Konya’da Hatunsaray–Botsa sınırlarında yer alan Listra (Lystra) Antik Kenti kazılarında Selçuklu dönemine tarihlendiği düşünülen bronz muska gün yüzüne çıkarıldı. Necmettin Erbakan Üniversitesi yürütücülüğündeki çalışmalarda Selçuklu döneminde bölgede yaşayan Hristiyanlara ait mezarlar, sırlı hokkalar, sikkeler ve turkuaz boncuklar tespit edildi. Ayrıca 17. yüzyıla ait Avusturya gümüş sikkesi, kentin Osmanlı ticaret ağındaki rolünü doğruladı.

Listra’nın Çok Katmanlı Tarihi ve Kazının Kurumsal Çerçevesi
Konya’da Hatunsaray ve Botsa mahalleleri sınırlarında yer alan Listra (Lystra) Antik Kenti’nde sürdürülen arkeolojik kazılar, bölgenin geç antik dönemden Osmanlı’ya uzanan çok katmanlı yerleşim sürekliliğini somut bulgularla görünür kılıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı izniyle yürütülen çalışmalar, Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) bilimsel koordinasyonunda; Konya Büyükşehir Belediyesi ve Meram Belediyesinin desteğiyle sürdürülüyor. Kazı başkanlığını NEÜ öğretim üyesi Doç. Dr. İlker Mete Mimiroğlu üstleniyor.
Listra, Hristiyanlığın erken yayılımında kritik bir figür olarak görülen Aziz Pavlus’un ziyaret ettiği yerleşimler arasında anılması nedeniyle yalnızca arkeoloji açısından değil, dinler tarihi ve kültürel miras çalışmaları bakımından da yüksek bir araştırma potansiyeline sahip.
Ana Kilise Kompleksi ve Selçuklu Dönemi Hristiyan Mezarları
Kazı ekibinin ikinci yıl çalışmaları, özellikle “ana kilise” olarak tanımlanan alanda yürütülen kazılarla yeni bir boyut kazandı. Doç. Dr. Mimiroğlu’nun açıklamasına göre, bu alanın tekil bir ibadet yapısından ziyade geniş ölçekli bir yapı kompleksi olduğu anlaşılmış durumda. Kazılarda bir şapel ile geç antik döneme tarihlenen başka bir kilise yapısının ortaya çıkarılması, Listra’daki dini mimari sürekliliğin farklı dönemlerde yeniden üretildiğini düşündürüyor.

En dikkat çekici bulgulardan biri ise “yukarı kilise” olarak tanımlanan alanda tespit edilen yaklaşık 80 mezar oldu. Bu mezarların bir bölümünün Selçuklu döneminde bölgede yaşayan Hristiyan topluluklara ait olduğu değerlendiriliyor. Mezar buluntuları arasında Selçuklu dönemine tarihlenen sırlı hokkalar, sikkeler ve turkuaz boncuklar yer alıyor. Bu bulgular, yazılı kaynaklarda varlığı bilinen Selçuklu dönemi Hristiyan nüfusunun arkeolojik düzlemde daha net biçimde izlenebilmesini sağlıyor.
Osmanlı Dönemi Konutları ve 17. Yüzyıl Avusturya Gümüş Sikkesi
Kazılar yalnızca kilise odaklı ilerlemiyor. Yamaç kesimde yürütülen çalışmalarda Osmanlı dönemine ait konut yapıları ve pitosların tespit edilmesi, yerleşimin geç dönemlerde de aktif olduğunu gösteriyor. Bu alanlardan çıkarılan 17. yüzyıla ait Avusturya gümüş sikkesi, Listra’nın Osmanlı döneminde ticaret yollarıyla ilişkisini ve farklı coğrafyalarla kurduğu ekonomik temasları küçük buluntular üzerinden doğrulayan güçlü bir veri olarak öne çıkıyor.

Selçuklu Bronz Muskası: Orta Asya Bağlantılı Bir Tılsım mı?
Bu yılın en çarpıcı keşiflerinden biri, Selçuklu dönemine ait olduğu düşünülen bir konut yapısında ele geçen bronz muska oldu. Aynı alanda yeşil sırlı bir hokka ile birlikte bulunan muskanın iki yüzünde ters şekilde yazılar bulunduğu, kolye ucu biçiminde ve üçgen formda olduğu belirtiliyor. Mimiroğlu, benzer örneklerin Anadolu’da nadir görülmesine karşın Orta Asya’da karşılıklarının bulunduğunu, özellikle askerler ve yolcular tarafından taşındığının bilindiğini ifade ediyor. Restorasyon süreci tamamlandığında yazıların okunmasıyla, nesnenin işlevi ve kültürel bağlamı daha kesin biçimde yorumlanabilecek.
Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş ise kazı alanının şimdiden yoğun ilgi gördüğünü belirterek, yakın dönemde Listra’ya on binlerce ziyaretçinin gelmesinin hedeflendiğini vurguladı.


Listra Kazılarında Selçuklu Dönemine Tarihlenen Tılsımlı Kolye Ucu Bulundu
Cem Karaca: Anadolu Rock’ın Hafızası, Sürgünün Sesi ve Dönüşün Şarkısı
Burdur’un Dijital Turizm Hamlesi: 'Visit Burdur' ve 'Yöresel Burdur' Projesi Tanıtıldı
Trabzon Orta Mahalle 61 Tescilli Yapısıyla Turizmde Yükseliyor