yasemin Kalyoncuoğlu aa


Benzer Haberler & Reklamlar