Athena: Pallas Athena

Athena kimdir? Pallas Athena nedir?

1. Athena: Akıl, savaş, el sanatları ve Kentlerin koruyucu Tanrıçası.

Bir adı da Pallas (kız) Athena olan Athena, Zeus'un sevgili kızıdır, babasının başından çıktı.

Athena, Yunan öncesi bir addır. Tanrıça, Girit'te ikincibin yıldaki Minoik kültürden alınmadır.

Athena kültünün başkenti, Atina şehri idi.

Tanrıça bu şehir için yarışa girmişti; bu şehire en faydalı armağanı veren, yarışı kazanmış olacaktı.

Poseidon'un beygiri vermesine karşılık, Athena zeytin ağacını vererek yarışı kazandı.

2. Athena: Yunan inanç sisteminde kentlerin koruyucusu, savaş, el sanatları ve akıl tanrıçası.

En önemli Yunan tanrılarındandır.

Zeus ile Metis’in kızıdır. Sa­vaşçı bir tanrıçadır, babası Zeus’un kafasından tepeden tırnağa silahlı olarak çıkmıştır. Doğuşunu Hesiodos şöyle anlatır: “Ve Zeus çıkardı bir gün kendi kafasından / Çakır gözlü yaman Athena’yı” Atina kentinin koru­yucusu ve ruhu sayılır (bu unvan için Poseidon ile yarışmış, kente zeytin ağacını vermesi ile galip gelmiştir). Başka şehirler de Athena’yı koruyucu tan­rıça olarak benimsemişlerdir. Bunların başında Troia gelir. Troia’nın en bü­yük, en eski tapınağı, kalıntıları bugün de görülebilen Athena Tapınağı oldu­ğu gibi, tanrıçanın tahtadan yapılmış ve Palladion olarak anılan heykeli şeh­rin varlığının simgesi sayılırdı (Tanrıça sıklıkla Pallas lakabıyla anılırdı). Iliadada Akhaların tarafını tutar. Iliada'da. Zeus’un oynadığı yönetici rolü Odysseidda Athena oynar. Odysseus’un da, bütün ailesinin de kaderi onun elin­dedir. Çömlekçi çarkını, marangoz gönyesini keşfetmiş, ilk pişmiş toprak kap­ları yapmıştır. Kadınlar dokuma işlerinde onun yardımını dilerler. En önemli mitolojik kahramanlar, Herakles, Terseus ve Iason Athena’nın yardımları olmadan tanrısal görevlerini yerine getiremezlerdi. Romalılarca Minerva ile özdeşleştirilmiştir. Onuruna kutlanan festivalin adı Panathenaea’dır.

3. Athena: Athena'nın adı Hesiodos'un yapıtlarında önemli bir rol oynar, bir bakıma kendinden önceki kuşakla ilişkisi, doğuşu ve tanrıça olarak görev ve nitelikleri yüzünden adı daha sıkça geçer.

 Theogonio'da da, işler ve Günler de de. Athena'nın doğuşu ayrıntılarıyla anlatılmıştır.

Zeus'un ilk eş olarak kendisine Metis'i seçmiş olması, Metis'le ve onun doğuracağı çocukla iligi efsane, bu yüzden Zeus'un Athena'yı kendi kafasına almak ve oradan üretmek zorunda kalışı ve bu efsanenin simgesel değeri

Hera üzerindeki etkisi, Hera'nın da bunun üzerine kendi kendine Hephaistos'u doğurması Yunan efsanesinde yer etmiş ama ilk kez Hesiodos tarafından dile getirilmiş motiflerdir.

Athena gerek Theogonia,gerekse İşler ve Günler’de anlatılan "Pandora Efsanesi”yle ilişkili olarak gösterilir, Pandora'yı süslemek, ona elişi öğretmek gene Athena'ya düşer. Hesiodos Athena'nın Tritogeneia adını da, "ganimet toplayan" gibi sıfatlarını da bilir. Ama başkaca efsanesine değinmez.  

