Zar atmanın tarihi 6 bin yıl geri gitti: Kehanet için mi oyun için mi atıldığı muamma

Zar atmanın tarihi 6 bin yıl geri gitti: Kehanet için mi oyun için mi atıldığı muamma

Arkeologlar tarihsel ve etnografik verilerden türetilen morfolojik tanımlama sistemi ile, iki yüzlü, işaretlenmiş yüzeylere sahip ve elde tutulup atılabilecek boyuttaki 293 farklı nesneyi zar olarak nitelendirdi ve olasılık oluşturma ve muhtemel şans oyunları tarihinin bilinenden en az 6 bin daha eski olduğunu savunuyorlar..

Zar ve şans oyunları, , insanın rastlantı ve olasılık kavramlarını anlamaya başlamasının ilk somut göstergeleri sayılıyor. Yeni yayınlanan bir araştırma, söz konusu kavrayışın kökenini yazılı tarihten çok daha geriye, tarih öncesi döneme taşıyarak bilim tarihine yeni bir perspektif sunuyor.

Cambridge Universitesi Yayınları arasında yer alan American Antiquity dergisinde yayınlanan araştırmaya göre  zar ve şans oyunlarının kökeninin yaklaşık 12 bin yıl öncesine, yani Geç Pleistosen dönemine kadar uzandığını savunuyor..

Savunulan teze göre; Kuzey Amerika yerli topluluklarında zar ve şans oyunlarının kökenini 12 bin yıl öncesine, Pleistosen dönemine kadar götürdü; çalışma, insanlığın olasılık kavrayışının beklenenden çok daha erken geliştiğini ortaya koyuyor.

Araştırma, ABD’de Colorado State Universit bünyesinde görev yapan arkeolog ve antropolog Robert J. Madden tarafından kaleme alındı. Çalışma, 31 Mart 2025’te teslim edilip 1 Kasım 2025’te kabul edildikten sonra 2026 yılında yayımlandı.

Makale, Kuzey Amerika’daki yerli toplulukların zar, kumar ve şans oyunlarıyla olan ilişkisini inceleyerek bu kültürel pratiklerin tarihsel derinliğini sistematik biçimde analiz eden ilk kapsamlı çalışma olma özelliği taşıyor.

Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, zar benzeri nesnelerin Wyoming, Colorado ve New Mexico’daki Folsom kültürüne ait arkeolojik katmanlarda tespit edilmesi oldu. Bu bulgular, söz konusu nesnelerin yaklaşık 12 bin yıl öncesine tarihlendiğini ve bilinen en eski Eski Dünya zarlarından binlerce yıl daha eski olduğunu gösteriyor.

Çalışmada geliştirilen yöntem, tarihsel belgelerde tanımlanan 293 farklı yerli zar setinin morfolojik özelliklerinden yola çıkarak oluşturulan bir tanımlama testine dayanıyor. Bu test aracılığıyla arkeolojik kayıtlarda yer alan nesnelerin gerçekten zar olup olmadığı nesnel kriterlerle değerlendirildi.

Elde edilen sonuçlara göre, Kuzey Amerika’da zar ve şans oyunları yalnızca geç dönemlere ait bir kültürel unsur değil; aksine Geç Pleistosen’den itibaren kesintisiz biçimde varlığını sürdüren bir gelenek olarak öne çıkıyor. Araştırmada toplam 57 farklı arkeolojik alanda 659 adet “kesin” veya “olası” zar örneği tespit edildi.

Bu bulgular, insan topluluklarının rastlantı, olasılık ve belirsizlik kavramlarını düşündüğümüzden çok daha erken bir dönemde anlamaya başladığını gösteriyor. Araştırmaya göre bu zarlar, basit oyun araçları olmanın ötesinde, erken dönem insanlarının olasılık prensiplerini pratik olarak kullandığını kanıtlıyor.

Çalışma ayrıca şans oyunlarının toplumsal işlevine de dikkat çekiyor. Araştırmaya göre bu oyunlar, farklı gruplar arasında etkileşimi kolaylaştıran bir “sosyal teknoloji” olarak işlev görmüş olabilir. Bu sayede ticaret, bilgi alışverişi ve sosyal bağların kurulması mümkün hale gelmiştir.

