Antalya’nın Serik ilçesinde yer alan ve askeri mimarisiyle dünya çapında tanınan Sillyon Antik Kenti’nde, restorasyon çalışmalarında önemli bir eşik aşıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın "Geleceğe Miras Projesi" kapsamında yürütülen çalışmalarda, kentin ulaşıma en müsait noktası olan batı surları orijinal malzemesiyle ayağa kaldırıldı. Helenistik dönemin mühendislik harikası olan bu yapılar, kentin tarih boyunca neden ele geçirilemediğini somut bir şekilde gözler önüne seriyor.

Antalya’nın en stratejik noktalarından birinde, sarp bir tepe üzerinde kurulu olan Sillyon Antik Kenti, askeri mimarisiyle arkeoloji dünyasında özel bir yere sahip. Kentin doğal korunaklı yapısına ek olarak inşa edilen devasa surlar, antik dönemde burayı kuşatılması imkansız bir kale haline getirmişti. Öyle ki, bölgedeki pek çok kenti hızla kontrolü altına alan Büyük İskender’in dahi Sillyon’un bu güçlü tahkimatını aşamadığı tarihi kayıtlara geçmiş durumda. Bugünlerde kent, bu görkemli savunma sisteminin yeniden gün yüzüne çıkarılmasıyla gündemde.

Orijinal Malzeme ve Bilimsel Restorasyon
Sillyon Antik Kenti Kazı Başkanı Doç. Dr. Murat Taşkıran ve ekibi tarafından yürütülen çalışmalarda, kentin batı kesimindeki Helenistik surların bir bölümü onarıldı. Restorasyon sürecindeki en dikkat çekici unsur, yapıların tamamen kendi orijinal taşları kullanılarak ayağa kaldırılması oldu. Kazı başkanı Taşkıran, surların sadece bir mimari yapı değil, aynı zamanda kentin stratejik konumunu tamamlayan bir askeri zekanın ürünü olduğunu vurguluyor. Yapılan bu titiz onarımla birlikte, Sillyon’un sembolü olan savunma hattı artık ziyaretçiler tarafından net bir şekilde algılanabiliyor.

Anadolu’nun En İyi Korunan Kulesi Koruma Altında
Çalışmalar sadece surlarla sınırlı değil; savunma sisteminin en kritik parçası olan Helenistik kulede de hummalı bir mesai harcanıyor. Anadolu’da günümüze kadar tüm detaylarıyla korunarak ulaşabilmiş ender örneklerden biri olan bu kule, Bizans’tan Osmanlı’ya kadar farklı medeniyetler tarafından da kullanılmış. Günümüzde ise yapının statik ömrünü uzatmak adına destekleme ve onarım çalışmaları titizlikle sürdürülüyor. 7 bin yıldır yaşamın kesintisiz devam ettiği Sillyon, bu restorasyonla birlikte sadece bir ören yeri olmaktan çıkıp, antik dönemin askeri dehasını anlatan bir açık hava müzesine dönüşüyor.



Zeugma’da Bahar Mesaisi: İlk Çeyrekte 73 Bin Ziyaretçi
Sillyon Antik Kenti'nin Surları Orijinal Taşlarıyla Restore Ediliyor
Prof. Dr. İsmail Türkoğlu: 1991, Türk dünyasına Tanrı’nın bir hediyesi
Kırşehir'de bir bahçeye gömülü Roma dönemi mezar steli yakalandı