Taşın Hafızası ve Kültürel Miras: Tansu Kırcı'nın heykel sergisi ziyaretçileri bekliyor

Taşın Hafızası ve Kültürel Miras: Tansu Kırcı'nın heykel sergisi ziyaretçileri bekliyor

Heykeltraş Tansu Kırcı, taşı yalnızca malzeme olarak değil, coğrafyanın ve zamanın sessiz tanığı olarak ele alıyor. Sanatçının , “Taşın Belleği” adlı ilk kişisel sergisi İstanbul'da sanatseverleri bekliyor.

Tansu Kırcı’nın İlk Kişisel Sergisi “Taşın Belleği” İstanbul’da Açıldı

Heykeltraş Tansu Kırcı’nın ilk kişisel sergisi **“Taşın Belleği”**, mekân, bellek ve kimlik arasındaki ilişkiyi odağına alan çalışmalarıyla sanatseverlerle buluştu. Sergi, taşın binlerce yıllık hafızasını kolektif belleğin bir parçası olarak yeniden düşünmeye çağırıyor. 

Sergi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilerek kültür sanat merkezine dönüştürülen Balat Fener Evleri – Haliç Sanat 1’de, **15 Şubat 2026** tarihine kadar pazartesi hariç her gün "10.00–17.00" saatleri arasında ücretsiz ziyaret edilebiliyor.

Tansu Kırcı’nın eserlerinde merdiven, kapı ve koridor gibi geçiş formları öne çıkıyor. Bu öğeler, bireyin kendini tanıma sürecini ve varoluşun sürekli dönüşen doğasını simgeleyen metaforlar olarak kurgulanıyor. Sanatçı, izleyiciyi mekânla kurulan ilişki üzerinden bellek ve kimlik kavramlarını yeniden sorgulamaya davet ediyor.

Antik Mezopotamya’dan Bizans’a Taşın Doğal Hafızası ve Kültürel Miras

Taşı yalnızca bir heykel malzemesi olarak değil, coğrafyanın belleğini taşıyan bir tanık olarak ele alan Kırcı, eserlerinde doğrudan mermer ocaklarından seçtiği taşları kullanıyor. Taşın damarları, kırıkları ve direnç noktaları, her eserin biçimlenişine yön verirken, insan iradesi ile doğanın sınırları arasındaki hassas ilişki görünür kılınıyor. Antik Mezopotamya’dan Bizans’a uzanan kültürel mirasın izlerini günümüze taşıyan sanatçı, kimliksizleşen kent dokusuna eleştirel bir bakış sunuyor. Kadim uygarlıklardan miras kalan kültürel birikim ile bugünün kent yapısı arasındaki zıtlık, serginin temel düşünsel eksenini oluşturuyor.

Taşın Belleği sergisi ziyetçileri “Bir toplum, unuttuğu taşların ağırlığını ne kadar taşıyabilir?” sorusuyla baş başa bırakıyor...


Benzer Haberler & Reklamlar