İstanbul’da Korunan Alanlara Rekor İlgi: 2025’te Yaklaşık 4 Milyon Ziyaretçi

İstanbul’da Korunan Alanlara Rekor İlgi: 2025’te Yaklaşık 4 Milyon Ziyaretçi

İstanbul’da Doğa Koruma ve Milli Parklar 1. Bölge Müdürlüğü sorumluluğundaki korunan alanlar, 2025 yılında yaklaşık 4 milyon ziyaretçi ağırlayarak doğa temelli rekreasyonun kent yaşamındaki önemini bir kez daha ortaya koydu. Milli parklar ve tabiat parkları, biyolojik çeşitliliğin korunmasının yanı sıra bilimsel araştırma, çevre eğitimi ve sürdürülebilir turizm açısından stratejik bir rol üstleniyor.

Türkiye’de Korunan Alan Politikaları ve Hukuki Çerçeve

Türkiye’de milli parklar ve korunan alanlar sistemi, Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmektedir. Bu sistem; 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ve 2872 sayılı Çevre Kanunu hükümleri doğrultusunda şekillenmektedir. Söz konusu mevzuat çerçevesinde biyolojik çeşitliliğin korunması, yaban hayatının geliştirilmesi, avcılığın düzenlenmesi ve doğal ekosistemlerin sürdürülebilirliği hedeflenmektedir.

Korunan alanların belirlenmesi, planlanması ve etkin biçimde yönetilmesi, doğa korumanın en etkili araçlarından biri olarak değerlendirilmektedir. Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası çevre ve doğa koruma sözleşmelerinden doğan yükümlülükler de bu süreçte dikkate alınmakta; alan yönetim planları ekosistem temelli bir yaklaşımla uygulanmaktadır.

Korunan Alanların Ekolojik, Bilimsel ve Eğitsel İşlevleri

Korunan alanlar, yalnızca rekreasyonel kullanımlara değil, aynı zamanda bilimsel araştırmalara da önemli katkılar sunmaktadır. Bu alanlarda elde edilen veriler; biyoloji, ekoloji, jeoloji ve çevre bilimleri gibi disiplinlerde yürütülen akademik çalışmalarda temel kaynak niteliği taşımaktadır. Nesli tehlike altındaki türler başta olmak üzere flora ve fauna varlığının korunması, doğal peyzajın bozulmadan gelecek kuşaklara aktarılması temel öncelikler arasında yer almaktadır.

Ayrıca günübirlik kullanım alanları, yürüyüş ve koşu rotaları, kuş gözlem kuleleri, kamp ve karavan alanları, plajlar, iskeleler ve macera parkurları gibi donatılar sayesinde bu alanlar çevre eğitimi ve doğa farkındalığı açısından da işlev görmektedir. Ziyaretçilerin ihtiyaçları karşılanırken, doğal kaynak değerlerinin korunmasına yönelik hassasiyet ön planda tutulmaktadır.

Dört Mevsim Doğa Turizmi ve Yerel Ekonomiye Katkı

Korunan alanlar; doğa yürüyüşleri, kuş gözlemciliği, fotosafari, kampçılık, açık hava sporları, festivaller ve kültürel etkinlikler için yılın her döneminde uygun ortam sunmaktadır. Bu alanların bulunduğu destinasyonlar, çevrede yaşayan kırsal topluluklarla güçlü bir etkileşim içindedir.

Ziyaretçilerin konaklama, yeme-içme, rehberlik ve ulaşım gibi harcamaları, hem alan içinde hem de çevre yerleşimlerde ekonomik hareketlilik yaratmaktadır. Bu yönüyle korunan alanlar, sürdürülebilir turizmin yerel kalkınmaya katkı sağlayan önemli bileşenleri arasında yer almaktadır.

İstanbul ve Bölge Genelinde Ziyaretçi Verileri

DKMP 1. Bölge Müdürlüğü verilerine göre İstanbul, Kocaeli, Tekirdağ, Sakarya, Edirne ve Kırklareli illerinde toplam 62 korunan alan bulunmaktadır. Bunlar arasında 2 milli park, 43 tabiat parkı, 2 tabiatı koruma alanı, 3 tabiat anıtı, 4 yaban hayatı geliştirme sahası ve 8 sulak alan yer almaktadır. Bölge genelinde bu alanlar yılda ortalama 10 milyon ziyaretçi ağırlamaktadır.

2025 yılında yalnızca İstanbul’daki korunan alanları tercih eden ziyaretçi sayısı yaklaşık 4 milyona ulaşmıştır. Bu ziyaretlerin önemli bir bölümünü Belgrad Ormanı oluştururken, Kocaeli’deki Ormanya Doğal Yaşam Parkı yaklaşık 5 milyon ziyaretçiyle bölgenin en yoğun ilgi gören alanı olmuştur. Yaz ayları ve Kurban Bayramı dönemleri en yoğun ziyaretçi zamanları olarak öne çıkarken, sonbaharda oluşan renk değişimleri de doğa turizmine olan ilgiyi artırmaktadır.

Şaduman Türkay aa
 


Benzer Haberler & Reklamlar