Türkiye’nin Sulak Alanlarında 287 Bin Su Kuşu Sayıldı

Türkiye’nin Sulak Alanlarında 287 Bin Su Kuşu Sayıldı

Türkiye’nin önemli göç yolları üzerinde yer alan Akdeniz ve İç Anadolu geçiş kuşağındaki sulak alanlarda gerçekleştirilen kış ortası su kuşu sayımı, biyolojik çeşitliliğin güncel durumuna ışık tuttu. Doğa Koruma ve Milli Parklar 7. Bölge Müdürlüğü sorumluluğundaki alanlarda yapılan çalışmalarda, 74 farklı türden toplam 287 bin 254 su kuşu kayıt altına alındı.

Batı Palearktik Ölçeğinde Kış Ortası Sayımı
Her yıl Batı Palearktik olarak adlandırılan geniş coğrafyada eş zamanlı yürütülen kış ortası su kuşu sayımları, küresel ölçekte göçmen kuş popülasyonlarının izlenmesi açısından kritik bir bilimsel veri kaynağı oluşturuyor. Bu kapsamda Türkiye’de, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü koordinasyonunda gerçekleştirilen 2025 yılı kış ortası sayımı, Adana, Hatay, Mersin, Kayseri, Osmaniye ve Niğde illerindeki sulak alanları kapsadı.
Sayım sonuçlarına göre, söz konusu altı ilde bulunan sulak alanlarda 74 farklı türe ait toplam 287 bin 254 su kuşu tespit edildi. Flamingo, gri balıkçıl, kervan çulluğu, tarakdiş, kaşıkçı, sumru ve alaca yalıçapkını gibi türler, bu alanların hem beslenme hem de dinlenme açısından taşıdığı ekolojik önemi bir kez daha ortaya koydu. Bölge, Avrupa, Kuzey Afrika, Arap Yarımadası ve Batı Asya’yı kapsayan göç rotalarının kesişim noktasında yer alması nedeniyle uluslararası ölçekte dikkat çekiyor.

Faruk Atmaca

Ramsar Alanları ve Sulak Alanların Ekolojik Önemi
Doğa Koruma ve Milli Parklar 7. Bölge Müdürü Faruk Atmaca, sorumluluk sahalarının Türkiye’nin sulak alan varlığı açısından özel bir konumda bulunduğunu vurguladı. Türkiye genelinde uluslararası öneme sahip 14 Ramsar alanının dördünün bu bölgede yer aldığını belirten Atmaca, sulak alanların korunması, sürdürülebilir yönetimi ve düzenli izlenmesinin kurumun temel faaliyetleri arasında olduğunu ifade etti.
Atmaca, sulak alan ekosistemlerinin biyolojik çeşitlilik bakımından tropikal ormanlardan sonra en zengin ekosistemler olduğuna dikkat çekerek, bu alanların göçmen kuşlar için üreme, barınma ve beslenme açısından hayati rol oynadığını belirtti. Türkiye’nin iki ana kuş göç yolu üzerinde yer aldığını hatırlatan Atmaca, özellikle Belen Geçidi üzerinden Afrika’ya uzanan göç hattının bölgedeki sulak alanları vazgeçilmez mola noktalarına dönüştürdüğünü dile getirdi.

Türkiye genelinde güncel verilere göre 503 kuş türünün kaydedildiğini aktaran Atmaca, yalnızca 7. Bölge Müdürlüğü sorumluluk alanında yapılan son sayımda 74 türün tespit edilmesinin, alanların ekolojik değerini açıkça ortaya koyduğunu söyledi. Ayrıca Birleşmiş Milletler kararıyla 2 Şubat’ın Dünya Sulak Alanlar Günü olarak kutlanmasının, bu ekosistemlerin korunmasına yönelik küresel farkındalığı artırmayı amaçladığını vurguladı.

Eren Bozkurt, Alaeddin Çoğal aa

İlgili Haberler


Benzer Haberler & Reklamlar