Araştırmanın bir diğer önemli sonucu ise zar kullanımının farklı yaşam biçimlerine sahip topluluklarda da görülmesi. Avcı-toplayıcı gruplardan yerleşik tarım toplumlarına kadar geniş bir kültürel yelpazede zar kullanımının izlerine rastlanması, bu pratiğin evrensel bir sosyal araç olduğunu düşündürüyor.

Kehanet Amaçlı Kullanılmış Olma İhtimaline de dikkat çekildi

Bununla birlikte araştırma, zarların yalnızca oyun amacıyla değil, bazı kültürlerde kehanet gibi ritüel işlevler için de kullanılmış olabileceğine dair sınırlı bulgular bulunduğunu belirtiyor. Ancak Kuzey Amerika bağlamında bu kullanımın oldukça nadir olduğu vurgulanıyor.

Bilim insanlarına göre bu çalışma, yalnızca arkeoloji değil, aynı zamanda matematik tarihi açısından da önemli sonuçlar doğuruyor. Çünkü zar ve şans oyunları, insanlığın olasılık teorisini kavrama sürecinde kritik bir aşama olarak kabul ediliyor.

Madden, "Tarihçiler geleneksel olarak zar ve olasılığı Eski Dünya yenilikleri olarak ele aldılar," dedi. "Arkeolojik kayıtlar, eski Yerli Amerikalı grupların, daha önce sanıldığından binlerce yıl önce, rastgele sonuçlar üretmek üzere tasarlanmış nesneleri kasıtlı olarak ürettiklerini ve bu sonuçları yapılandırılmış oyunlarda kullandıklarını gösteriyor."

alışmada tespit edilen en eski örnekler yaklaşık 12.800-12.200 yıl öncesine dayanmaktadır. Modern altı yüzlü zarların aksine, bu nesneler "ikili zarlar" olarak bilinen iki yüzlü parçalardı. Kemikten özenle şekillendirilmiş, düz veya hafif yuvarlak, genellikle oval veya dikdörtgen şeklinde, elde tutulabilen ve bir yüzeye birlikte atılmak üzere tasarlanmış küçük formlardı.

Her bir parçanın, tıpkı bir madalyonun yazı ve tura yüzü gibi, renk, doku veya ek tasarımlardaki farklılıklarla işaretlenmiş iki ayrı yüzü vardı. Bir yüzü "sayma" yüzü olarak görev yapıyordu. Atıldığında, her parça bir yüzü veya diğer yüzü görünecek şekilde yere düşer ve ikili (iki sonuçlu) bir sonuç üretirdi. Oyuncular aynı anda birden fazla parça atarlardı ve sonuç, sayma yüzü yukarı bakacak şekilde kaç parçanın yere düştüğüne bağlıydı.

"Bunlar basit, zarif aletler," dedi Madden. "Ama aynı zamanda şüphesiz bir amaca hizmet ediyorl

İnsan Zihninin aktifliği

Araştırmanın ortaya koyduğu veriler, erken insan topluluklarının yalnızca hayatta kalma odaklı değil, aynı zamanda soyut düşünme kapasitesine sahip olduğunu gösteriyor.

Rastlantıyı anlamak, risk almak ve olasılık üzerinden karar vermek gibi bilişsel süreçler, modern insan davranışının temel unsurları arasında yer alıyor. Bu bulgular, bu yetilerin kökeninin çok daha eskiye dayandığını düşündürüyor.

Araştırma, zarların yalnızca oyun aracı olmadığını, aynı zamanda önemli bir sosyal işlev taşıdığını ortaya koyuyor.

Zar kullanımının avcı-toplayıcı gruplardan yerleşik tarım toplumlarına kadar geniş bir kültürel yelpazede görülmesi, bu pratiğin evrensel bir insan davranışı olduğunu işaret ediyor..

Sayılarla 12 Bin Yıllık Zar Tarihi 659 adet tespit edilmiş muhtemel zar sayılan arkeolojik nesne 57 farklı arkeolojik saha Yaklaşık 13.000 yıl öncesine uzanan kronoloj En erken örnekler: Folsom kültürü (Wyoming, Colorado, New Mexico) Pleistosen’den Geç Holosen’e kesintisiz kullanım

Arkeolojikhaber.com


Benzer Haberler & Reklamlar