Arkeologlar, Yunanistan’daki Marathousa 1 arkeolojik alanında 430 bin yıllık ahşap nesneler buldular. İncelemeler sonucu mikroskobik izlerden dolayı ahşap nesnelerin insansılar eliyle yapıldıklarını kesinleşti. Ahşap aletler, arkeoloji tarihinde elde taşınabilir en eski eşyalar olarak kayda geçti.
PNAs dergisinde 26 Ocak tarihinde yayınlanan Annemieke Milks, Maria Ntinou, Stylianos Koutalis, Dimitrios Michailidis, George E. Konidaris, , Nicholas Thompson, Georgia Tsartsidou, Eleni Panagopoulou, Vangelis Tourloukis, Panagiotis Karkanas, Katerina Harvati imzaları ile yayınlanan "Evidence for the earliest hominin use of wooden handheld tools found at Marathousa 1 (Greece)" (Yunanistan'da Marathousa 1'de bulunan, homininlerin ahşap el aletlerini kullandığına dair en eski kanıtlar) başlıklı makalede yer alan bilgilere göre; insansı bir tür elinden çıkmış bilinen en eski el tipi ahşap aletleri bulundu ve onlar arasına aralarında işlevi tahmin edilemeyen yeni bir alet türü de yer alıyor.
Marathousa 1, eskiden gölün kıyısında bulunduğu anlaşılan bir kömür madeni arazisi. ve Yunanistan'ın en eski arkeolojik alanları arasında yer alıyor. Avrupa'ya insan ve insansı türlerin göçünün en olası rotaları arasında yer aldığı tespit edilen bölge, buzul çağlarında fauna, flora ve insan toplulukları için ideal bir sığınak olabilrdi.
Yunanistan Kültür Bakanlığı bünyesindeki Paleoantropoloji ve Mağaracılık Müdürlüğü ve Tübingen Üniversitesi Paleoantropoloji grubu arkeologları tarafından Dr. Eleni Panagopoulou lderliğinde sürdürülen çalışmalarda sıra dışı şekiller içeren ahşap parçaları bulunmuştu. Ahşap parçalarının insan yapımı aletler olması ihtmali detaylıca araştırıldı.
430 Bin Yıllık Ahşap Aletlerin İnsan Elinden çıktığına hükmedildiAlmanya, Birleşik Krallık ve Yunanistan’dan araştırmacıların yer aldığı uluslararası araştırma ekibi, mikroskobik izler sayesinde bu nesnelerin doğal yollarla şekillenmediğini, insan ya da insansılar eliyle şekillendirildiğini tespit etti. Yunanistan’da bulunan 430 bin yıl öncesine tarihlenen ahşap nesneler, bugüne kadar bilinen en eski elde taşınabilir ahşap aletler olarak kayda geçti. Yunanistan’ın Mora Yarımadası’ndaki Marathousa 1 arkeolojik alanında, yaklaşık 430 bin yıl öncesine tarihlenen ahşap aletler keşfetti. Bulgular, insanlık tarihindeki en eski elde taşınabilir ahşap aletler olarak değerlendiriliyor.
Ahşap nesnelerin arkeolojik kayıtlarda çok ender bulunmasının nedeni, uzun süre bozulmadan kalabilmeleri için özel çevresel koşullar gerektirmeleri. Marathousa 1’deki suya doygun tortul ortam, bu nadir korunumu mümkün kıldı.
Çalışma, Tübingen Üniversitesi’nden Prof. Katerina Harvati ve Reading Üniversitesi’nden Dr. Annemieke Milks liderliğinde yürütüldü ve sonuçlarını içeren makale bilim dergisi PNAS’ta yayımlandı.
Doğal aşınma olmadığına dair kritik kararı verdiren ayrıntılar
Araştırmanın en önemli noktası, bulunan ahşap parçaların doğal süreçlerle değil, bilinçli biçimde insanlar tarafından şekillendirildiğinin ortaya konması oldu. Araştırmacılar, ahşap yüzeyleri yüksek büyütmeli mikroskoplarla inceleyerek: kesme ve yontma izleri, düzenli aşınma ve kullanım izleri,
doğal kırılmalardan farklı, teknolojik müdahaleye işaret eden yüzey desenleri tespit etti.
Bu analizler sonucunda üç ahşap nesneden ikisinin insan eliyle işlendiği, üçüncüsünün ise büyük olasılıkla bir büyük etçil hayvan (muhtemelen ayı) tarafından oluşturulan izler taşıdığı belirlendi.
Yeni bir alet türü keşfedildi ama işlevi belirsizİnsan yapımı olduğu kesinleşen nesnelerden biri kızılağaç, diğeri ise söğüt veya kavak ağacından yapılmış. Araştırmacılara göre: küçük alet, kazı çubuğu ya da çok amaçlı bir el aleti olarak kullanılmış olabilir. Göl kenarında kazı yapma veya ağaç kabuğu soyma gibi işlevler aletin muhtemel kullanım alanları arasında.
Aletlerin işlevi henüz kesin olarak belirlenmiş değil; ancak araştırmacılar bunun, literatürde ilk kez tanımlanan yeni bir ahşap alet tipi olduğunu vurguluyor.
Marathousa 1 alanında bulunan taş aletler ile fillere ve diğer hayvanlara ait kalıntılar, bölgenin bir zamanlar göl kıyısında yer aldığını ve hayvanların parçalandığı (kasaplık faaliyetlerin yürütüldüğü) bir alan olarak kullanıldığını gösteriyor.