DOĞUŞU: Zeus Olympos tanrılarının egemenliğini kurduktan sonra ilkin Okeanos kızı Metis tanrıçayla birleşir (Tab. 9). Metis Yunanca akıl, us, düşünme gücü demektir. Tanrılar tanrısının kendine ilk eş olarak Metis'i seçmesi anlamlıdır, ama onu gebe bıraktıktan sonra dölüyle birlikte kendi gövdesine alması daha da derin bir anlam taşır: Akıl gücü ve ancak onun aracıyla elde edilebilen dünya egemenliği baştanrıdan ayrılamamakta, ürünleri de ancak onun kafasından çıkabilmektedir. Bu kavram ve düşünceyi şöyle dile getirir Hesiodos (Theog. 886 vd.):
Tanrıların kralı Zeus ilk es olarak Metis'i, bilge tanrıçayı seçti kendine. Metis en çok şey bilendir bütün tanrılar ve ölümlüler arasında. Ama bu tanrıça tam doğuracağı sırada çakır gözlü Athena'yı. Zeus Toprağın ve Göğün öğütlerine uyarak sevdalı sözlerle aldatıp eşini yuttu, gövdesinin içine aldı onu.
İkinci süreç olarak Athena'nın Zeus'un kafasından çıkması şöyle anlatılır (Theog. 924 vd.):
Ve Zeus çıkardı bir gün kendi kafasından çakır gözlü yaman Athena 'yi o dünyayı birbirine katan tanrıçayı, o hiç yorulmadan orduları yöneten, o cenk ve savaş bağrışmalarından hoşlanan
yüceler yücesi sayılan tanrıçayı.

ADI VE EK ADLARI: Zeus'un kızı ve on iki, Olympos tanrısının biri olan Athena (Tab. 5) çoğu zaman iki adla, yani Pallas Athena diye anılır. Athena adının kökeni bilinmediği gibi, Pallas'ın kaynağı da tartışma konusudur. Pallas adlı bir Titan vardır, adının Yunanca; " paiio", kargı sallamak, atmak anlamına gelen bir kökenden türemiş olduğu sanılır; ayrıca bir efsanede tanrıça Athena'nın Pallas adında Attika'lı bir devi öldürdüğü de anlatılır (Pallas); Athena'nın ek adı bu devlerle ve kargı sallamakla ilgili midir? Bilindiği gibi, bir efsaneye göre, tanrıça Athena babası Zeus'un kafasından silahlı ve elinde kargısı olarak çıkmıştır. Yoksa Pallas ek adı, kız oğlan kız anlamına gelen bir sıfattan mı türemedir ve Pallas Athena mı anlaşılmaktadır? Bunu bugün kesinlikle saptamak güçtür. İlyada'da Zeus sevgili kızına "Tritogeneia" diye seslenir, Triton'dan doğma anlamına gelebilen bu ad da açık değildir, deniz tanrısı Triton'la Athena'nın bir ilişkisi yoktur görünürde, Amphitrite ve Triton adlarında geçen bu " trit" kökeni denizin uğultusunu yansıtan bir ses benzetmesi olabilir, ama Athena'nın denizle tek ilişkisi, anası Metis'in bir Okeanos kızı oluşundandır. Acaba Tritogeneia adı buna mı çağrışımdır? Sıfatları daha belirgin anlamlıdır: Aigis kalkanını taşıyan "aigiokhos" (Aigis), gök gözlü, çakır gözlü "glaukopis" sıfatı tanrıçanın en sevdiği kuş olan "glauks", baykuşla ilgili görülmüştür, olabilir; son olarak " obrimopatre" babası güçlü olan sıfatı doğrudan doğruya baştanrı Zeus'un kızı oluşundandır.

