Kanada’dan Türkiye’ye Tarihi İade: Kültürel Miras Evine Dönüyor

Kanada’dan Türkiye’ye Tarihi İade: Kültürel Miras Evine Dönüyor

Kanada’dan Türkiye’ye gerçekleştirilen ilk resmi kültür varlığı iadesi, uluslararası alanda dikkat çekici bir gelişme olarak kayda geçti. 17–19. yüzyıllara tarihlenen yazma ve matbu eserler ile hat örnekleri, hukuki ve bilimsel süreçlerin ardından anavatana kazandırıldı. Bu iade, yalnızca eserlerin dönüşünü değil, aynı zamanda kültürel mirasın korunmasında küresel iş birliğinin ulaştığı noktayı da gözler önüne seriyor

Uluslararası Hukukta Emsal Niteliğinde İade
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kanada’dan Türkiye’ye ilk resmi iadenin başarıyla tamamlandığını açıkladı. Kanada’nın başkenti Ottawa’da teslim alınan eserler arasında 17–19. yüzyıllara ait 7 el yazması sayfa, 2 nadir matbu eser sayfası ve 2 modern hat çalışması bulunuyor.

Kanada Federal Mahkemesi kararıyla gerçekleşen iade, kültür varlıklarının korunmasına yönelik uluslararası hukuk açısından önemli bir emsal olarak değerlendiriliyor. Sürecin, yasa dışı yollarla yurt dışına çıkarılan eserlerin geri alınmasına yönelik mücadelede yeni bir dönemi temsil ettiği ifade ediliyor.

Bilimsel ve Hukuki Süreçle Gelen Başarı
Eserlerin iadesi, Kanada Sınır Hizmetleri Ajansı tarafından 2024 yılında başlatılan bir inceleme sürecine dayanıyor. İstanbul’dan Kanada’ya götürülmek istenirken tespit edilen eserler, ardından Kanada Miras Bakanlığı ile Türkiye arasında yürütülen resmi temaslarla gündeme alındı.

Türkiye’nin sunduğu bilimsel raporlar ve hukuki belgeler doğrultusunda, eserlerin Türkiye’ye ait olduğu tescillendi. Bu süreçte Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Türkiye Yazma Eserler Kurumu başta olmak üzere birçok kurum aktif rol üstlendi.

Kültürel Hafızanın Parçaları Geri Kazanıldı
İade edilen eserlerin Arapça ve Osmanlı Türkçesi metinler içerdiği; fıkıh, tasavvuf, tarih ve edebiyat gibi alanlara ışık tuttuğu belirlendi. Yapılan incelemelerde bazı yazma eser sayfalarının özgün ciltlerinden koparıldığı ve sonradan müdahaleye uğradığı tespit edildi.

Uzmanlar, bu tür eserlerin yalnızca estetik değil, aynı zamanda kültürel hafızanın taşıyıcıları olduğunu vurguluyor. Bu nedenle iade süreci, sadece bir mülkiyet meselesi değil, geçmişle kurulan bağın yeniden tesis edilmesi olarak değerlendiriliyor.

Kanada’dan gerçekleşen bu ilk resmi iade, Türkiye’nin kültürel mirasını koruma konusundaki kararlılığını ortaya koyarken, uluslararası iş birliğinin de güçlendiğine işaret ediyor.

Kaynak: Yasemin Kalyoncuoğlu aa


Benzer Haberler & Reklamlar