Üniversitenin basın açıklamasına göre; Prof. Katerina Harvati, Orta Pleistosen döneminin (yaklaşık 774 bin – 129 bin yıl önce) insan evriminde kritik bir aşama olduğunu belirterek, bu dönemde bitkisel materyallerin hedefli ve teknolojik amaçlarla kullanılmaya başlandığını söylüyor.
Homo sapiens değil, daha erken insansı türleriAraştırmacılar, 430 bin yıl önce bölgede Homo sapiens’in henüz var olmadığını özellikle vurguluyor. Bulgular, büyük olasılıkla Homo heidelbergensis ya da ona yakın bir erken insan grubuna işaret ediyor. Çalışmada bu konuda kesin tür ataması yapılmıyor ve eldeki verilerin sınırları aşılmıyor.
*******************************************
HOMO SAPİENS DEĞİLSE HANGİ TÜR?Marathousa 1 buluntularının tarihlendiği 430 bin yıl önce, Güneydoğu Avrupa’da Homo sapiens henüz ortaya çıkmamıştı. Güncel paleoantropolojik veriler, bu dönemde bölgede Homo heidelbergensis ve Homo heidelbergensis ile ilişkili erken Neandertal popülasyonlarının varlığına işaret ediyor:
Homo heidelbergensis, yaklaşık 700 bin – 200 bin yıl önce Afrika ve Avrasya’da yaşamış; hem Neandertallerin hem de modern insanların atası olarak kabul edilen bir insan türü/grubu olarak tanımlanıyor.
Marathousa 1 sahasında henüz doğrudan insan fosili bulunmamış olsa da; Ttaş alet teknolojisi, hayvan kasaplığına dair izler, ahşap işçiliği kanıtları bu faaliyetlerin, Orta Pleistosen Avrupa’sında yaygın olduğu bilinen Homo heidelbergensis davranış repertuarıyla örtüştüğünü gösteriyor.
Araştırmacılar bu nedenle çalışmada bilinçli olarak tür ismi vermekten kaçınıyor ve buluntuları “erken insanlar” (early humans) ifadesiyle tanımlıyor. Bu yaklaşım, arkeoloji literatüründe metodolojik olarak en güvenli yol kabul ediliyor.
*******************************************
Dr. Milks’e göre, bugüne kadar bilinen en eski ahşap aletler İngiltere, Almanya, Zambiya ve Çin’de bulunmuştu; ancak bunların tamamı Marathousa 1 buluntularından daha genç. Zambiya’daki Kalambo Şelaleleri’nde bulunan daha eski bir ahşap parça ise alet değil, yapısal bir unsur olarak değerlendirilmişti.
*******************************************
Marathousa 1, (Kalambo ve Schöningen alanlarının karşılaştırması
Marathousa 1 arkeolojik buluntuları, yalnızca yaşlarıyla değil, teknolojik bağlamlarıyla da öne çıkıyor. Dünya'da bu açıdan dana önce iki önemli merkez dikkat çekiyordu.
Kalambo Falls (Zambiya)
Tarih: ~476 bin yıl
Buluntu: Ahşap kütük ve yapı elemanları
Kullanım: Yapısal mamül, alet değil
Önemi: İnsanların ahşabı kullandığını gösteren en eski kanıt, ancak elde taşınabilir alet değil
Schöningen (Almanya)
Tarih: ~300 bin yıl
Buluntu: Ahşap mızraklar
Kullanım: Av silahları
Önemi: Ahşabın mühendislik ve av teknolojisinde kullanımı
Marathousa 1’i farklı kılan ne?
Tarih: 430 bin yıl
Buluntu: Elde taşınabilir küçük ahşap aletler
Kullanım: Muhtemelen kazı, soyma veya çok amaçlı işler
Özellik: Mikroskobik kesme ve yontma izleri, Sistematik aşınma (use-wear), Taş aletlerle birlikte kullanım kanıtı Bu özellikler, Marathousa 1’i: “Bilinen en eski elde taşınabilir ahşap alet teknolojisi”
noktasına taşıyor.
Araştırmacılara göre bu bulgular, erken insanların yalnızca taşa değil, bitkisel hammaddelere yönelik planlı, hedefli ve tekrarlanan teknolojik bilgiye sahip olduğunu açık biçimde ortaya koyuyor.
*******************************************
İnsan–yırtıcı rekabetinin izleri
Alanın en dikkat çekici yönlerinden biri de, kesilmiş fil kalıntılarının hemen yakınında büyük etçil hayvanlara ait izlerin bulunması. Bu durum, erken insanların av ve hayvan karkasları üzerinde yırtıcılarla doğrudan rekabet ettiğini gösteriyor. Alandaki taş aletlerin fil kalıntılarıyla birlikte bulunması ve fil kemiklerinde kesik izlerinin keşfedilmesi, Marathousa 1'in bir fil kesim yeri olduğunu düşündürmektedir.
Yaşar İliksiz - Arkeolojikhaber.com


'İnsan eli' değmiş en eski ahşap aletler Yunanistan'da keşfedildi
Edirne Makedon Kulesi Restorasyonunda Son Aşama: 2026’da Ziyarete Açılıyor
Listra Antik Kenti’nde Bronz Röliker Haç Gün Yüzüne Çıkarıldı
Bulak Mencilis Mağarası: Türkiye’nin Yer Altı Mirasında Stratejik Bir Değer