Karabük’teki Hadrianopolis Antik Kenti kazılarında bulunan 1500 yıllık bıçak seti ve bileme taşı, antik dönemdeki üretim ve günlük yaşam pratiklerine ışık tutuyor. Aynı alanda birlikte bulunmalarıyla dikkat çeken buluntular, bölgede hayvancılığın sürekliliğini kanıtlayan güçlü arkeolojik veriler sunarken, “kösüre taşı”nın kullanım tarihini de beklenenden çok daha eski dönemlere taşıyor.

Mutfak Alanında Bulunan Nadir Bıçak Seti
Karabük’ün Eskipazar ilçesinde yer alan Hadrianopolis Antik Kenti’nde sürdürülen kazı çalışmalarında, “Hamamlı Yapı Kompleksi”nin mutfak bölümünde dikkat çekici bir buluntu grubu ortaya çıkarıldı. Kazı başkanı Ersin Çelikbaş liderliğindeki ekip, farklı boyutlara sahip dört bıçaktan oluşan bir set ile birlikte bir bileme taşı tespit etti.
Doç. Dr. Ersin Çelikbaş - Kazı Başkanı
İlk çıkarıldığında yaklaşık 250 parçaya ayrılmış halde bulunan bıçak kalıntıları, laboratuvar ortamında titizlikle restore edilerek özgün formlarına kavuşturuldu. Tipolojik açıdan birbirine oldukça yakın olan bu bıçakların set halinde bulunması, arkeolojik açıdan nadir rastlanan bir durum olarak değerlendiriliyor. Uzmanlara göre bu buluntu, yalnızca bir mutfak ekipmanı değil, aynı zamanda dönemin üretim teknikleri ve kullanım alışkanlıklarına dair önemli ipuçları barındırıyor.

“Kösüre Taşı”nın Tarihi Beklenenden Eski
Bıçaklarla birlikte bulunan bileme taşının, bölgede “kösüre taşı” olarak bilinen özel bir taş türü olduğu belirlendi. Bu taşın daha önce özellikle Osmanlı döneminde kesici aletlerin bilenmesinde kullanıldığı bilinirken, yeni bulgular kullanım geçmişini çok daha erken bir döneme, Geç Roma ve Erken Bizans dönemine kadar götürüyor.

Stratigrafik veriler ışığında milattan sonra 5. ve 6. yüzyıllara tarihlenen bu buluntu grubu, Hadrianopolis’te yaşayan toplulukların ekonomik faaliyetlerine de ışık tutuyor. Araştırmacılar, bıçakların aynı alanda bulunmasının bölgede hayvancılığın yaygın olduğuna işaret ettiğini belirtiyor. Bu durum, Eskipazar ve çevresinde günümüze kadar süren hayvancılık geleneğinin en az 1500 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu ortaya koyuyor.

Elde edilen veriler, Hadrianopolis Antik Kenti’nin yalnızca dini ve mimari açıdan değil, aynı zamanda gündelik yaşam ve üretim kültürü açısından da zengin bir arkeolojik potansiyele sahip olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.


Kula-Salihli Jeoparkı’nda Yer Altının İzinde: Yeni Lav Tünelleri Aranıyor
Hadrianopolis’te 1500 Yıllık Bıçak Seti Gün Yüzüne Çıkarıldı
İzmir’e Söküm İçin Gelen Hollanda Gemisinde Bulunan Top ve Gülleler Müzede Sergileniyor
Isparta’da Tarihi Aya Yorgi Kilisesi Restore Edilecek