NİTELİĞİ VE EFSANELERİ: İlyada'da Athena bir savaş tanrıçası olarak çıkar karşımıza, ama taraf tutar, Akha'lardan yanadır, Akhilleus, Diomedes, Odysseus ve Menelaos'u her fırsatta korur, Troya'lı yiğitlere karşı pis pis düzenler kurmaktan hiç çekinmez. Aslında çirkin bir rol oynar İlyada'da, bu erdem tanrıçası hiç haktan yana görünmez, davranışları hep hırs ve tutkuların etkisiyle olur: Athena'nın Hera ve Poseidon'la birlikte babası Zeus'u nasıl zincire vurmak istediği anlatılır (I, 400), sevmediği, kendisine rakip gördüğü Aphrodite ve Ares'e karşı tutumu insafsızdır, yenilip yaralanmalarına yardım eder, sonra da yüksekten bakar onlara, babası Zeus karşısında da atıp tutar, onu eleştirmekten çekinmez: Akhilleus'la Hektor arasındaki savaşta ölüm kur'asını çekecek olan Zeus'u şöyle etkiler (İl. XXII, 127 vd.):
Ne diyorsun kara bulutlu babam, ak yıldır imli! Kaderi çoktan belli, ölümlü bir adamdır bu, kaçırmak mı istersin onu canlara kıyan ölümden? Yap yapacağını ama, biz tanrılar onaylamayız yaptığını. Kızının bu sert çıkışlarına yumuşakça karşılık verir tanrıların babası, uyar isteklerine, güler, okşar onu. Ve burada Athena Deiphobos kılığına girerek aldatır Hektor'u ölüme sürükler(He/(£or, Deiphobos). Odysseia'da Athena'nın rolü bir başkadır ve anlamlıdır: Zeus'un kendi ağzından duyuyoruz ki Odysseus "ölümlülerin en üstünüdür akıldan yana", bu akıllı adamı akıl ve erdem tanrıçası Athena tutar, tutması da doğal görünür, İlyada'da Zeus'un oynadığı yönetici rolü, Odysseia'da Athena oynar: Odysseus'un da, bütün ailesinin de kaderi onun elindedir, ne kadar olay, eylem ve konuşma varsa, hepsi Athena'nın buyruğu, kılavuzluğuyla olur, tanrıça Odysseus'a Telemakhos'a, Penelope'ye, Nausikaa'ya yapacağı işi, benimseyeceği davranışı esinlemek için bin bir kılığa girer, Mentes olur, Mentor olur, bir genç kız, bir küçük çocuk olur, ama her an varlığıyla oluşu etkiler yönetir. Odysseus'a karsı davranışında da tutarlı bir duygusu belirir tanrıçanın: Cok çile cekmis yiğide acır, bunca akıl ve dirayetin boşa gitmesini istemez, İlyada'daki tutumunun tam tersine hakkın üstün gelmesini ister. Onun içindir ki destan boyunca Athena'nın kılavuz rolündeki eylem ve davranışlarının, konuşmalarının anlatımına doyum olmaz, tanrıça bu sevimli rolüyle başka destanlara, şiirlere girmiş, denebilir ki Homeros Odysseia'da Odysseus tipini yarattığı gibi Athena tipini de yaratmış ve ölümsüzleştirmiştir. Pallas Athena'nın efsaneleri o kadar çok değildir, kız oğlan kız oluşu ve bu niteliğini yitirmekten çekinmesi, huylanması tuhaf bazı masalların doğmasına yol açmıştır (Erikhtonios, Aglauros). Odysseus'u tuttuğu gibi Argonaut'ları da tutar ve Argo gemisinin yapılmasına yardım eder (Argonaut'lar). El işçiliğini ve el sanatlarını koruyan tanrıça olarak Arakhne efsanesinde rol oynar (Arakhne). Atina'nın kurucusu ve koruyucusu olarak tanrıçanın oynadığı rol de ilginçtir; Attika ilinin ve Atina şehrinin tanrıçası olma hakkını şöyle kazanmış diye anlatılır: Poseidon tanrıyla Pallas Athena bu yetkiyi kazanmak için yarışmaya girmişler, Olympos tanrılarını da yargıç olarak almışlar: Poseidon Atina akropolünün üstünde tuzlu bir göl meydana getirmiş, Athena ise bir zeytin ağacı. Tanrılar, zeytin ağacını tuz gölünden daha yararlı bularak yetkiyi Athena'ya bağışlamışlar, böylece Athena bölge ve kentin yönetimini elde etmiş. Başka şehirler de Athena'yı koruyucu tanrıça olarak benimsemişlerdir, bunların başında Troya gelir. Troya'nın en büyük, en eski ve kutsal tapınağı bugün de kalıntıları görülen Athena tapınağı olduğu gibi, tanrıçanın tahtadan yapılmış ve Pallaidon diye anılan heykeli şehir varlığının simgesi sayılırdı. Bundan ötürüdür ki Palladion'un kaçırılmasıyla ilgili birçok efsaneler doğmuştur {Palladion). Pallas Athena'nın kültü en ilginç biçimiyle Atina'nın klasik çağında kendini göstermiştir. Tanrıçanın onuruna düzenlenen Panathenai bayramı Hellen dünyasında hem din, hem de kültür ve sanat bakımından büyük bir yer tutmuş, Parthenon ve onun kabartmaları gibi ilkçağın en değerli yapıtlarının bazılarını esinlenmiştir.

İlgili Haberler


Benzer Haberler & Reklamlar