Arkeolojik sit alanında maden ocağı kurulmasına yargı izin vermedi

Arkeolojik sit alanında maden ocağı kurulmasına yargı izin vermedi

Konya'da Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun kararını yargı iptal etti. Konya'nın Ilgın ilçesinde kömür madenleri açılabilmesi için, koruma Kurulu kararı ile höyüklerin bulunduğu birinci derece arkeolojik sit alanlarının derecesinin üçüncü dereceye düşürülmesi üzerine açılan karşı davada karar bozuldu.

Konya ili, Ilgın ilçesinde yer alan Ada Tepe höyüğü, Hareme Höyüğü ve Saray Ada Tepe höyüklerinin birinci derece arkeolojik sit alanı ilan edilmesine rağmen yörede faaliyette bulunan Ilgın Termik Santrali'ne kömür elde etmek için bu höyüklerin koruma derecesi üçüncü dereceye düşürülmüştü. Ekoloji Kolektifi, bu höyüklerin birinci derece arkeolojik sit kararının iptal edilerek üçüncü dereceye düşürülmesine karşı dava açmıştı.

Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun sit derecesini düşüren 22 Ekim 2014 tarihli kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, bilimsel temeli bulunmadığı; bilimsel araştırma ekiplerinin, Akşehir ya da Konya Bölge Koruma Kurulu'nun görüşleri alınmadan karar verildiği iddialarıyla kurul kararının iptali istemiyle Kültür ve Turizm Bakanlığına karşı açılan davaya termik santral de Bakanlığın yanında müdahil olarak katıldı.

Bakanlık, mahkemeye verdiği savunmada Ekoloji Kolektifi'nin dava ehliyeti olmadığı, davanın süresi içinde açılmadığı gibi gerekçeler ileri sürdü.

Bakanlık yanında davaya müdahil olarak katılan termik santral şirketi de santralin 1980 yılından beri kamu yararı gözetilerek işletildiğini, projenin iptali durumunda kazı faaliyeti yapamayacakları için kömür çıkaramayacaklarını ve projenin sekteye uğrayacağını iddia etti.

Bilirkişi kararı arkeolojik kalıntıların korunması gerektiği yönündeydi

Alanda 4 Nisan 2018 tarihinde yapılan bilirkişi keşfi sonucunda hazırlanan raporda "Höyük üzerinde yoğun bir biçimde Geç Demir Çağı, Helenistik, Roma Çağı'na ait seramik ve çakmaktaşı aletler görüldüğü, bölgede günümüzden 900 bin yıla tarihlenen Dursunlu gibi Anadolu'nun en eski yerleşim yerlerinden birisinin de bulunduğu göz önüne alındığında, bu höyüğün tek başına değerlendirilmemesi ve havzadaki diğer eski yerleyim yerleri de dikkate alınarak, bölgedeki kronolojik bütünlüğün bozulmaması için kesinlikle korunması gerektiği..." yönünde görüş belirtildi.

Hareme Höyük'ün birinci derece arkeolojik sit tanımı ile örtüştüğüne dair bilirkişi görüşünü hükme esas alınabilecek nitelikte bulan mahkeme heyeti, "...dava konusu höyüğün korunması gerektiği anlaşıldığından, Hareme Höyüğü'nün üçüncü derece arkeolojik sit alanı olarak tesciline ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır" kararına vardı.

Mahkemenin bu kararı, bölgedeki höyüklerin kömür ocağı yapılarak yok edilmesinin önüne geçmiş oldu.

Fevzi Özlüer:  Konya mahkemesinin arkeolojik mirasına sahip çıkması çok sevindirici

Ekoloji Kolektifi Derneğinden davanın avukatı Fevzi Özlüer, mahkeme kararına dair şu yorumu yaptı:

“Geçmişi tarih öncesi çağlara dayanan bu alanda yapılan bilirkişi analizi, bölgenin sıra dışı bir kültür mirasına sahip olduğunu gösterdi. Bu alana termik santral inşa edilmesi bir yana, ivedilikle kazı çalışmalarına başlanarak bölgenin kronolojisinin ortaya çıkarılmasına çaba harcanmalıdır. Konya mahkemesinin arkeolojik mirasına sahip çıkması çok sevindirici.”

Özer Akdemir - Evrensel.net


Benzer Haberler & Reklamlar