Chartarikon'un Kağıthane'ye dönüşen 2 bin yıllık tarihi macerası

Chartarikon'un Kağıthane'ye dönüşen 2 bin yıllık tarihi macerası

İlk Çağdan Günümüze Kağıthane adlı ktiabında semt hakkında az bilinen tarihi bilgilere yer veren Hüseyin Irmak, semtin kaderini bir karganın değiştirdiği, Vatikan için üretilen kağıtlara ve

Kağıthane’nin kaderini karga çizdi

Kağıthane Belediyesi Basın Danışmanı Hüseyin Irmak’ın hazırladığı “İlk Çağdan Günümüze Kağıthane” adlı kitap çarpıcı iddialarla piyasaya çıktı. Bu iddialardan en dikkat çekeni ise İstanbul’un Sarayburnu’ndan önce Kağıthane sırtlarına kurulmak istenmesi oldu. İki buçuk yıllık bir hazırlık çalışmasının ardından yayımlanan “İlk Çağdan Günümüze Kağıthane”, bu iddiasını M.S. 1. yüzyılda yaşamış olan Dionysios Byzantios’un yazdığı “Anaplous Bosporou” isimli kaynağa dayandırıyor.

Kitapta, İstanbul’un kuruluşu için tarihte ilk olarak Kağıthane’de yapılan törende, bir karganın kesilen kurban etinden parça alıp kaçmasıyla her şeyin değiştiği belirtiliyor. Karganın eti kaçırması yöneticiler tarafından “Tanrılar şehrin buraya kurulmasını istemiyor” şeklinde yorumlanıyor ve karganın ağzındaki etle konduğu Sarayburnu’nun ise ilahi işaret olarak kabul edildiği vurgulanıyor.

Kitaptaki bir başka ilginç iddia ise, günümüzde Vatikan başta olmak üzere çok sayıda merkezde bulunan Bizans arşivine ait kağıtların çoğunun Kağıthane’de üretildiği… İddiaya göre, Bizans devletinin kağıt ihtiyacı, o dönemde adı Barbyzes olan bugünkü dere kenarına kurulmuş çok sayıda atölyede karşılanıyor. Bölge o dönemde de “Kağıthane” anlamına gelen “Chartarikon” adıyla anılıyor. Kağıthane tarihini kapsamlı olarak inceleyen kitap, İstanbul’u M.S. 626’da kuşatan Avarlar’ın Haliç’e girmek üzere bir kayık filosunu Kağıthane deresi kıyılarında inşa ettiğini, aynı şeyi Fatih Sultan Mehmed’in de 1453’te yaptığını kaynak bilgileriyle aktarıyor.

Haliç’teki batık köy

Kağıthane deresinin Haliç’e döküldüğü yerde Türkçe anlamı “Delik Taş” olan “Trypitos Lithos” isimli bir köyün var olduğunu, tahminen 1300’lü yıllarda sulara gömüldüğünü belirten kitap, böylece İstanbul’un batık adasının yanı sıra bir batık köyünün olduğunu da açıklıyor. Kitapta ayrıca günümüz Kemerburgaz’ında kayıp bir Bizans Sarayı’nın varlığına dikkat çekiliyor. Kayıp sarayın yerinin keşfedildiğini ve bu noktada arkeolojik kazı yapılması gerektiği de kitapta yazıyor. Fransa Kraliçesi Eugenie, Alman İmparatoru II. Wilhelm, Grandük Nikola gibi tarihi şahsiyetlerin uğrak yeri olan Kağıthane, tanınmış bir çok isme ev sahipliği yapmış. Ünlü sanatçılarımızdan Safiye Ayla ile Atatürk’ün manevi kızlarından Zehra’nın, Kağıthane’deki Çağlayan Yetimhanesi’nde yetiştiğini belirten kitap, İttihat Terakki’nin ünlü ismi Yakup Cemil’in buradaki poligonda kurşuna dizildiğini, II. Abdülhamit’in şehzadelik yıllarında Kağıthane Kasrı’nda ikamet ettiğini ve Prof. Dr. Türkan Saylan’ın Kağıthane’ye gelin geldiğini de açıklıyor.

İstanbul'un 104 yıllık görüntüleri

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gençliğinde Kağıthane-Coşkun Sucuk fabrikası idari kadrosunda yer aldığı, İETT futbol takımındaki altı arkadaşının Kağıthaneli olduğu bilgisine de fotoğraflı olarak kitapta yer veriliyor. ‘İlk Çağdan Günümüze Kağıthane’ kitabı bir diğer ilginç bilgi olarak ise, Kağıthane’nin moda ile ilişkisini ortaya koyuyor ve çağlar boyunca İstanbul’un sosyalleşme alanlarının ön sıralarında yer alan Kağıthane’yi, İstanbul modasının podyumu olarak niteliyor. Çeşitli ferman ve tamimler üzerinden Kağıthane’deki kadın modasını takip eden kitap, moda rüzgarlarının bölgede nasıl estiğini ilginç örnekler üzerinden anlatıyor.

