Machteld Johanna Mellink’in Vasiyeti Yerine Getirildi: Külleri Kızılbel Tümülüsü’ne Serpildi

Machteld Johanna Mellink’in Vasiyeti Yerine Getirildi: Külleri Kızılbel Tümülüsü’ne Serpildi

Hollanda doğumlu, Bryn Mawr College profesörü Machteld Johanna Mellink, 40 yılını Anadolu arkeolojisine adadığı Elmalı’da “ikinci vatanım” olarak nitelendirdiği bölgeye vasiyeti üzerine külleri serpildi. 2006’da vefat eden Mellink’in külleri, 2026’da Kızılbel Tümülüsü’ne dökülürken, Elmalı Belediyesi şubat ayı meclis kararıyla bir caddeye adını verdi. “Anadolu arkeolojisinin annesi”nin mirası, keşifleri ve yerel bağları ile ölümsüzleşti.

Bir Arkeoloğun Anadolu’ya Adanmış Yaşamı
Prof. Dr. Machteld Johanna Mellink (1917-2006), Hollanda’da doğup ABD’de akademik kariyer yapan, Bryn Mawr College’da uzun yıllar öğretim üyeliği yapan bir arkeologdu. Anadolu arkeolojisine 1947’de Tarsus Gözlükule kazılarıyla adım atan Mellink, 1963’ten itibaren Antalya Elmalı ilçesinde yoğunlaştı. Karataş-Semayük, Bağbaşı, Boztepe, Kızılbel ve Karaburun gibi sitelerde 1963-1975 arası kazıları yönetti; toplamda yaklaşık 40 yılını Elmalı’da geçirdi. Bu süreçte Erken Tunç Çağı’ndan (MÖ 3000) Likya ve Pers dönemine uzanan buluntular ortaya çıkardı. En çarpıcı keşifleri, MÖ 6. yüzyıla tarihlenen boyalı tümülüs mezar odalarıdır: Kızılbel (MÖ 525) ve Karaburun (MÖ 475). Bu mezarlar, Anadolu’da nadir rastlanan duvar resim sanatının en iyi korunmuş örneklerini sunar; av sahneleri, savaşçı veda motifleri, deniz yolculuğu betimlemeleri ve mitolojik unsurlar (Gorgonlar, Medusa, Pegasus) içerir. Mellink’in çalışmaları, Likya’nın yerel gelenekleri ile Pers etkisinin etkileşimini aydınlatır ve arkeoloji literatüründe temel referans haline gelir (örneğin 1998’de yayımlanan Kızılbel: An Archaic Painted Tomb Chamber in Northern Lycia).

Keşiflerin Bilimsel ve Kültürel Önemi
Mellink’in Elmalı’daki katkıları yalnızca bilimsel değil, aynı zamanda toplumsal boyutludur. Karataş-Semayük’te MÖ 3000’e tarihlenen 500 küp mezar gibi Erken Tunç Çağı buluntuları, bölgenin prehistorik yerleşim dinamiklerini ortaya koydu. Kızılbel Tümülüsü, yerel Likya esintileri taşıyan freskleriyle dikkat çekerken, Karaburun Tümülüsü Pers istilasının Anadolu içlerine yayıldığını gösteren ikonografik kanıtlar sunar. Bu keşifler, günümüze ulaşan duvar resim sanatının kıt örnekleri arasında yer alır ve Anadolu’nun kültürel çeşitliliğini vurgular. Mellink, eserlerin yerinde korunması, tanıtımı ve Elmalı Müzesi’nin kurulması için çaba gösterdi; müzedeki pek çok eserin (özellikle tümülüs buluntuları) onun kazılarından geldiği belirtilir. Ayrıca hastane inşası gibi sosyal projelere maddi destek verdi, yerel halkla derin bağlar kurdu. Aytulum ailesini “öz ailem” olarak gören Mellink, ilçeyi “ikinci vatanım” diye nitelendirdi.

Vasiyetin Yerine Getirilmesi ve Duygusal Bağ
2006’da 89 yaşında ABD’de vefat eden Mellink, vasiyetinde küllerinin Elmalı’ya, özellikle sevdiği Kızılbel Tümülüsü’ne serpilmesini istedi. Bu istek, 2026 Şubat’ında yerine getirildi. Küller, Aytulum ailesinin oğlu Sadık Aytulum tarafından Kızılbel’e döküldü. Sadık Aytulum, Mellink’i “annemden farkı yok” diyerek anımsadı: 1963’te başlayan bağ, 40 yıllık samimiyete dönüştü; Mellink’in kucağında büyüdüğünü, sosyal yardımlarını vurguladı. Mellink’in son ziyareti 2003-2004’te felçli halde gerçekleşmiş, vasiyeti yeğenleri aracılığıyla iletilmişti. 2023’te yeğeni Machteld Pell, teyzesinin kitabı için Elmalı’yı ziyaret etti. Bu tören, Mellink’in Elmalı’ya olan derin bağlılığını sembolize eder.

Elmalı’da Ölümsüzleştirme: Cadde Adı Kararı
Mellink’in mirasını kalıcı kılmak amacıyla Elmalı Belediyesi, 2026 Şubat ayı meclis toplantısında bir caddeye “Prof. Machteld Johanna Mellink” adını verdi. Karar, kazı deposunun bulunduğu caddeyi kapsar. Elmalı Belediyesi Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Arkeolog Durmuş Altan ile Elmalı Müzesi Müdürü Arkeolog Tahir Aksekili, 2023’te Hollanda’ya giderek Mellink’in yakınlarıyla görüştü, hayatını belgeledi. Altan, süreci “sosyal sorumluluk projesi” olarak tanımladı: Dışişleri Bakanlığı yazışmaları devam ederken, karar oy çokluğuyla alındı. Bu adım, Mellink’in adını sonsuza dek yaşatmayı amaçlar.

Sonuç: Mirasın Geleceğe Aktarımı
Prof. Dr. Mellink’in hikayesi, arkeolojinin bilimsel ötesinde insani ve kültürel boyutunu gösterir. Elmalı’ya adanmış 40 yıl, keşifler, yerel ilişkiler ve vasiyetin 2026’da gerçekleşmesiyle tamamlandı. Cadde adı ve küllerin serpilmesi, “Anadolu arkeolojisinin annesi”nin mirasını ölümsüzleştirirken, Likya’nın zengin geçmişini geleceğe taşır. Bu olay, uluslararası arkeoloji camiasında da yankı uyandıran duygusal bir vefa örneğidir.

Kaynak: dha
 


Benzer Haberler & Reklamlar