İsrail’in, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan El Halil eski kentindeki tarihi belediye binasının çatısında çalışma başlatması, bölgede yeni bir kültürel miras tartışmasını gündeme taşıdı. Filistinli yetkililer, müdahaleyi uluslararası hukuka aykırı “fiili durum oluşturma girişimi” olarak değerlendirirken, tarihi yapının korunması için uluslararası kuruluşlara acil çağrıda bulundu.
İşgal altındaki Batı Şeria’nın UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan El Halil kentinde yer alan tarihi belediye binasında başlatılan çalışmalar, kültürel mirasın korunmasına ilişkin uluslararası tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. El Halil Belediyesi tarafından yapılan açıklamada, İsrail’e bağlı bazı birimlerin eski şehir bölgesindeki “Ayn el-Asker” mevkiinde bulunan tarihi belediye binasının çatısında çalışma yürüttüğü belirtildi.
Çalışmaların kapsamı ve amacı hakkında ayrıntılı bilgi paylaşılmazken, belediye yetkilileri müdahaleyi “yeni bir fiili durum oluşturma girişimi” olarak değerlendirdi. Açıklamada, söz konusu uygulamanın El Halil’in tarihi dokusunu ve kutsal alanlarını hedef alan yerleşim baskısının devamı niteliğinde olduğu ifade edildi.
Tarihi Yapı ve Hukuki Tartışmalar
Yıllardır İsrail’in askeri emriyle kapalı tutulan tarihi belediye binası, UNESCO koruması altındaki eski kent dokusunun önemli simgeleri arasında yer alıyor. Belediye açıklamasında, yapıya yönelik herhangi bir fiziksel müdahalenin kültürel ve insani mirasın korunmasına ilişkin uluslararası sözleşmelerin ihlali anlamına geleceği vurgulandı.
Filistinli yetkililer, yerel ve uluslararası kurumlarla insan hakları örgütlerine çağrıda bulunarak çalışmaların durdurulmasını istedi. Ayrıca konunun tüm hukuki platformlarda takip edileceği ve sorumlular hakkında gerekli girişimlerin başlatılacağı bildirildi.
Tehlike Altındaki Dünya Mirası
Harem-i İbrahim Camii ve çevresini kapsayan El Halil eski kenti, 2017 yılında UNESCO tarafından hem Dünya Mirası Listesi’ne hem de “Tehlike Altındaki Dünya Mirası” listesine dahil edilmişti. Kent, 1997’de imzalanan El Halil Protokolü sonrasında H1 ve H2 bölgelerine ayrılmış; eski şehir ve kutsal alanların bulunduğu H2 bölgesi İsrail kontrolüne bırakılmıştı.
Son gelişme, yalnızca siyasi bir gerilim değil; aynı zamanda çatışma bölgelerinde kültürel mirasın korunması meselesinin ne denli kırılgan olduğunu da bir kez daha ortaya koydu. Uzmanlar, tarihi kent merkezlerinde gerçekleştirilen fiziksel müdahalelerin, bölgenin çok katmanlı tarihsel belleği üzerinde kalıcı etkiler bırakabileceğine dikkat çekiyor.


Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nden Müzeler Haftası Etkinliklerini açıkladı
Müzeler Haftasında Müze ziyaretçilerine Harbiye Açık Hava konser bileti kazanma fırsatı
Mısır'da 2015'te keşfedilen firavun Amenhotep Rabouya'nın mezarı ziyarete açıldı
Oxford’un İlk Türk Müzikologu Olcay Varlı, müzikle tedavinin tarihini araştıracak