Kağıthane'nin Ünlüleri

Yüzyıllarca İstanbul’un en önemli mesire yeri olan Kağıthane’nin gördüğü ilgi, 1915’de Fransız kameralarına da yansımış. Bu görüntüler https://www.youtube.com/watch?v=mNZXM51qQUI adresli linkten izlenebiliyor. Ünlü sinemacılarımızdan Hadi ve Agâh Hün kardeşler ile vücut geliştirmede 8 kez dünya şampiyonu olan Ahmet Enünlü’nün Kağıthane yerlilerinden olduğunu öğrendiğimiz satırlarda edebiyat dünyasından Latife Tekin, Adnan Özyalçıner, müzik dünyasından İbrahim Tatlıses, Nuri Sesigüzel, Güler Duman, Muharrem Akkuş, Arif Sağ, Sevcan Orhan, Devran Çağlar, Seda Sayan, Cengiz Kurtoğlu, sanat dünyasından Ayşen Gruda, Güven Kıraç, Resul Okan, Nuri Alço, Engin Çağlar, ünlü figüran Cevdet Özalaş da karşımıza çıkan isimlerden.

İstanbul’un su bentleri

Roma döneminden bu yana İstanbul’a su sağlayan tüm su bentlerinin Kağıthane deresinin kolları üzerine kurulmuş ve kentin direncini kırmak için tüm kuşatmalarda ilk tahrip edilen yerler su bentleri olmuş.

Su konusunun yanı sıra bölgedeki ekolojik yapıyı ele alan çalışmada, “Kağıthane Çiçeği” adıyla literatüre giren sarı renkli çiçek ve bölgenin endemik mor lalesi ile dünyada sadece bu derede yaşayan ve 1941’de keşfedilen iki balık türü de unutulmamış. Ayrıca çalışmada bu iki tür balıkla birlikte 6 çeşit akvaryum balığının 20. yüzyılın ortalarına kadar Kağıthane deresinde yaşadığı da kitapta yer alıyor.

Çeşitli arşiv ve müzayedelerden Kağıthane’ye ait materyal topladı

‘İlk Çağdan Günümüze Kağıthane’ kitabının yazarı Hüseyin Irmak, Marmara Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu’nu bitirdikten sonra çeşitli gazetelerde çalıştı. 1991 yılından bu yana ise Kağıthane Belediyesi’nin basın danışmanlığını yapıyor. Görevi süresince tarihi derleme çalışmaları yapan Irmak, çeşitli arşiv ve müzayedelerden Kağıthane’ye ait materyal topladı. Tutarlı bir takiple oluşturulan Kağıthane arşivi, minyatür, gravür, kartpostal, fotokart, fotoğraf, harita, tablo, plan ve yazılı evraktan oluşuyor. Sayısı binlerle ifade edilen bu arşivin, konusunda “en büyük” olduğunu söyleyen Irmak, elde edilen birikimin, belediye çalışmalarına ışık tuttuğunu belirtiyor. Elde edilen bilgilerle ilçedeki tarihi eserlerin restore edildiğini ve İstanbul’un kayıp treninin bu sayede keşfedildiğini dile getiriyor.

Osmanlı döneminde kömür naklinde kullanılmak üzere 1915’de kurulan ve Kurtuluş Savaşı için İstanbul’dan silah kaçırmakta da görev yapan Kağıthane treninin acıklı öyküsü kitapta yer alan bir başka konu. ‘İlk Çağdan Günümüze Kağıthane’ kitabı, 15 yılı aşkın zaman diliminde arşivler, koleksiyon ve müzayedeler takip edilerek oluşturulmuş. Kitabın yazarı Hüseyin Irmak, bu sonucun alınmasında belediye başkanı Fazlı Kılıç’ın konuya gösterdiği ilgi ve özenin birincil derecede önemli olduğunu belirtiyor. “Osmanlı Belgelerinde Kağıthane”, “Kağıthane Tarih Envanteri”, “Kağıthane İmar Planı Araştırmaları”, “Sözlü Tarih Görüşmeleriyle Kağıthane”, “100 Yıl Sonra Kayıp Bir Demiryolunun Ardından”, “Plan, Kroki ve Haritalarda Kağıthane”, “Seyahatnamelerde Kağıthane” isimleriyle bölgeyi çeşitli yönleriyle ele alan çok sayıda kaynak kitaba imza atan ilçe belediyesi için bu eserlerin dünya kütüphanelerinde yer bulmasının ayrıca kıvanç verici olduğu vurgulandı.

Murtaza Gürler - Milliyet