Muğla’nın Yatağan ilçesindeki Stratonikeia Antik Kenti’nde kazılarda ortaya çıkarılan tahrip olmuş taş eserler, “taş hastanesi” olarak adlandırılan restorasyon atölyesinde üniversite öğrencilerinin uygulamalı çalışmalarıyla yeniden hayat buluyor. Bilal Söğüt başkanlığında yürütülen çalışmalar, hem antik kentin mimari mirasının korunmasını hem de genç restorasyon uzmanlarının sahada deneyim kazanmasını sağlayarak arkeoloji ve koruma bilimi açısından önemli bir eğitim modeli oluşturuyor.
Antik Kentte Sürekli Kazı ve Koruma Çalışmaları
Muğla’nın Yatağan ilçesinde yer alan Stratonikeia Antik Kenti, Anadolu’nun en önemli arkeolojik yerleşimlerinden biri olarak kabul ediliyor. “Gladyatörler kenti” olarak da bilinen Stratonikeia, yalnızca antik dönem yapılarıyla değil, farklı tarihsel katmanlarıyla da dikkat çekiyor.
Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerinin yanı sıra Menteşe Beyliği, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerine ait izleri de barındıran kent, bu yönüyle kesintisiz yerleşim örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor. Aynı zamanda dünyanın en büyük mermer kentleri arasında gösterilen yerleşim, mimari kalıntılarının büyük bölümünü mermer yapı elemanlarının oluşturmasıyla öne çıkıyor.
Bilal Söğüt başkanlığında yürütülen kazı ve restorasyon çalışmaları yıl boyunca devam ediyor. Arkeolojik kazıların gerçekleştirildiği dönemlerin dışında ise kapalı atölyelerde restorasyon ve konservasyon çalışmaları sürdürülüyor.
“Taş Hastanesi”nde Restorasyon Süreci
Antik kentte bulunan taş eserlerin onarım ve koruma işlemleri, araştırma ekibi tarafından “taş hastanesi” olarak adlandırılan restorasyon atölyesinde gerçekleştiriliyor. Bu merkezde kazılarda ortaya çıkarılan mimari bloklar, sütun parçaları ve diğer taş buluntular ayrıntılı bir restorasyon sürecinden geçiriliyor.
Kazı başkanı Bilal Söğüt’e göre atölyede yaklaşık beş tona kadar ağırlığa sahip taş blokların restorasyonu yapılabiliyor. Ağır eserler vinç sistemi yardımıyla taşınarak temizlik ve onarım aşamalarına hazırlanıyor.
Restorasyon sürecinde mekanik ve kimyasal temizlik işlemleri uygulanıyor. Kırılmış taş bloklar uygun tekniklerle birleştirilirken, yüzeylerdeki aşınmaların giderilmesi ve yapısal bütünlüğün korunması için konservasyon yöntemleri kullanılıyor. Bu çalışmalar, antik yapı elemanlarının yeniden kullanılabilir hale getirilmesini ve mimari dokunun korunmasını amaçlıyor.
Uygulamalı Restorasyon Eğitimi
Bu yıl başlatılan yeni eğitim programı kapsamında Pamukkale Üniversitesi Buldan Meslek Yüksekokulu Mimari Restorasyon Programı öğrencileri, eğitimlerinin bir bölümünü doğrudan kazı alanında uygulamalı olarak sürdürüyor.
Öğrenciler yaklaşık 15 günlük dönemler halinde farklı birimlerde görev alarak kazı ve restorasyon süreçlerinin tüm aşamalarını deneyimliyor. Bu kapsamda bir arkeolojik buluntunun arazide tespit edilmesinden çıkarılmasına, belgelenmesinden dijital ortama aktarılmasına ve restorasyonuna kadar uzanan süreçlerin tamamı uygulamalı biçimde öğretiliyor.
Program kapsamında öğrenciler ayrıca mimari blokların çizimi, bilgisayar ortamında belgelenmesi, yüzey temizliği ve parçaların birleştirilmesi gibi teknik işlemleri de deneyimleme fırsatı buluyor. Araştırmacılara göre bu tür uygulamalı eğitimler, restorasyon alanında uzmanlaşacak genç araştırmacılar için önemli bir deneyim sağlıyor.
Genç Restoratörler Sahada Deneyim Kazanıyor
Stratonikeia’daki taş atölyesinde çalışan öğrenciler, restorasyon çalışmalarına aktif olarak katılarak mesleki deneyim kazanıyor. Atölyede gerçekleştirilen işlemler arasında eserlerin temizlenmesi, yüzeylerinin düzeltilmesi ve kırık parçaların birleştirilmesi gibi teknik uygulamalar bulunuyor.
Öğrenciler, tavan vinci yardımıyla taşınan ağır eserlerin güvenli biçimde işlenmesi için koruyucu ekipmanlarla çalışıyor. Eldiven, baret ve diğer güvenlik ekipmanlarının kullanıldığı atölyede restorasyon süreci hem akademik hem de pratik bir öğrenme ortamı sunuyor.
Kazı başkanı Bilal Söğüt, öğrencilerin sahada kazandıkları deneyimin gelecekteki meslek hayatlarında önemli bir avantaj sağlayacağını belirtiyor. Ona göre Stratonikeia’da eğitim gören öğrenciler, başka arkeolojik kazılara katıldıklarında süreçlerin büyük bölümünü daha önce deneyimlemiş oluyor.
Bu yönüyle Stratonikeia’daki restorasyon çalışmaları, yalnızca kültürel mirasın korunmasına değil aynı zamanda yeni kuşak arkeolog ve restoratörlerin yetişmesine de katkı sağlayan önemli bir eğitim modeli olarak değerlendiriliyor.
Kaynak: Durmuş Genç, Osman Akça


Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. Yılında Tarihî Alan Anma Törenleri Hazırlığı Devam Ediyor
Göbeklitepe 7 Yılda 4 Milyonu Aştı: İnsanlık Tarihinin En Eski Kutsal Alanına Yoğun İlgi
Manisa’da Tarihi Eser Operasyonu: 2 Bin 580 Sikke Ele Geçirildi
Tarihi Eser Kaçakçılığına Karşı Operasyonlar: Çok Sayıda Sikke ve Obje Ele Geçirildi